1. YAZARLAR

  2. Cevdet IŞIK

  3. YAZI YAZMAK
Cevdet IŞIK

Cevdet IŞIK

Yazarın Tüm Yazıları >

YAZI YAZMAK

A+A-

 

Varlık hiyerarşisinde istisnai bir yeri olan insanın, kendine özgü ve ayırt edici özelliklerinden birisi de yazı yazmaktır.

 

İnsan akıl ve duygu sahibi olduğu için, karşılaştığı olaylar ve olgular karşısında aklı ve duyguları harekete geçer. Olay ve olguların sahip olduğu özelliklere göre, insanın gösterdiği tepkiler de değişmektedir. Kimi tepkiler sevinç ve kimi tepkiler de üzüntüye sebep olabilmektedir.

Sadece olaylar ve olgular değil, aynı zamanda kelime ve kavramlar da, sahip oldukları içerik ve kapsama göre, aklı ve duyguları kışkırtarak harekete geçiren muharrik sebeplerdendir.

İnsandaki akıl, duygu, irade ve seçme gibi özelliklerden dolayı, insan sorumluluk sahibi olmaktadır. Yani bu özellikler öylesine ve tesadüfen insanda bulunuyor değildir. Bu özellikler insana verilmiştir.

İnsana verilen özelliklerden bahsettiğimize göre, iki taraflı bir durumdan söz ediyoruz pek tabii olarak: Bir tarafta bir mülk sahibi, diğer tarafta mülkün kendisine emanet olarak verildiği kimse bulunmaktadır.

Aslında insan derinlemesine düşündüğü zaman, her şeyi bilen, gören, işiten; mutlak güç, kuvvet, kudret ve tasarruf sahibi bir Zat’la karşı karşıya olduğunu anlar. Bunu anlamamak için ancak ve ancak kendisini; aklını, fikrini, nazarını inkâr etmesi gerekir. Zaten bu hususta insanlığın genelinin hemfikir olduğunu söylemek mümkündür.

İnsanlık tarihi boyunca genellikle, bir Zat olarak Allah’ın varlığı hususunda değil ama sıfatları hususunda ihtilaflar olmuştur. Bu ayrı bir konudur, fakat şu kadarını söylemeden de geçmek istemiyorum: Allah ile ilgili bilgiler hususunda sahip olduğumuz verili bir yapımız vardır. Biz buna fıtrat diyoruz. Hem fıtri olarak hem de kâinat kitabının bize verdiği mesajlar çerçevesinde, bir farkındalık sahibiyiz. Ama ayrıntılara girdiğimizde bir adım öteye geçme imkânına sahip değiliz. Bu manada Allah’ın elçiler göndermesi, Kendisi’ni bize tanıtması, zihinsel kaosu önlemiş, doğru bir tasavvur ve doğru bir istikameti belirlemede insanın önünü açmıştır.

Allah’ın elçiler göndermesini, Allah’ın insana karşı olan rahmet ve sevgisinin bir emaresi olarak görmek gerekir.

Rabbimiz Teâlâ, insanın kulluk sorumluluğundan uzaklaşmasını ve dolayısıyla heba olmasını istemiyor. Onun için de insanın okumalar yaparak akletmesini salık veriyor. İnsanın okumalar yapmasının ne anlama geldiğini bilmesi, çok büyük bir önem arz etmektedir.

İnsanın tabiatı müşahede ederek tabiattaki yasaları keşfetmesi, tabiatı okuması demektir. Hakeza kâinat da aynı şekildedir.

İnsanın canlılar âlemini müşahede etmesi, canlıların sahip olduğu özellikleri tanıması da bir nevi okumadır. Yine insanın kendisi ile ilgili olarak fiziksel, ruhsal ve toplumsal olarak gözlemlerde bulunması ve bu şekilde birtakım ilahi yasaları tespit etmesi de okuma olarak adlandırılabilir.

İnsanın akıl ve irade sahibi olmasının getirdiği ağır yükün altından kalkabilmesi için, sorumluluk bincine (takva) sahip olması gerekir. İnsanın sorumluluk alanlarının ilki, insanın kendisinden başlamaktadır. İnsanın kendisinin sahip olduğu sorumluluğu ifa edecek nitelikte olup olmadığını hesap etmesi, insanın ilk kalkış noktası olmalıdır. Bu kalkış noktasından sonra, dışındaki varlıklara karşı nasıl bir sorumluluk ve nasıl bir duruş sergilemesi gerektiğini hesap etmelidir. Bütün bu yapıp etmelerin, edimlerin, emanet sahibinin hesabına uyup uymadığı, son aşamada gözden geçirilmesi gereken bir durumdur. İzlenecek bu aşamalı yol haritasından gafil olmamak için, sürekli bir tezekkür, tedebbür ve tefekkür içinde olmak icap eder.

Şu kesin bir durumdur: Rabbimiz taşıyamayacağımız yükü bize yüklememiştir. (Bakara2:286) Bu durum insanı rehavet ve tembelliğe değil, daha bir uğraş ve cehd içinde olmaya sevk etmelidir. İyiliği çoğaltma ve kötülüğü azaltma bakımından kim neyi ne kadar yapabiliyorsa yapmalıdır. Bu bakımdan bütün imkânların değerlendirilmesi çok önemli ve önde gelen bir sorumluluktur.

Yetenek ve imkân sahibi olanlar için yazı yazmak da önemli bir sorumluluktur. Hele hele insanın sesini ve sözünü bir yerlere ulaştırma imkânlarının son derece geliştiği bir dünyada, hak, hukuk ve hakikat adına, sahih ve doğru olanı yazması son derece önemli bir sorumluluktur.

Yazı yazmak bir haykırıştır aslında. İnsanın ahlak, inanç ve düşünce gibi en değerli yanlarının ölüme mahkûm edildiği bir zamanda, yazı yamak suretiyle yapılan bir haykırış. Merhametin, şefkatin, inayetin, diğerkâmlık, fedakârlık ve feragatin seküler amaçlar için değerden düşürüldüğü bir zamanda, insanın yeniden bu değerlere ve dolayısıyla kendisine gelmesi için yapılan bir haykırıştır yazı yazma.

Yazı yazmak, insanın abluka altında bulunan zihinsel ve fiziksel dünyasının özgürlüğü için, söz konusu ablukayı kaldırmaya yönelik yapılan bir taarruz ve sıkılan bir kurşun gibidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum