1. YAZARLAR

  2. Yavuz Yılmaz

  3. YENİ SİYASAL OLUŞUMLAR ve HDP
Yavuz Yılmaz

Yavuz Yılmaz

Analiz
Yazarın Tüm Yazıları >

YENİ SİYASAL OLUŞUMLAR ve HDP

A+A-

 

 

Son zamanların en önemli tartışma konularından biri özellikle Ak Partide siyaset yapmış isimlerin yeni parti kurma teşebbüsleri oldu. Bu teşebbüslerden biri olan Ahmet Davutoğlu’nun girişimi “Gelecek Partisi” adıyla kuruldu. Kuşkusuz Ahmet Davutoğlu’nun işi kolay değil. Yeni bir siyasal çıkış için sadece Erdoğan eleştirisi yetmeyeceği açıktır. Neyi hedeflediği ve nasıl bir Türkiye tasavvuru olduğu da önemlidir.

Yeni kurulan bir partinin iktidara karşı muhalefetin yanında durması normal bir siyasal tercihtir. Zaten iktidarın yanında olsa idi, partiden ayrılmasının bir anlamı kalmazdı. Muhalefetin iktidarı zayıflatacağına inandığı partilerin kurulmasını desteklemesi siyasal anlamda meşru bir amaçtır.

Kuşku yok ki, her parti bir projeyi uygulamaya koymak için siyasal arenada yer alır.

Yeni parti oluşumlarına yönelik farklı analizler yapılmıştır.

 

1-Yeni parti çalışmaları, Türkiye’nin gelişen ve değişen sosyolojisi ile ilgilidir. İç dinamikler bunu zorlamaktadır.

2- Yeni partiler dış güçlerin ve Türkiye düşmanı belirli siyasal grupların tasarımı olarak kurulmaktadır. Burada etkili faktör dış dinamiklerdir.

3- Muhalefet açısından Erdoğan'ı zayıflatan her adım meşru ve demokratiktir. Bu açıdan yeni parti Erdoğan zayıflatacaksa iyi, muhalefeti zayıflatacaksa kötüdür.

4- İktidar açısından ise farklı bir değerlendirme var: onlara göre yeni arayışlar, partinin bir zamanlar bir yerlere getirdiği kişilerin, kendi siyasal aidiyetlerini inkar ederek ihanet projesi içinde yer almalarıdır. Bu proje Ak parti dönemin de siyasal ve bürokratik ayrıcalıklarını kaybedenlerin rövanşını işaret etmektedir.

5- Dindar muhafazakarların bir dönem değişim taleplerine cevap veren Ak partinin bu özelliğini kaybederek devletin kurucu ideolojisi ve milliyetçilikle uyuşması yeni parti arayışını zorlamaktadır.

6- Türk toplumunun değişim taleplerine iktidar ve muhalefet partileri cevap verememektedir. Son yapılan kamuoyu araştırmaları kararsızların tarihin en yüksek dönemine ulaştığını işaret ediyor. Bu gösteriyor ki partilerinden ayrılan seçmen mevcut partilerden diğeri ne gitmiyor. Dolayısıyla bu seçmenin arayışına karşılık verecek yeni bur siyasal oluşuma ihtiyaç var.

7- Yeni parti arayışları ve kurulacak yeni partiler, Türkiye’nin bölgesinde ve dünya siyasetinde yükselişini ve bu yükselişin lideri olan Erdoğan’ı durdurmak isteyen güçlerin Ak partiyi ve Erdoğan'ı zayıflatmak için uyguladığı projenin araçlardır.

8- Yeni partilerin kurulmasına yol açan bir diğer faktör de Kürt sorunudur. Çözüm sürecini sürdüren Ak parti, değişim ve açılım politikasından vazgeçerek, güvenlik politikalarını önceleyen bir siyasete dönmüştür. Oysa Kürt sorunu terör sorunundan fazla bir toplumsal ve sosyolojik bir sorundur. Bu açıdan Türkiye’nin demokratikleşmesiyle bağlantılıdır.

9-Yeni parti arayışı, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi sanıldığı gibi sorunları çözen demokratik bir sistem değil, otoriterleşmeyi tetikleyen bir sistem olduğundan dolayı, parlamenter sisteme dönülmesi görüşünü savunanların Ak parti içindeki siyasal arayışıdır.

Asına bakılırsa siyasal partilerin davranışları genel anlamda pragmatiktir. Bu pragmatizmi HDP’ye karşı olan tavırlarda görmek mümkündür. Siyasal partilerin HDP ile yaklaşımları ilkesel olmaktan ziyade ideolojik konumlanma ile şekilleniyor. Öyle görülüyor ki, HDP'nin önemli bir seçmen kitlesi var ve bu kitle ( diğer partilerde olduğu gibi) partinin yönetimi tarafından kolayca yönlendirilebiliyor. Bu durum çözüm sürecinde de şimdi de aynıdır. Şimdilerde Ulusalcı/ seküler /Kemalist milliyetçi/ sol kesimin( CHP, SPve İYİ parti) HDP sempatisi ve sessizliği, amaçladıkları siyasal hedef için HDP'nin aldığı pozisyon ile ilgilidir. Benzer durum Ak parti ve MHP için de geçerlidir. Onların da birincil sorunu HDP'nin siyasal pozisyonu ile ilgilidir. Yani HDP'ye karşı alınan pozisyon, HDP’nin seçim de hangi ittifakı tercih edeceği ile ilgilidir. İdeolojik açıdan ise HDP'nin en kolay ittifaka gireceği ideolojiler Seküler Türklerdir ( Sol ve Kemalizm ile Kemalist milliyetçiler) Asıl derindeki sorun ise hala cevaplanmamış: Aktif silahlı mücadeleyi sürdüren bir terör örgütü ile organik bağı devam eden bir partinin sivil siyasetteki yeri nedir? Dahası bir parti kurulsa ve " benim için İŞİD bir terör örgütü değil, İslam topraklarını Batı sömürgesine karşı savunan mücahitlerdir " derse nasıl davranırdık?

Demokratik kültür açısından en önemli parametre özeleştiri kültürüdür. Özeleştiri ve tövbe kültürü gelişmemiş insanlar, kendilerini, içinde bulundukları partiyi, örgütü ya da cemaati eleştiremezler. Bu yüzden herkesin içinde bulunduğu kampı sadece savunmasını isterler. Çünkü bağlı bulundukları siyasal partiyi o kadar kutsamışlardır ki, onu asla eleştirmedikleri gibi, başkalarının bunu yapmasına bile tahammül edemezler. Dolayısıyla bir Ak partilinin, CHP'linin, MHP'linin, SP’ linin ve diğer grup ve cemaatlere mensup olanların kendilerine dönük eleştirilerini önemsemek gerekir. Sadece kendi partisini savunup yücelten ve eleştiriyi sadece muhaliflerine yönelik bir faaliyet olarak görenleri ise önemsememek gerekir. Onlardan eleştirel değil, militan çıkar sadece. Kuşku yok ki her siyasal partinin militanları vardır. Militanın görevi ölümüne itaat ve kendi partisinin hatalarını savunmaktır. Eleştirel düşünen kişi ise hiçbir partiye, cemaate, gruba bu şekilde bağlı olmamaz. Allah hiç kimseyi hatalarını savunmak zorunda bırakmasın.

Devletin uygulamalarına karşı, yapısı, karar alma mekanizmaları ve işleyiş biçimi sivil ve demokratik olmayan, katılıma ve müzakereye kapalı yapılarla (Sivil toplum örgütleri) mücadele etmek Türkiye’nin trajik açmazı ve çelişkisidir.

               

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.