1. YAZARLAR

  2. Nihat GÜR

  3. Yeni Evrensel Kurgu ve Direniş Birlikteliği
Nihat GÜR

Nihat GÜR

Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni Evrensel Kurgu ve Direniş Birlikteliği

A+A-

 

Varlık tasavvurumuz, bilgi paradigmamız, ilmi kavramlarımız ile bilme sürecimiz üzerine tefekkür ettiğimizde yeni bir evrensel kurgu ile karşı karşıya olduğumuzu aleni bir şekilde idrak etmekteyiz. Şuur, marifet ve hikmet ile insanlığın götürülmeye çalışıldığı hakikatin ortaya çıkarılması için perdelerin kaldırılması sürecini, insanı ve insani değerleri merkeze alan direniş birlikteliğini konuşmamız aciliyet arz etmektedir.

Genel manada Covid 19 ve tüm türevlerinin hakikatini kavramak ve insanlığın götürülmeye çalışıldığı varoluşsal yozlaştırıcı eylemi kapsayıcı bir şekilde ele almalıyız. Çok boyutlu bir şekilde yeni bir evrensel kurgunun inşa edilmeye çalışıldığını dikkate almalıyız. Hakikate şahitlik etmek ve hakikati insanlık ile paylaşmak için de bilgi ile amel etmek gerekir. Sahih bilgiye sahip olmak için de, insani değerleri merkeze alan tüm insanlar erdemli bir direniş birlikteliğini aktif hale getirmelidirler.

Tarihsel olarak baktığımızda da insanlık bu tür dokunuşlarla sürekli dizayn edilmeye çalışılmıştır. Bir zamanlar kılıç ve kaba güç ile dizayn edilen insanlık, şimdi bilim ve teknoloji üzerinden müstekbir güçler tarafından hizaya çekilmeye çalışılmaktadır. Yarı tanrıcılık iddiası şimdi tam manası ile bilim ve teknoloji azgınlığında tanrı parçacığının sahibi olma iddiasına evirilmektedir. Firavunluk ve Nemrutluk bugün bilim ve teknoloji ile kendini insanlığa ve yaratılış hakikatine dayatmaktadır.

İnsanı ve yaşamı kendi kontrolüne almaya çalışan azgın ve sapkın istikbar güçleri ciddi bir zihinsel kırılma yaratarak kendilerini karanlık tünelin ucundaki ışık olarak gösterme çabasındadırlar. Dayattıkları evrensel kurgunun tesadüfi olmadığını, ana taşıyıcı sacayaklarının olduğunu direniş cephesi iyi analiz etmelidir. Toplumsal cinsiyet üzerine yapılan kurgular, ekonomik krizler, ahlak ve kişilik yozlaştırma projeleri, bireyselliği yaşamın merkezine alma gayretleri, eğitim ve bilim üzerinden yapılan hamleler ve benzerleri hepsi kurgunun tamamlayıcı unsurlarıdır.

Hakikatin cihanşümul bir direniş birlikteliğine geçiş yapması ve temel bir insanlık değeri olarak kabul görmesi için milletlerin farklılık ve kanaatlerini üretken ve paydaşçı bir şekilde yaşama tezahür ettirmeliyiz. Tali olan arızi durumları kenarda bırakıp, insanlığı helaka götüren ve tanrı rolünü oynamaya çalışan Nemrudi müstekbirlere karşı insanlığın ortak direniş birlikteliği ile karşı cepheyi geç kalmadan oluşturmalı ve birbirinden haberdar kılmalıyız.

Hakbilirliğin ve hakikatin farkındalığında bize düşen mesuliyetleri ifa etmeli, bu minvalde yararlanabileceğimiz en küçük değeri bile kıymetli kılmalıyız. Her ne kadar her hakikati herkes aynı derece ve olgunlukta idrak edemezse de biz birbirimizi tamamlamak için birbirimizi kuşatmalıyız. Her birimizin hakikat adına elde ettiği küçük bilgiler bir araya toplanıp muazzam hakikatin büyük direniş değeri oluşturulmuş olacaktır.

İnsanın azgın zihniyetinin karşısında daima hakikat arayışının köklü ve devamlı olan geleneğinin sürekliliğini de unutmamalıyız. Alim, düşünür, aydın ve nice değer sahibi bilim insanının olduğunu hatırda tutmalıyız.

Geleneğin ve fikirlerin direniş gücünün hikmet ile nice halk hareketlerini evrensel kıldığını ve itibar ile azgınlaşmış kitlelere galip geldiğini biliyoruz. Bu gelenek ve direniş çizgisi üzerinden fikirler üretip insanlığın hakikat sermayesini teşvik etmeli ve faydalı hale getirmeliyiz.

Hakikat tasavvurumuzun ihya ve inşa edici tarihsel hikmet hakikatinin süreklilik bağlantısını yeniden yaşamsal kılmalıyız. Aklıselim ve sağduyu ile farklılıkların uzlaşısı dairesinde insanlığa şifa olacak reçeteyi hazırlayabilmeliyiz.

İnsanlık hiçbir zaman erdem ve hikmet ile öncülük yapmış insanların direniş hattından mahrum kalmamıştır ve kalmayacaktır. İslam’ın düşünsel ve kültürel çoğulculuk anlayışını direniş hattının ana dinamiklerinden biri haline getirmeliyiz. Yaratılış düzeninin mizan ve güzel ahlak hakikati üzerine kurulu olduğunu eylemsel hale getiren öncü güç olmalıyız.

Kur-an’ın ve Sünnetin bir arada yaşama perspektifinin, İslam tarihinin kültürel çoğulculuk tecrübesinin evrensel bakış açısı ile insanlığın ortak payda hareketini vücuda getirebilmeliyiz. Müslüman zihni tecrübemizin hikmet ve ilim temelli sahih bilgi kaynakları, insanlığın kurtuluş hüviyeti ve rehberi olmak için çok güçlü temellere sahiptir.

Düşünce ve tecrübe geleneğimizin esas genel kaidesinin kötülüğe, azgınlığa, sömürüye ve ilahlık iddiasına karşı direniş hattı olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Dalalete karşı hidayetin, köleliğe karşı hürriyetin, azgınlığa karşı itidalin, cehalete karşı ilmin ışığından yana taraf olduğumuz gerçeği imanıza tekabül eder. Varlık alemini ve yaratılış hakikatini manalandırmamızın esas bilgi telakkisi bu gerçeklikten neşet eder.

Hem vahiy, hem sünnet bilgisi ışığında kendi akli çıkarımlarımız ile de insanlığın ahlaki kemale ve akli doğruluğa ulaşmasında paydaş olmanın sorumluluk olduğunu bilen insanlarız. Akli ve iradi olarak en temel vasfımızın kulluğumuz gereği yeryüzünü inşa ve insanlığı güzel ahlak ile buluşturabilmek olduğunu kabul ederiz.

Bilme eyleminin neticesi mesuliyetlerini ifa etmektir. Özgür olmak, hür olmak ve kendi iradi kararlarımız ile var olmanın diğer adı bilmek ve bildiği ile amel etmektir.

Bilen ve kendini mesuliyet ehlinden gören her insan dünyanın bu azgınlaşmış şeytani güçlerine karşı hakikat direnişinin disiplinli bir neferi olmalıdır. Bu iklimi dünya çapında hakim kılmaya gayret etmelidir. Azim ve güzel ahlak ile eylemsel hale getirilecek insanlığın ortak direniş hattına tüm benliğimiz ile yönelmeliyiz.

Zaman ve mekan tasavvurumuzu ortak direniş hattı üzerine inşa etmeliyiz. Aynı şekilde farklılık ve dünya görüşlerimizi de maslahatlar havuzumuzda dinginleştirmeliyiz. Temel kaynaklarımıza saygı ve kabulleniş ile yaklaşmalı, herkes ana rengini diğerine dayatmadan direnişin konsensüs maddeleri canlı ve yaşanılabilir hale getirilmelidir. Kabullerimiz ve tercihlerimiz insanlığa zillet içinde dayatılan bu şeytani evrensel kurguya karşı direnişi merkeze almalıdır.

Ortak iyi ve güzel ahlak ile erdemliliğe güç katan her insan ve düşünce, şeffaf bir sahiplenme ile prensipsel bir özne kılınmalıdır. Amacımız insanlığın ve yaratılışın asıl mahiyetini görünür bir şekilde yeniden ortaya çıkarmak olmalıdır.

Bu minvalde, edilgen değil etkin birer özne olmak zorundayız, tasvirin yanında müdahil olan güç olarak aktif olmalıyız. Yaşamın tüm alanlarında yaratılış hakikatinin tüm tezahürlerinin özünü kavramış kuşatıcı bir mücadelenin suretleri ve eylemselleşmiş hali olmalıyız.

İnşallah insanlığı robotlaştırmaya, soysuzlaştırmaya ve hiçliğe mahkum etmeye çalışan bu karanlık zihniyete karşı, insanlığın erdem ve iyilik üzere olan direniş hattı dinamik ve etkin olacaktır. Bu ifsad ve fesad hareketi tarihin çöplüğündeki yerini alacak ve insanlığın iyilik hareketi yeniden galip gelecektir.

Bizler, kendimizi iyi olan değerler için adanmış yürekler eylemeliyiz, teslim olma, seyirci kalma, arkada durma zilletini kabullenmeyecek izzet ehlindeniz inşallah. Rabbim bizleri izzet ve iman ile kulluğunun gereğini yerine getiren salih insanlardan eylesin. İnsanlığı iyi olan güzel ahlak ile buluşturan, yeryüzünü yaratılış hakikatine uygun şekilde inşa eden iyilerden kılsın inşallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum