1. YAZARLAR

  2. Murat BELGE

  3. Yalnızlaşma süreci
Murat BELGE

Murat BELGE

Taraf Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yalnızlaşma süreci

A+A-

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın seçtiği gerilim politikasının ona yurt içinde ne kazandırdığı, ne kaybettirdiği, halen bir tartışma konusu. Ortada ciddi bir oy kaybı görünüyor; ama aynı zamanda, gene açık arayla birinci parti konumunda.

Hele bir yandan da seçim sistemini değiştirme girişimi. Bu, AKP’ye bir genel seçim zaferi daha kazandırdığı gibi, Başbakan Erdoğan’ın istediği türden yetkileri Cumhurbaşkanı’naarmağan eden Anayasa değişikliğinin yolunu da açabilir.

Yani Erdoğan’ın Türkiye’de yeri sağlam.

Ama dünyada, dış dünyada öyle olduğu söylenemez.

Bugünlerde burada sık sık söylendiği gibi, Erdoğan’ın son bir yılda sergilediği tutum, söz ve davranışları, ciddi bir izolasyon yarattı, Türkiye’nin çevresinde.

Dünkü yazımda da anlatmaya çalıştığım gibi, sergilenen bu tutum, uluslararası siyaset dünyasında desteklenebilir, hattâ anlaşılabilir bir tutum değil.

Siyaset adamları çevrelerinde bir tür “istikrar” görmek isterler. Bu ille her şeyin kendileri açısından “olumlu” olması demek değildir. Olmayabilir de. Ama “önceden- kestirilebilir” (predictable) olması önemlidir. “Ben şu adımı atarsam X de böyle yapar; o zaman ben de ...” Siyasette önünü görebilmek önemlidir ve önünü görmek için bu gibi nirengilere ihtiyaç vardır.

Tayyip Erdoğan öncelikle ne yapacağı, nasıl yapacağı kestirilebilir bir siyaset adamı olmadığını göstermiş oldu. Rasyonel akıl yürütmelerle değil, öfkelerle, garezlerle hareket ediyor, ölçüsüz sözler söylüyor, geri dönülmez yollara sapıyor.

Bu gibi davranışlar, bir ülkenin hasımlarından, “düşman”larından çok, müttefiklerini tedirgin eder. Böyle biriyle “birlikte” bir iş yapmak imkânsızdır.

Onun için “izolasyon” da önce kendi ittifaklar çerçeven içinden başlar.

Başbakan Erdoğan’ın bütün bu davranışlarında bir aşırılık dozu var. “Normal”den “patolojik”e doğru bir kayma seziliyor. Gelgelelim, Başbakan Erdoğan da son kertede Türkiye toplumsal formasyonunun bir ürünü (o toplumun belirli bir kesiminden çıkıp sivrilmiş biri). Dolayısıyla, aşırılıkları da, bu toplumda kökleri olan aşırılıklar.

Dolayısıyla Başbakan Erdoğan, dış dünyaya karşı ne kadar gerçekdışı sözler söylese, suçlamalarda bulunsa, bu tür kültürü zaten çok zayıf olan Türkiye’de bunları destekleyecek (kimileri körü körüne destekleyecek) bir kitle bulacaktır. Bu toplumda yaşayan ciddi kalabalıklar, hayat bilgisi olarak “zenofobya” ile donanmış bireylerden oluşur. Herkes hakkında kötü düşünmenin anahtarı, herkesin bizim hakkımızda kötü düşündüğü inancıdır. Bu inanç da, Osmanlı’nın son demlerinden başlayarak, herkese, her kanaldan, bol bol aşılanmıştır. “Komplo”, bu zihniyete göre, “olağan”ın ta kendisidir. Dolayısıyla, “faiz lobisi”nden “güçlenmenizi istemeyen” o “meçhul” düşmanlara, aralarına her gün bir yenisini katabileceğimiz anti-Türk cephe nosyonu, burada bu kesimi uzun boylu tedirgin etmez. Kimi “emperyalist” diyerek, kimi “gâvur” diyerek, şunu bunu diyerek, “biz” olmayanlardan nefret etmenin bir formülünü bulur.

Ama, elbette, bu “izolasyon” hiçbir toplum için iyi bir şey değildir, istenir bir şey değildir. “Mânevi değerler”den filan söz etmiyorum. Somut gerçeklik düzeyinde de bunun sonuçları mutlaka olacak, somut maddî sıkıntılar çekilecektir.

Sık sık söylediği gibi, bunlar, Başbakan Erdoğan’ın umurunda değil. Başbakan Erdoğan, “benden değil” dediği herkesle her türlü köprüyü hemen uçurmaya hazır bir ruh hali içinde, hattâ bunu istiyor. “Benden değil” demesinin ölçüleri de çok basit. Mutlak itaat bekliyor. Öyle düz “dostluk” falan değil istediği; düpedüz “ubudiyet”. Onu bunu azarlayarak memleket içinde birilerinden prim toplayabilir ama uluslararası izolasyon yoğunlaştıkça, bunun maddî sonuçları da yalnız Erdoğan’ın değil, bütün toplumun yakasına yapışacaktır.

Neler kazanılabilecekken neler kaybedilecek...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.