1. YAZARLAR

  2. Zeki Savaş

  3. Ziyafetullah
Zeki Savaş

Zeki Savaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Ziyafetullah

A+A-

     Hz. Ali'nin Peygamber'den (s.a.v.) aktardığı bir hadis, ramazan ayının anlam ve önemini, bu ayda müminler ile Allah arasındaki özel ilişkiyi çok açık ve etkili bir mahiyette açıklamaktadır.

     Hadisin metni şöyledir:

     "Ey insanlar! Allah'ın ayı bereket, rahmet ve mağfiretle size gelmiştir. Bu ay, Allah nezdinde ayların en faziletlisi; bu ayın günleri, günlerin en hayırlısı; bu ayın geceleri, gecelerin en hayırlısı; bu ayın saatleri, saatlerin en hayırlısıdır. Bu ay, Allah'ın ziyafetine davet edildiğiniz aydır. Bu ayda Allah'ın ikram ehlinden kılınmışsınızdır. Bu ayda nefesleriniz tesbih, uykunuz ibadet, ameliniz makbul, dualarınız kabuldür. Rabbiniz olan Allah'tan sadık niyet ve temiz kalple orucunuzda ve O'nun kitabını okumada başarılı olmanızı dileyiniz. İsyan içinde olanlar, bu muazzam ayda Allah'ın bağışlamasından mahrum bırakılmışlardır. Bu aydaki açlığınız ve susuzluğunuz ile kıyamet günündeki açlık ve susuzluğu hatırlayınız. Fakir ve çaresizlerinize yardım ediniz. Büyüklerinize saygı, küçüklerinize sevgi gösteriniz. Akrabalarınızı ziyaret ediniz. Dilinizi muhafaza ediniz; bakılması helal olmayan şeylerden gözlerinizi ve dinlenilmesi helal olmayan şeylerden kulaklarınızı sakınınız. Yetimlere şefkat gösteriniz, ta ki sizin yetimlerinize de şefkat gösterilsin. Günahlarınızdan ötürü tevbe ediniz ve namaz vakitlerinde ellerinizi kaldırarak dua ediniz."

     Ramazan ayında maddi ve manevi bereket vardır. Bu ayda Allah'ın rahmet ve mağfireti müminleri kuşatmıştır. Bu ayın gecesi, gündüzü, saati ve her lahzası Allah nezdinde en faziletli olan zaman dilimleridir. Çünkü bu ayda müminler Allah'ın misafiridirler, onun davetlisidirler. "Bu ay, Allah'ın ziyafetine davet edildiğiniz aydır."

     Davetin önemi ve davet edilenin onurlandırılma düzeyi, davet edenin konumuna göredir. Davet eden ne kadar büyük ve önemli biriyse, o davet de önemli olur ve davet edilen onurlandırılmış olur. Örneğin bir insan yaşadığı ülkenin en üst makamı olan başbakan veya cumhurbaşkanı tarafından davet edilse, davet edilen son derece onurlandırılmış olur ve bu davet de sıradan bir davetin ötesinde önem kazanır.

     Ramazan ayında davet eden, Alemlerin Rabbi Allah'tır. Davet edilen de müminlerdir. Mülkün sahibi Allah tarafından yapılan davetten daha büyük bir davet olabilir mi? Bundan daha büyük bir onur, bundan daha büyük bir şeref, bundan daha büyük bir ikram olabilir mi?

     Beşeri ilişkilerde önemli bir makam tarafından davet edilen insan, o davete büyük bir titizlikle hazırlanır, giyimine, kuşamına, konuşmasına, davranışlarına büyük bir özen gösterir. Saygısızlık etmemeye büyük bir dikkat gösterir.

      Beşeri ilişkilerde bu dikkati gösteren müminler, Ramazan ayında Allah'ın davetine nasıl hazırlanmalı ve bu davet süresince nasıl davranmalı?

     Her şeyden önce bu ayda kimin davetlisi olduğumuzun bilincinde olmamız gerekiyor. Niyetlerimize, amellerimize, konuşmalarımıza, davranışlarımıza kimin misafiri olduğumuzu, nerede bulunduğumuzu, nasıl bir zaman dilimini idrak ettiğimizi dikkate alarak ayarlamamız gerekiyor.

     Allah'ın misafiri iken günah işlemenin, Rahman'ın misafiri iken niyetlerdeki saflığı bozmanın, Bağışlayıcı olan Alalh'ın davetlisi iken haram olan, kerih olan fiillere yönelmenin, Tevvab olan Allah'ın davetlisi iken gözün, kulağın, elin ve ayağın haram ve kerih olan fiillere meylinin ne kadar büyük bir saygısızlık olduğunun farkında olmamız gerekiyor. Bu ay, farklı bir ay. Farkında olmalıyız bu ayın farkının. Allah'ın sofrasında oturmanın gerektirdiği edebi, tevazuyu, dikkati, sakınmayı maksimum düzeyde göstermemiz gereken bir zaman dilimini idrak ettiğimizin farkında olmalıyız.

     Bu sofra ve bu davet maddi davet değildir. Rahmet ve mağfirete davettir. Allah'ın rahmet ve mağfiretinden istifade etmeye davettir. Allah'ın rahmet, bereket ve mağfiret kapılarından içeriye girmeye davettir.

     Bu ziyafet, manevi ziyafettir. Ruhun ziyafetidir. Ruhun gıdası olan takva ziyafetidir. Ahiret yolcusunun en çok ihtiyaç duyduğu, en hayırlı gıda olan takvayı biriktirme imkanının hasıl olduğu manevi ziyafettir.

     Oruç, namaz, Kur'an tilaveti, dua, yakarış ve her türlü günahtan sakınarak Allah'ın açtığı rahmet, bereket ve mağfiret sofrasından yararlanma ziyafetidir.

     Kerim olan Allah, bu ayda bize ikramda bulunmaktadır. Bizi ikram ehlinden kılmaktadır. Kendisine yönelenleri, elini açıp dua edenleri, günahlardan sakınarak Kur'an'ı okuyanları, oruç tutarak nefsini tezkiye edenleri bağışlayarak, temizleyerek, onlara ecir vererek onlara ikramda bulunmaktadır, onları nimetlendirmektedir, onlara ziyafet vermektedir.

     Ramazan ayı müminlerin onurlandırıldığı aydır. Bu onuru hissetmek, yaşamak büyük bir nimettir. Allah'ın lütfettiği bu onur, günahlardan arındırılmış bir yaşamı iktiza etmektedir. Zaten her lahza bu misafirliğin, bu davetin gerçekten farkında olan bir müminden günah sadır olmaz. Allah'ın sofrasında oturduğunu hisseden bir insandan Allah'ın yasakladığı fiil sadır olmaz. Günah işlerse, kimin misafiri olduğunu, kim tarafından davet edildiğini, nerede ve nasıl bir konumda bulunduğunu unutmuş demektir, gaflet içinde bulunuyor demektir.

     Ramazan ayının anlamını idrak eden, ziyafetüllahın manasını derk eden müminlerin bu ayda alıp verdiği her nefes tesbih ve uykuları ibadet hükmündedir. Onların amelleri makbul, duaları müstecabtır. Bu onur ve bu nimet, ziyafetüllahın muktezasına mütenasib bir ahval üzere olanlara aittir.

     Niyetlerin sadakati ve kalplerin tahareti ziyafetüllaha davetlilerin hususiyetlerindendir. Davetlilerin oruç ve tilavet-i Kur'an'daki muvaffakiyetleri, temiz kalp ve dürüst niyetle edilen dualara bağlıdır.

     Davetlilerin hem zahirlerinin hem de batınlarının pak ve dürüst olması, amellerle niyetlerinin mütenasib olması gerekmektedir.

     Allah u Tebareke ve Teala afzal olarak nitelendirdiği ve müminleri bereket, rahmet ve mağfiret sofrasına davet ettiği bu mübarek ayda hepimize bu ziyafete katılmayı, bu sofradan nasiplenmeyi, bu onurdan pay almayı, bu onuru yaşamayı, bu davete uygun hareket etmeyi ve bu ilahi imkandan ahiret yolculuğunun ihtiyaç duyduğu takva gıdasını biriktirmeyi ihsan eylesin.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum