1. YAZARLAR

  2. KAYRA HEYULA

  3. YILGI YANIMA YANAŞIRKEN
KAYRA HEYULA

KAYRA HEYULA

Yazarın Tüm Yazıları >

YILGI YANIMA YANAŞIRKEN

A+A-

 

Sabah uyanır uyanmaz üstümden attığım yorganın belki de bir daha üstümü örtemeyeceği hayali bana yine çölümü hatırlatıyordu. Güneş daha doğmamıştı ve kuşlar olduğundan soğuktu.

 

Nabzım yine orantısız bir döngüye esir olmuştu. Kafamda engel olamadığım bir takım fikir ve düşünceler beni yine yalnızlığa sürüklüyordu. Ve ben karşı kaldırımda yürürken karanfilleri seyrediyordum. Kaldırımlar yeşil çimleri, papatyaları ve bütün çiçekleri ezmeye başlamıştı. Artık eskisi gibi değildim. İyi değildim mesela. Kim olsam hayalini, yerime koyduğum karakterin fikir ve şuurunu bir türlü ruhuma işletemiyordum.

Dünya denilen gezegenin içinde, bir bedenden bir bedene geçmenin bir mantığını aramıyordum zaten. Bu yüzden mi bulamıyordum bilmiyorum. Yaptığım bütün hesaplamalar yaşam biçimim, edindiğim fikir ve bağlı kaldığım ilkelere ters düşüyordu. Çünkü yaşam biçimi, edindiğin fikirlerin ürünü olmayıp bu bağlamda değişen fikirler ancak yaşama amacına etki eder. Bu amaç doğrultusunda inandığın ve bağlı kaldığın ilkeler üzerinden hep yeni arayışlara sürüklenirsin. Sürüklenirken kirlenirsin , dağlanırsın, birazda canın acır.

Yalnızlık zindanında herkesin bir şeyler konuştuğu fakat çok tehlikeli bir o kadarda rahat bir "hayat" denilen olgu veya olmayan olayda herkesin aslında olduğu fakat " yok olduğu " bilinci , bilinçsizler arasında erip gidiyor. Daha önceki yazılarımın birkaçında da belirttiğim " Herkesin baktığı yerden bakıyor herkes, herkesin baktığı yere " düşüncesinin sınırlarıyla, çağdan çağa geçtikçe bir takım fiziksel değişiklikler gösterse de ruhsal olarak yine aynı kapıda karşılaşıyorum. Herkes gibi miydim ? Göverdikçe göveren hayali görkler içinde zonklayan kafamın her bir yanında duvarların delici izlerini görüyorum aynaya bakınca. Aynaya bakınca kanlı gömlekler içinde mazlum ama bir o kadarda mahcup bir adam. Yoksa kimliksiz bir yabancı mı demeliydim? Yabancıların kimliği olurdu oysa. Bir fikir nereye ait olabilir. Hangi ülkeye hangi ırka...?

Karşıt görüşlerin birbiriyle olan kavgasında , ortada kalanların kırıntılarla ne alıp veremediğini anlamış değildim. Aynı gökyüzü altıda milyonlarca insan. Aynı gökyüzüne küskün , altında ezilen mahcup ve onurlu çocuklar. Hangi ideoloji , hangi kavram, hangi düşünce daha üstün ? Kimler arkasına bakınca gelecekten söz eder ?

Çölde üşüyordum. Nedenini bilmediğim bir sızı vardı damarlarımda. Yuvarlak bir masa etrafında toplanmış bir kaç adam görüyordum. Herkesten haberli fakat herkesten habersiz bir şeyler konuşuyorlardı. Serap mıydı gördüğüm? Belki de adil bir tarafsızlık vardı zihnimde. Belki de çektiğim acının fon müziğiydi beni duygusallaştıran. Bir tarafta yazılıp çizilen bir kaç kağıt parçası savruluyordu. Gözlerim kulaklarımı aldatıyor ve her bir taraftan çığlıklar duyuyordum. Acılı ve acısız gülümsemeler altında yatan hüzün... Kaç parça kağıt bir ağıt eder ? Kaç kişi göçünce yaşanır hayaller ?

Masalsı bir rüyadan yeni çıkmış gibiydim. Terlemiştim. Alnımdaki yara izleri hala duruyordu. Herkesin yürüdüğü yolların iki sokak ötesinden yürüyordum. Dallanmaktayım , delişmen kalbime rağmen. Çarpık vadiler arasında yoğrulan akarsudan söz ederdim. Akıp dururdu hayat. Çünkü akıcıdır suçluluk. Suçluluk tam arkamızdadır. Başını çevirdiğinde ayrılık şiirleri mırıldanılmaya başlıyor ve birden esrimeye maruz kalıyorum. Nedir bu gökyüzün ağıtları ? Kim bakıyor bu kadar göğe ? Bilmem. Bilmedim yıldızları. Minnacık bir esintiyle kayan o parlak , kaçan korkak yıldızları hesaba bile katmadım. Çağın ortasında giysilerim kanlı ve kirli.

Gözlerden gelen birer acıma seslenişi. Sadece acıma , ağlama , birazda kibir. Bir gece daha haritalarda iz bıraktı. Ve ben yine kahraman olmamak için bütün gücümle yalnızlığı seçtim. Kibrimi yok etmek için , tanınmamak anılmamak için. Artık yalnızlıktan başka bir seçim kalmıyor bana. Pusulayı kırıp attım bir karıncayla yürürken. Kanadı kırık bir kuş... Nereyedir bilemem bu içimdeki yolculuk. Bütün kitaplar artık bana dar geliyor. Ve artık gidiyorum , kimsenin olmadığı yerlere. Yalnızlığın bile yalnız olduğu , yalnızlığı anlatan bir tek sözcük bile bulunmadığı , yalnızlığın sadece yalnızlıkla arkadaş olduğu yerlere...

 

 

                        

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.