1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Ya kalan 600 çete ne olacak?
Ya kalan 600 çete ne olacak?

Ya kalan 600 çete ne olacak?

A+A-
Darbe planlayan çeteyi ‘demokrasi adına’ çökerttiği iddiasındaki Hükümeti’n, Ergenekon’a gösterdiği ilgiyi bugüne kadar Güneydoğu Anadolu’da binlerce faili meçhul cinayet ve katliamda izi olan ve rütbeli askerlerin de adının geçtiği çetelere karşı gösterip göstermeyeceği merak konusu. Ancak başta Şemdinli davası olmak üzere AKP dönemindeki uygulamalar umut vermiyor. Diyarbakır eski DGM’de çözülmeyi bekleyen 600 çete dosyası olduğunu hatırlatan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey, soruşturma genişletilirse gerekli kanıtları sunmaya hazır olduklarını söyledi. Avukat Tahir Elçi, “Son 20-30 yıllık süreç ele alınmalı ve sorumlular yargılanmalı” derken, çete mağdurları ise “Bölgedeki katliamlar açığa çıkmadan, yetkili asker ve siviller yargılanmadan AKP’nin samimi olduğuna inanmayız” diye konuştu.
İHD: 600 çete var
İHD Diyarbakır Şube Başkanı Erbey, “Her türlü hukuk dışı örgütlenmeye karşıyız. Ancak bölgede çok ciddi insan hakları ihlalleri işlendi. Sadece Ergenekon değil soruşturmanın geçmişe yönelik derinleştirilmesi gerekir” dedi. “Bölgeden de deliller toplanabilir, bizden belgeler istenebilir” diyen Erbey, iddianamenin bölgedeki olayları da içermesi halinde müdahil avukat olarak başvurabileceklerini söyledi. Diyarbakır’daki eski DGM’de 600’ün üzerinde çete dosyası bulunduğunu hatırlatan Erbey, “Asker, polis, korucu, bölge aşiret ağaları, itirafçı sanıkların olduğu dosyalar var. Bunların yasadışı yaptığı her türlü uygulama yargıya intikal etmiştir. Bu gözaltıların bölgeye uzanmasının bölgede işlenen insan hakları ihlalleriyle ilgisi varsa, -ki vardır- bunlar da bu soruşturmanın mutlaka konusu olmalıdır” diye konuştu. Ergenekon İddianamesi düzenlendikten sonra soruşturmanın genişletilmesi taleplerinin olacağını ifade eden Erbey, “Bölgede 1285 gözaltında kayıp var. 3 bin 500’ü aşkın faili meçhul cinayet var. 3 ile 4 500 arasında köy boşaltıldı. 1 ila 3.5 milyon arasında insan göç etti. Tüm bu olaylar soruşturulmalı” dedi.
AKP Ersöz’ü yargılasaydı darbe planlayamazdı!
Yüksekova Çetesi davasında, Ergenekon Operasyonu kapsamında gözaltında bulunan Levent Ersöz’ün il alay komutanlığı döneminde Silopi’de kaybedilen Serdar Danış ve Ebubekir Deniz davasında avukatlık yapan Av. Tahir Elçi ise, “Bu soruşturma kapsamında tutuklanan bazı görevliler; mesela Levent Ersöz, Şırnak’ta inanılmaz hukuk dışı faaliyetler yaptı. Eğer Ersöz Şırnak’ta iki HADEP’liyi gün ortasında gözaltına alıp kaybederken adil bir soruşturma yürütülseydi, belki de İstihbarat Daire Başkanı iken darbe girişiminde bulunamayacaktır” dedi. Elçi şöyle devam etti: “Diyarbakır eski DGM savcıları Ersöz’ün suçunu örtmek için inanılmaz çaba gösterdiler. İşlediği suçları ve delillerini yok etmek için manipülasyona girdiler. Davayı AİHM’e götürdük. AİHM sözleşmesine göre Türkiye onunla işbirliği yapmak zorunda. AİHM ısrarlı bir şekilde Levent Ersöz’ü tanık olarak dinlemek istedi. Buna rağmen, Ersöz ‘Ben bu mahkemeye çıkmam’ dedi. Eğer AKP Hükümeti o tarihte Ersöz görevde iken bu ciddi insan hakları ihlali karşısında ağırlığını koysaydı, bu askeri AİHM’in karşısına çıkarsaydı, belki Ersöz bu darbe girişiminin içinde olamayacaktı” dedi
Bölge çeteleri yargılanmadı
Yüksekova Çetesi’ni de hatırlatan Elçi, “Abdullah Canan ünlü bir iş adamıydı. Hakkari Yüksekova yol ayrımında jandarma arama noktasında gün ortasında alındı. Canan, Hakkari Dağ Komando Komutanlığı’nda görevli Binbaşı M. Emin Yurdakul tarafından alınarak işkenceyle öldürüldü. Kafasına kurşun sıkıldı. Benzer onlarca; cinayetten uyuşturucu kaçakçılığına, silah kaçakçılığından işkenceye kadar birçok suç işlediler. Ama hepsinden beraat ettiler.” diye konuştu.Diyarbakır’da aralarında itirafçı sanıkların ve jandarma görevlilerinin de bulunduğu JİTEM davasının sürüncemede bırakıldığını da belirten Elçi, “Yıllardır bunlarla uğraşıyoruz. Önce sivil mahkeme ardından askeri mahkeme görevsizlik kararı verdi. 1989’da Cem Ersever döneminden başlayarak JİTEM adına işlenen suçların yargılanmasının nerede olacağı bile belli olmadı. Hiç işlemeyen bir yargı mekanizması var” dedi.
Şemdinli AKP’nin göstergesi
AKP’nin Şemdinli’deki tutumunun ibret verici olduğunu belirten Elçi sözlerine şöyle devam etti: “Şemdinli davası AKP için bir göstergedir. Cumhuriyet döneminde ilk kez bir savcının yaşamı, görevini yapmaya çalıştığı için karartıldı. Görevinden alındı. Lanetlendi adeta. Bu hukuk dışı olay bu iktidar döneminde oldu. Uzlaşmaya gittiği söylendi” diyerek AKP’nin tüm çete davalarında savcıların arkasında durmadığını söyledi. “Ergenekon Operasyonu doğrudur. Yürütülmelidir” diyen Elçi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama sadece kimi sivil ve emekli olmuş kişilerle sınırlı tutulmamalı, bunların arkasındaki yapı ortaya çıkarılmalı. Son 20-30 yıl içindeki tüm insan hakları ihlalleri ortaya çıkarılmalıdır. Bu darbe girişimi yargılansa bile, son 20-30 yıllık süreç aydınlatılmadığı sürece bunun bir anlamı olmayacaktır!” (Diyarbakır/EVRENSEL)

Yüksekova Çetesi’ne ceza çıkmadı

Çözülmeyi bekleyen çete davaları arasında Susurluk’tan sonraki en önemli dava olarak gösterilen Yüksekova Çetesi de var. 1996’da ortaya çıkarılan çetenin davasında Albay Hamdi Poyraz, Binbaşı Mehmet Emin Yurdakul, Üsteğmen Bülent Yetüt, korucubaşı Kemal Ölmez, PKK itirafçısı Kahraman Bilgiç, özel harekatçı Polis Enver Çırak ile bazı belediye yöneticileri çete kurmak, gasp ve bombalama ile suçlanmışlar; sanıklar ‘Üniformalı Çete’ olarak adlandırılmıştı. Diyarbakır 4 No’lu DGM, 2001’de 13 sanıklı çete davasında, Binbaşı Yurdakul’u çete kurmak, gasp ve bombalamaya azmettirmekten 25 yıl, özel harekatçı Enver Çırak’ı 3 yıl 8 ay, Üsteğmen Bülent Yetüt’ü 7 yıl 4 ay, PKK itirafçısı Kahraman Bilgiç’i 30 yıl, korucubaşı Kemal Ölmez’i ise 13 yıl hapse mahkum etmişti. Albay Poyraz hakkında uyuşturucu ticaretinden ise beraat verilmişti. Hakkında gıyabi tutuklama kararı verilen Binbaşı Yurdakul, geçen sürede yakalanmak yerine aranıyorken emekliye ayrılmıştı. Ancak Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi, hapse mahkum edilen tüm sanıklar hakkında beraat kararı verdi. Davada ceza alan tek sanık olan PKK itirafçısı Kahraman Bilgiç de kısa süre sonra tahliye edilmişti.

JİTEM davasını görecek mahkeme bulunamıyor!

‘90’lı yıllarda Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele (JİTEM) üyesi olarak birçok faili meçhul olaya karıştığı ya da tanık olduğunu açıklayan Abdulkadir Aygan’ın, Ülkede Özgür Gündem gazetesinde yayımlanan itirafları ile gündeme gelen JİTEM davası da hâlâ sonuca bağlanmadı. Çünkü yargılamayı yapacak mahkeme hâlâ bulunamıyor. Diyarbakır Savcısı Mithat Özcan, Gazeteci-Yazar Musa Anter ve HEP Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın’ın kaçırılıp öldürülmesi olayıyla ilgili itiraflarda bulunan Abdulkadir Aygan, “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım, emekli Binbaşı Abdulkerim Kırca, Siirt Jandarma Komutanlığı’nda görevli Uzman Çavuş Uğur Yüksel, itirafçı Muhsin Gül, Fethi Çetin, Kemal Emlük ve eşi Saniye Emlük hakkında iddianame hazırlamıştı. Sanıklar hakkında “cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak”, “bir suçu söyletmek için işkence yapmak”, “taammüden adam öldürmek” suçlarından ömür boyu hapis istemiyle Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Savcı Mithat Özcan’ın hazırladığı iddianamede, sanıkların “JİTEM adı altında oluşmuş, sözde devlet adına yasadışı yollarla birçok adam öldürme, adam kaçırma, PKK yandaşı olarak inandıkları kişiler aleyhine kendi çıkarlarına yönelik gasp eylemlerine giriştikleri” belirtiliyordu. İddianamede ayrıca, sanıklar Abdulkadir Aygan, Uğur Yüksel, Muhsin Gül ve Saniye Emlük’ün birden fazla öldürme olayına karışmaları nedeniyle 3’er kez müebbet hapse çarptırılmaları da istendi. Ancak Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi, ardından da askeri mahkeme görevsizlik kararı verdiği için dava bir türlü başlayamadı.

Kulp’ta ne olmuştu

11 Ekim 1993’de Alacaköy’e baskın düzenleyen askerler, 11 köylüyü gözaltına aldı. Gözaltındaki köylülerden bir daha haber alınamadı. Alacaköy, 2001 yılına kadar yasaklı bölge ilan edildi. Gözaltındaki köylülerin akıbetleri hakkında veya cesetleri ile ilgili herhangi bir bulguya ulaşılamadı. Bu dönemde köylüler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. Mahkeme dosyayı inceledikten sonra Türkiye’yi suçlu bularak mahkum etti.

Komutan Yavuz Ertürk de yargılanacak mı?Aydınlatılmayı bekleyen binlerce olaydan biri de toplu mezarlar. Özellikle asker tarafından gözaltına alınan ve kemikleri toplu mezarlardan çıkanların failleri de yargılanmıyor. Bunların başında Bolu Komanda Tugayı’nın ‘90’lardaki yetkilileri geliyor. Kulp’un Alacaköy mezrasında kemikleri bulunan 11 köylünün davası da bunlardan biri. 11 köylüden Bahri Şimşek’in oğlu Aslan Şimşek ile AKP’nin son operasyonunu konuşuyoruz. AKP’nin “çeteleri kaldırıyor imajı”nı gerçekçi bulmuyor. 1993’te neler yaşandı? 1993’te köye operasyon geldi. Bütün köylüleri Keper mezrasında bir tepede topladılar. Yaklaşık 150 kişi. Çoğunu bıraktılar, sadece 11 kişi kaldı. Helikopterlerle köyü bombalıyorlardı. O zamandan 2004 yılına kadar bu 11 kişiyi aradık. 2004’te bir toplu mezar bulundu. Kemiklerin hepsi yanmış haldeydi. Kulp savcısına başvurduk. DNA testine gönderdi kemikleri. Kemiklerin bir kısmının yüzde 99 oranında Behçet Tutuş ve Salih Akdeniz’e ait olduğu tespit edildi. Kulp savcısı dosyayı Diyarbakır 7. Kolordu’ya kemiklerin araştırılması için gönderdi. Hâlâ sonucu bekliyoruz. Bizim de bir kanıtımız var. Babamı götürürlerken bir kazak vardı üstünde. O kazaktan tanıdık biz babamızı. Sorumlular yargılandı mı?Şimdiye kadar bu işin sorumluları hakkında dava açılmadı. Dosya hâlâ askeri savcının elindedir. O da adli tıptan gelecek raporu bekliyor. Henüz bir gelişme yok. Bu işlerin sorumluları kim ise ortaya çıkarıp hesap sorulması gerekiyor. Bu bölgede çok büyük olaylar, katliamlar, faili meçhul cinayetler oldu. Bunun üzerine gidilmesini istiyoruz. AKP ‘çeteleri ortaya çıkarıyorum’ diyor... Hükümeti’n bölgedeki olayları açığa çıkarması gerekir. Bizim bölgede Yavuz Ertük adında bir komutan vardı. Bölgedeki bu operasyonları yapan Bolu Dağ Komando Tugayı’nın başındaydı. Öğrendiğimiz kadarıyla madalya da almış. AKP Hükümeti diyor ki “derin devlet AKP’ye karşı darbe yapacaktı.” Eğer AKP gerçekten çeteleri yok etmek istiyorsa bir de Yavuz Ertürk’ün yaptıklarını ortaya çıkarsın. Bence AKP şu an sadece kendisine karşı olan çetelere karşı savaşıyor. Bölgedekilere hiç dokunmuyor.
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.