Washington’da siyasi dengeleri sarsabilecek bir gelişme yaşandı. ABD istihbarat yapısının en kritik kurumlarından biri olan Ulusal Terörle Mücadele Merkezi’nin (NCTC) Direktörü Joseph Kent, görevinden istifa ettiğini doğrudan Donald Trump’a hitaben yazdığı bir mektupla duyurdu.
Kent, istifasının gerekçesini açık şekilde ortaya koydu: İran’a karşı yürütülen savaşa destek verememek.
“Bu savaşın ahlaki temeli yok”
Kent mektubunda, İran’ın ABD için “yakın ve acil bir tehdit oluşturmadığını” savundu ve şu ifadeleri kullandı:
“Vicdanen İran’daki devam eden savaşı destekleyemem. Bu savaşın, İsrail ve Amerika’daki güçlü lobisinin baskısıyla başlatıldığı açık.”
Bu sözler, ABD bürokrasisi içinden gelen en sert ve en doğrudan eleştirilerden biri olarak değerlendiriliyor.
Trump’a açık mesaj: ‘Yanıltıldınız’
Kent, Trump’ın geçmişteki “sonsuz savaşlara karşı” pozisyonunu hatırlatarak, mevcut politikanın bu çizgiden sapma olduğunu belirtti.
Mektubun en dikkat çekici bölümlerinden biri ise şu iddia oldu:
• İsrailli yetkililer ve Amerikan medyasının etkili isimleri,
• İran tehdidini abartarak bir “yanıltma kampanyası” yürüttü,
• Bu kampanya Trump’ı savaşa ikna etti.
Kent, bu süreci açıkça “Irak Savaşı’na giden propaganda modeline” benzetti.
“Bu hatayı tekrar edemeyiz”
Deneyimli bir asker olduğunu ve 11 kez operasyonlara katıldığını belirten Kent, savaş karşıtı duruşunu kişisel bir kayıpla da gerekçelendirdi:
• Eşini daha önceki bir savaşta kaybettiğini söyledi
• Yeni neslin “anlamsız bir savaşta ölmesine” karşı olduğunu vurguladı
“Amerikan halkına hiçbir faydası olmayan bir savaş için gençleri ölüme gönderemem.”
Kaynaklara göre, Joe Kent ve İstihbarat Şefi Tulsi Gabbard Pazartesi günü Beyaz Saray’da Başkan Yardımcısı JD Vance ile görüştü. Görüşme sırasında Kent, istifa mektubunu başkan yardımcısına sundu.
Gabbard, Kent’in istifasından sonra X hesabından İran savaşında sorumluluğu Trump’a bırakam dikkat çekici bir mesaj paylaştı:
“Donald Trump, Amerikan halkı tarafından ezici bir çoğunlukla Başkan ve Başkomutan olarak seçildi. Başkomutan olarak, neyin acil bir tehdit olup olmadığını belirlemekten ve askerlerimizin, Amerikan halkının ve ülkemizin güvenliğini korumak için gerekli gördüğü önlemleri alıp almamaya karar vermekten sorumludur.
Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi, Cumhurbaşkanı ve Başkomutanın kararlarını bilgilendirmek için mevcut en iyi bilgileri sağlamak amacıyla tüm istihbaratın koordinasyonuna ve entegrasyonuna yardımcı olmaktan sorumludur.
Başkan Trump, önündeki tüm bilgileri dikkatlice inceledikten sonra, İran’daki terörist İslamcı rejimin yakın bir tehdit oluşturduğu sonucuna vardı ve bu sonuca dayanarak harekete geçti.”
Serbestiyet