Saadet Partisi lideri Arıkan, Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada özel sektör öğretmenleri, mülakat mağdurları ve Özşen Madencilik işçilerinin eylemleri üzerinden iktidara yüklendi. “Bu ülkede işçinin hakkı, ancak bakanlar devreye girince mi ödenecek?” diye soran Arıkan, “Her alacak için yürüyüş mü yapılacak? Her maaş için açlık grevi mi başlayacak? 24 yılda kurmuş olduğunuz bu düzen adil değildir” dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’de düzenlenen Yeni Yol Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasında özel sektör öğretmenlerinin hak arama mücadelesi, mülakat mağdurları, Edirne Uzunköprü’de direnişte olan maden işçileri, ABD-İran mutabakatı ve Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi başlıklarına değinen Arıkan, hükümete sert eleştiriler yöneltti.
“ÖĞRETMENLERE YAPILAN SERT MÜDAHALEYİ KINIYORUM”
Ankara’da hak arama eylemi yapan özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağdurlarına yönelik müdahaleye tepki gösteren Arıkan, öğretmenlerin seslerinin bastırılmaya çalışıldığını söyledi.
Arıkan, “Özel sektör öğretmenlerimiz Meclisimizin önüne geldiler, seslerini duyurmaya çalıştılar. Öncelikle öğretmenlerimize yapılan sert müdahaleyi şiddetle kınıyorum. O müdahaleyi yapmadan önce, o öğretmenlerimizi mutlaka dinlemeniz gerekirdi” dedi.
Özel okul öğretmenlerinin yalnızca özel sektör çalışanı gibi görülemeyeceğini belirten Arıkan, “Özel okul öğretmeni, özel sektör işçisi gibi görülüyor; ancak yaptığı iş kamusal bir iştir. Öğretmenin emeği piyasaya terk edilirse, eğitimin niteliği de piyasaya terk edilmiş olur. Bunu aklı başında hiçbir yönetici kabul etmez” ifadelerini kullandı.
“İŞÇİNİN HAKKI KONKORDATO DOSYALARININ ARASINA SIKIŞTIRILAMAZ”
Edirne Uzunköprü’de Kiremitçiler Grup’a bağlı Özşen Madencilik işçilerinin ödenmeyen hakları için 27 gündür sürdürdüğü direnişe de değinen Arıkan, emekçilerin alacaklarının şirket süreçleri arasında kaybolamayacağını söyledi.
Arıkan, “İşçinin, emekçinin hakkı, konkordato dosyalarının arasına sıkıştırılamaz. Burada artık şirket isimlerini aşan bir mesele vardır. Dün Doruk Madencilik, bugün Özşen Madencilik; yarın başka bir maden, başka bir fabrika, başka bir işletme” diye konuştu.
İşçilerin haklarını almak için sürekli eyleme zorlandığını belirten Arıkan, iktidara şu sözlerle seslendi:
“Bu ülkede işçinin hakkı, ancak bakanlar devreye girince mi ödenecek? Her alacak için yürüyüş mü yapılacak? Her maaş için açlık grevi mi başlayacak? 24 yılda kurmuş olduğunuz bu düzen adil değildir.”
“HAK MÜCADELESİ VERENLERİN YANINDAYIZ”
Arıkan, Saadet Partisi olarak hak arayan emekçilerin yanında olduklarını belirtti.
Maden işçileri, özel sektör öğretmenleri, mülakat mağduru öğretmenler, emekliler ve emeklilik hakkı için mücadele eden yurttaşların yanında olduklarını söyleyen Arıkan, “Emeğin itibarını korumak için, devletin ciddiyetini yeniden tesis etmek için, kamu malını korumak için buradayız. Bunun için çalışıyoruz” dedi.
ABD-İRAN MUTABAKATI: “SALDIRANLA SAVUNANI AYIRMAK ZORUNDAYIZ”
Konuşmasında ABD ile İran arasında gündeme gelen mutabakata da değinen Arıkan, bölgede kalıcı düzenin dış müdahalelerle kurulamayacağını söyledi.
Arıkan, “Bu coğrafyada emperyalist dayatmalarla, siyonist saldırganlıkla ve dış müdahalelerle kalıcı bir düzen kurulamaz” dedi.
Çatışmaların durmasını ve diplomasi kanallarının açılmasını olumlu karşıladıklarını belirten Arıkan, buna rağmen ABD, İsrail ve İran’ın “savaşan iki cephe” gibi gösterilmesini doğru bulmadıklarını ifade etti.
Arıkan, “Saldıranlar ile ülkesini savunanları ayırmak mecburiyetindeyiz” dedi.
ABD ve İsrail söz konusu olduğunda anlaşmaların güvence olarak görülmemesi gerektiğini savunan Arıkan, “Gazze’yi vuranlar, Tahran’ı hedef alanlar, Beyrut’u bombalayanlar için anlaşma çoğu zaman sadece taktik bir moladan ibarettir” ifadelerini kullandı.
NATO ZİRVESİ İÇİN ÇAĞRI: “DÜNYANIN İHTİYACI DAHA FAZLA SİLAHLANMA MI, DAHA FAZLA BARIŞ MI?”
Arıkan, Türkiye’nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Geçen yılki NATO Zirvesi’nde savunma harcamalarının artırılması yönünde hedefler konulduğunu hatırlatan Arıkan, güvenliğin yalnızca askeri kapasite üzerinden tanımlanmasına karşı çıktı.
Arıkan, “Dünyanın ihtiyacı NATO’nun askeri kapasitesini artırması mıdır, yoksa daha fazla adalet, daha fazla diyalog, daha fazla barış mıdır?” diye sordu.
NATO’nun Bosna ve Gazze gibi krizlerde barışı sağlama konusunda etkili adımlar atmadığını savunan Arıkan, Türkiye’nin önceliğinin NATO için daha fazla harcama yapmak değil, savaşları önleyecek yeni diplomatik mekanizmalar geliştirmek olması gerektiğini söyledi.
“ANKARA’DA SAVAŞIN DEĞİL BARIŞIN NASIL İNŞA EDİLECEĞİ KONUŞULSUN”
NATO toplantılarında barıştan söz edenlerin savaşları durdurmadığını belirten Arıkan, Ankara’daki zirvede farklı bir sesin yükselmesi gerektiğini ifade etti.
Arıkan, “Biz Ankara’daki NATO zirvesinde bütün dünyaya ikinci yolun sesinin yükselmesini istiyoruz. Biz Ankara’da savaşların nasıl büyütüleceğinin değil, barışın nasıl inşa edileceğinin konuşulmasını istiyoruz” dedi.
Türkiye’ye bu süreçte büyük rol düştüğünü vurgulayan Arıkan, hükümete “Amerika ve İsrail’in yaptıklarının hesabını soracak hamleler yapın” çağrısında bulunduklarını hatırlattı.
Trump’ın Türkiye’ye gelişi nedeniyle yapılan hazırlıkları eleştiren Arıkan, “Sanki Amerika’nın suç dosyası hiç bilinmiyormuş gibi, sırf Trump gelecek diye milyarlar harcayıp yeni havalimanı yaptılar. Yetmedi, bu havalimanını dualarla açtılar” ifadelerini kullandı.