1. YAZARLAR

  2. Zeki Savaş

  3. Yeni Zelanda Terörü ve Yeniden Düşünmemek
Zeki Savaş

Zeki Savaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni Zelanda Terörü ve Yeniden Düşünmemek

A+A-

 

15 Mart Cuma günü Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde iki ayrı camiye cuma namazı esnasında yapılan kanlı terör saldırısı, Batılılıları ve Doğuluları, Hristiyanları ve Müslümanları yeniden ve doğru düşünmeye, önlem almaya sevk etmesi gereken bir fecaattir lakin...

Bu vahim olayı müteakip iki gün boyunca Batılı yöneticilerin ve Hristiyan dini merkezlerin açıklamalarını takip ettim; Fener Rum Patrikhanesi dışında hiç biri bu olayı terör ve failini terörist olarak nitelemedi. Ne ABD başkanından ne de Avrupa ülkeleri liderlerinden bu meyanda bir açıklama gelmedi. Hakeza Vatikan da bu faciayı terör olarak ifadelendirmedi.

Kendi ülkelerinde demokratik yöntemlerle siyasal sürece katılan ve her türlü şiddetten uzak duran İhvan hareketini terör, yanlılarını terörist gören Batının, Müslümanların kutsal ibadet mekanına yapılan kanlı saldırıyı ve failini terör ve terörist diye tanımlamaması, bu olayın Batılı siyasetçileri yeniden düşündürmeye yöneltecek kadar önemli görülmediği sonucunu doğurur.

Bu olay, İslam dünyasında bir kiliseye yapılsaydı, Batıdan yükselecek terör ve terörist çığlıkları, kulaklarımızın zarını zorlayacaktı. İşte bu tarafgirlik, bu ikircikli yaklaşım, bu ikiyüzlülük terör sorununu çözmez; çözmediği gibi tetikler.

Meselenin dini boyutuna gelince. Biz, bu olaya Hristiyan terörü demeyelim, bütün Hristiyanları töhmet altında bırakmayalım. Ama olayın üzerinden günler geçmesine rağmen hiç bir Batılı yetkilinin ve Vatikan’ın, ‘bu menfur hadisenin Hristiyanlıkla bir ilgisi yoktur ve olamaz’ dememesi karşısında bu tek taraflı yaklaşımımız ne kadar etkili olacak? İroni olacak ama, ‘bundan böyle gavura gavur denmeyecek’ gibi bir durum ortaya çıkıyor.

Dünyanın herhangi bir yerinde kimliğinde İslam yazan birileri tarafından Hristiyan dinine ait mabedlere veya Batılı sivillere bir saldırı olduğunda İslam ülkeleri yöneticileri ve din alimleri tekraren bu olayın İslam ile bir ilgisi olamaz, bu olayı lanetliyoruz demelerine karşın, aynı yaklaşımı karşı taraf göstermeyince, tek taraflı salim yaklaşımlar Müslüman kamuoyunu ne kadar tatmin eder? Daha önemlisi, İslam dünyasındaki radikal ve cahil silahlı terör gruplarını ne kadar etkisiz hale getirebilir?

Bu türden olaylar, Doğudaki ve Batıdaki siyasi yöneticileri ve din adamlarını ortak bir söylem ve duruşa yöneltmesi gerekirken daha çok tek taraflı oluyor. Yeniden doğru düşünmek için daha kaç facianın yaşanması gerekecek? Batı, bu iki yüzlü tavrında ısrar ederse mesele din savaşına doğru gidebilir.

Yeni Zelanda’daki cinayeti işleyen Brenton Tarrat, ırkçı faşist biri. Bundan yola çıkarak meselenin dinle ilgisinin olmadığını söylemek de mümkün. Peki bu ırkçı terörist, niçin ve neden Müslümanlara ait mukaddes ibadet mekanında yine mukaddes bir günde ve ibadet esnasında müslümanları katlediyor? Neden sosyal bir tesisi değil de camiyi basıyor? Mabedler, dinlerin şiarıdır ve oralara yapılacak saldırı, doğrudan o dine ve mensuplarına yapılmış sayılır. Camiye, kiliseye ve Havraya yapılacak bir saldırının dinden bağımsız olduğu, dinle ilgisinin olmadığı kime nasıl izah edilecek? Failin dini yorumunun doğru olup olmadığı, failin ait olduğu dinin bu olayı onaylayıp onaylamadığı ayrı bir konu, failin dini saiklerle bu eylemi yapması ayrı bir konudur. Fail, dini etkenlerle yapıyorsa, meslelenin din ile doğru olmayan bir ilişkisi söz konusudur. O zaman,  failin ait olduğu dinin alimleri ve failin ait olduğu medeniyetin sözcüleri bu ilişkiyi reddetmeli, bu ilişkinin teröriste ait olduğunu yüksek sesle ifade etmelidir. İşte Batı dünyasının liderleri ve Hristiyan din adamları bu hassas noktayı bilerek ıskalıyorlar. Bu da, büyük bir tehlikenin işaret fişeği gibidir.

Yeni Zelanda’daki terör, Batılıların yeniden ve doğru düşünmelerini sağlamaz ise, yarın bir başka yerde dini yanlış yorumlayan biri Hristiyanların mabedine saldırırsa ne olacak? Biz Müslümanlar, bu olayı telin etmek ve  bu tür saldırıların İslam ile ilgisinin olmadığını en yüksek perdeden seslendirmekle yükümlüyüz ama karşı tarafın dürüst olmaması, ne yazık ki, bu taraftaki doğru yaklaşımları etkisiz kılabilir.

İslam dünyasındaki bu türden terör örgütlerinin bizzat Batı tarafından desteklenip kullanılması da başlı başına ayrı bir konu.

Yeni Zelanda terörünün cani failine ait notlarda, Doğu ile Batı medeniyetlerinin tarihi karşılaşmalarına ait somut işaretlerin olması, Failin, medeniyetler arası bir hesaplaşma yanlısı olduğunu sarahaten gösteriyor. Bu durum karşısında, Batı dünyasının yöneticileri, ‘biz medeniyetler arası savaşa değil, diyaloga tarafız’ demeleri gerekmez miydi? Böyle bir açıklamayı duyan oldu mu? Batının dini ve medeniyeti adına korkunç bir cinayet işleniyor ve Batının dini ve siyasi liderleri bu ilişkiyi reddetmiyor.

Biz, bu terör ve teröristin Batının dini ve medeniyeti ile ilgisi yok diyelim ama Galileo’nun Engizisyon mahkemesinde, ‘dünya dönmüyor diyeceğim ama yine de dönüyor’ dediği duruma düşüyoruz. Hep beraber, dünya dönüyor dediğimiz zaman dünya düzelir.

Doğusuyla Batısıyla, Hristiyan ve Müslüman din adamlarıyla, siyasetçisiyle, sivil toplum kuruluşlarıyla bir bütün olarak ibadet yerlerine, sivillere, ırklara karşı hangi saikle saldırı yapılırsa yapılsın, samimi olarak karşı çıkmalı, lanetlemeli, tekrarını önlemeye dönük ciddi tedbirler almalıyız. İki yüzlü yaklaşımlardan vazgeçmeliyiz. Aksi halde bu ateş alevlenirse, herkesi yakar. Batıyı da Doğuyu da yakar. Hristiyanı da Müslümanı da yakar.

Christchurch faciasının herkesi yeniden düşündürmeye sevk edeceğini umuyor, bu cinayette hayatını yitiren tüm Müslümanlara şehadet makamını Mevla’dan niyaz ediyor, geride kalanlarına sabırlar diliyor, acılarını yürekten paylaşıyor ve hiç bir mabede, hiç bir ırka ve sivil insanlara dünyanın hiç bir yerinde  saldırı olmamasını temenni ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum