1. YAZARLAR

  2. Ali Bulaç

  3. Zaruretler
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Yazarın Tüm Yazıları >

Zaruretler

A+A-

İster eski Arap toplumunda –ki savaşlar, yağma ve kabile kavgaları eksik olmazdı- ister günümüzde savaşlarda erkek nüfusun yüksek düzeyde zayi olması, bir anda yüz binlerce kadının dul, kızın yetim kalmasına sebebiyet vermektedir. Böylesi durumlarda hayatta kalan erkeklerin birden fazla kadını himayesi altına alması zaruridir. Mesela Cezayir’de 1962-1966 yılları arasında çok eşli evlilikler 27 binden 40 bine çıkmıştır ki, bunun tabii ki anlaşılır sebebi bağımsızlık savaşı sırasında çok sayıda erkeğin hayatını kaybetmiş olmasıdır. Amerika’nın Irak’ı 2003’te işgaliyle beraber 1 milyonun üstünde inan hayatını kaybetti, bunların ezici çoğunluğu erkek olup geriye yüzbinlerce dul kadın ve yetim bırakmış bulunmaktadırlar.

Çok eşlilik özellikle 19. yüzyıldan başlamak üzere modern zamanlarda Batılı-Katolik din telakkisi ve konuyla ilgili katı hükümlerinin etkisinde “Müslümanların bir ayıbı“ olarak sürekli propoganda edilmekte, özür dileyici tutum içinde olan Müslümanlar da mahcup bir edayla, bunun “bir emir, amir bir hüküm“ değil, yerine ve duruma göre “bir ruhsat“ olduğunu söylemektedirler. Bu meyanda savaşlar, tabii afetler, iç çatışmalar sonucunda erkeklerin nüfusunda azalmanın kaydedilmesi, kadının hastalanıp sadece kadınlık görevlerini değil, hayatını devam ettiremeyecek duruma düşmesi, kısır olup çocuk doğurmaması vb. durumlarda nüfus dengesini ayarlamak, nesli devam ettirmek ve ilk kadını sokağa atmamak için İslamiyet’in çok eşli evliliğe ruhsat verdiğini belirtmektedirler. Elbette bu gerekçelerde haklılık payı var.

Bu konular zaman zaman ortaya çıkardıkları ihtiyaç çerçeveleri içinde gündeme gelmektedir. Mesela nüfustaki azalmanın hızla kaydedildiği Rusya’da Liberal Demokrat Parti Lideri Vlademir Jirinovski, “Rusya’da bir erkeğin birden fazla kadınla evliliğini mümkün kılan yasal düzenleme yapılması“nı teklif etmiştir. Ona göre ancak bu sayede nüfustaki artış sağlanacak, babasız çocuklar sorununa çözüm bulunacaktır (Sabah Gazetesi, 26 Ekim 2000). Nüfusunun çoğu kadın olan Kazakistan’da, çok evliliğin yasallaşmasını isteyen bizzat kadınlardır (Yeni Yüzyıl, 31 Mart 1997). Bu, sadece nüfus düşüşü kaygısı içindeki politikacıların değil, sosyologların da gündeminde olan bir konu. Gelecek sosyoloğu olarak bilinen Alvin Toeffler “İnsanlar 21. yüzyılda asla tek evlilikle hayatlarını geçirmeyecekler, asgari 3-4 evlilik yapacaklar“ demektedir (Yeni Yüzyıl Gazetesi, 21 Aralık 1997).

Esasında fiili duruma bakıldığında birden fazla kadınla olma formunun hayli yaygın olduğu görülür. Fransa’da yapılan bir araştırmaya göre, özellikle gelir düzeyi yüksek Batılı erkekler en az iki sevgiliyle yaşıyor. Erkeklerin buna gösterdikleri gerekçe, “tek eşli evlilikte zamanla monotonlaşmanın olması“ (Bulvar Gazetesi, 5 Eylül 2002). İsviçreli bilim adamı Prof. Forel, bu gerçeği açık yüreklilikle itiraf edip şöyle demişti: Avrupa’da tek eş taraftarlığı bir etiket, bir riyadan başka bir şey değildir. Sadece Avrupa’da değil, Türkiye’de de benzer olgular söz konusudur. Prezervatif üreten bir şirketin 41 ülkeyi içine alan araştırmasına göre, erkekler kadınlarını aldatıyor. Türkiye’de bu oran yüzde 35’lerde seyrediyor (Yeni Aktüel, 16-22 Mart 2006, Sayı: 36).

Bunlara ek olarak erkeğin çok eşliliğe yatkın olması da sayılan diğer gerekçeler arasında yer alır. Deneysel olarak, kadına erişebilirliliğin kolaylaştığı modern toplumda evli bir erkeğin başka kadınlara ilgi duymaması, hiç değilse birkaç kez kaçamak yapmaması imkansız gibi görülüyor. Araştırmalar, fiilen erkeklerin birden fazla kadınla birlikte olduklarını gösteriyor. Mesela Amerikalı erkeklerin yıllık partner sayısı 7, Fransızların 6’dır ki, en az partner sayısı ülke erkeği 3 kadınla Meksikalılardır (Hürriyet Gazetesi, 24 Eylül 1999.) İtalyan Başbakanı Berlusconi, beş kadınla bir arada yaşadığı medyaya yansımıştı (Hürriyet, 18 Nisan 2007). Playboy Dergisinin kurucusu 80 yaşındaki Hugh Hefner yedi kadınla aynı anda yaşıyordu (Vatan, 12 Ekim 2006). Daha ilginci Amerika’da yaşayan Mormonların ta 1890’lardan sonra kendi aralarında çok eşliliği yasal olarak ilan etmeleridir.  Bu grubun dini ledir baba Rulon Jiffs, 92 yaşında öldüğünde 75 karısı vardı. Babasının ölümü üzerine yerini alan oğul Warren Jeffs, iki tanesi hariç babasından kalan üvey annelerini eş olarak haremine katmıştı ki, bu hadiseden önce zaten 80 karısı vardı ki, “80 karılı adam“ adıyla belgeseli çekilmişti. 50 bin insanın arkasından gittiği Warren Jeffs’e göre, 3 eşli olanlar cennete daha yakın, daha fazla eşi olanlar daha yakındır. Kocası ölen kadının dul kalmamalı, hemen evlenmelidir. (Ahmet Kurucan, Poligami ve Warren Jeffs, Zaman, 18 Ekim 2006). 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.