1. YAZARLAR

  2. Oral Çalışlar

  3. YENİ Kürt Kon
Oral Çalışlar

Oral Çalışlar

Radikal
Yazarın Tüm Yazıları >

YENİ Kürt Kon

A+A-

     Bundan 16 yıl önce Avustralya’nın Melbourne kentinde katıldığım bir TV programında şu soruyla karşılaştığımda ne cevap vereceğimi bilememiştim: “Nüfusu 20 milyondan fazla olan, bir ortak toprak parçası üzerinde yaşayıp devleti olmayan Kürtler'den başka halk var mıdır?” Bu soru yıllar boyu aklımdan çıkmadı.

     Bu ay içinde toplanacak olan Kürt Konferansı, Kürtler'in tarihinde yeni bir duruma işaret ediyor. 1. Dünya Savaşı sonrası dört ülkeye bölünmüş olan bu halkın değişik eğilimlerindeki temsilcileri, belki ilk kez bu kadar geniş bir katılımla biraraya geliyorlar.

     Geçmiş tarihlere dikkatle bakıldığında; Kürt siyasî gruplarının, silahlı Kürt askerlerinin birbirlerine girdiği, ‘köklü bir birlik’ oluşturma perspektifinin zayıf kaldığı görülebilir. ‘Mehâbâd Kürt Cumhuriyeti’, ‘Molla Mustafa Barzanî Ayaklanması’ gibi deneyimleri gözardı etmeden söyleyebilirim ki Kürtler ilk kez bu kadar meşru bir zeminde, yeni bir siyasî coğrafyanın aktörleri olarak bu konferansa katılacaklar.

     Tabiî bu duruma bir günde gelinmedi... Bu konferansın bugünden yarına yeni bir şey yaratacağını da düşünmemek gerekiyor... Ne olursa olsun, ortak Kürt kimliğinin böylesine açıktan ele alınması, ‘yeni bir gerçeklik düzeyi’ni gözler önüne seriyor. Tabiî “Arap Baharı’nın gerisinde soru işaretlerinin bulunduğu böyle bir dönemde Kürt Konferansı ne anlama gelebilir?” şeklinde bir değerlendirme de yapılabilir.

     Türkiye ve bölgedeki diğer ülkeler, geçen yüz yıla yakın zaman içinde çok büyük Kürt isyanlarıyla yüzyüze geldi. Bölge ülkeleri, ‘Kürtler'in varlığını inkâr’ temelindeki statükoya bağlı kalmayı tercih ettikleri için ortalık hiç yatışmadı. Son büyük Kürt ayaklanması Türkiye’de yaşandı. Şimdi herhalde onun sonuna doğru yaklaşıldığını söyleyebilecek bir noktadayız. Bu son, aynı zamanda yeni bir başlangıç diye okunmalı. Bölgenin ana dinamiklerinden birinin artık Kürtler olduğunu bütün dünya görüyor...

     PYD’nin Suriye Kürdistanı’nda ‘etkin güç’ haline gelmesi, yani ‘PKK’ya yakın bir siyasî hareket’in sınırlarımızın hemen yanıbaşında ortaya çıkması, tabloyu karmaşıklaştırıyor: Türkiye PKK ile yeni bir döneme hazırlanırken ‘Suriye PKK’sı’ diye adlandırılan PYD ile nasıl bir ilişki kurabilecek?

     Muhalefete kalsa, eski inkârcı ve imhacı ‘çizgi’den öyle hemen uzaklaşmaya gerek yok. AK Parti’nin de başlangıçta bir tereddüt geçirdiğini biliyoruz. Sonunda aklın yoluna geliniyor.

     Türkiye, ‘barış ve çözüm sürecine istikrar kazandırabilme’ perspektifi doğrultusunda, bölgedeki diğer Kürt oluşumlarını da hesaba katan yeni bir strateji oluşturmanın hazırlıkları içinde.

     Son dönemde PYD Başkanı Salih Müslim’le resmî ve açıktan görüşmeler yapıldı. Irak Kürdistanı’nın Başbakanı Neçirvan Barzanî üst düzeyde ağırlanıp konuşuldu.

     Bu noktadan sonra kafalarda şu sorunun şekillenmesi doğal: “Kürtler ‘Büyük Kürdistan’a mı hazırlanıyor?”

     Bunu 20 yıl önce Bekaa Vadisi’nde uzun bir röportaj yaptığım Öcalan’a sorduğumda, “Neden Türkiye’den kopalım ki? İstanbul, İzmir, Antalya gibi şehirlerde o kadar çok Kürt yaşıyor ki... Biz Türkiye’nin zenginliğini Türkler'le paylaşmak istiyoruz” cevabıyla karşılaşmıştım.

     Türkiye Kürtleri'nin ‘ağırlıklı tercih’inin değiştiğini düşünmüyorum. Ancak değişen çok şey var: Kürtler yaşadıkları ülkelerde kendilerini yönetebilmek, dillerini, kültürlerini koruyup geliştirmek istiyor. Eskiden kavgalı oldukları diğer ülkelerdeki Kürt kardeşleriyle bir daha dövüşmek, bozuşmak istemiyorlar.

      Geçmişte uzun süre çatışmış halkların ittifaklarının sahici ve kalıcı olabildiği bir gerçek... ‘Muhalefet’in milliyetçi tepkilerinin esiri olunmaz, ‘yeni Kürt enerjisi’ anlaşılabilirse çok zengin bir ‘yeni birliktelik’ yaratılabilir.

     Türkler'le Kürtler'in bir ‘büyük ittifak’ı, Ortadoğu için ilgi çekici ve değişik bir ‘barış, uzlaşma ve birlikte yaşama modeli’ anlamına gelebilir.

     RADİKAL
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.