1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Vay-Çad Yöneticilerinden Mazlumder Van Şubesine Ziyaret
Vay-Çad Yöneticilerinden Mazlumder Van Şubesine Ziyaret

Vay-Çad Yöneticilerinden Mazlumder Van Şubesine Ziyaret

Van Yararına Çalışma Derneği (Vay-Çad) yöneticileri Mazlumder şubesini ziyaret ettiler.

A+A-

Depremden sonra herkesin şehri terk etmek zorunda kaldığı bir zamanda, onlar zor şartlar altında çalışmalarına devam ediyorlardı. Geçici işçi olarak istihdam oldukları alanlarda, 3 yıldan beridir çalışmalarını sürdürüyorlar. Ancak geçici işçi olarak. Depremin veya başka felaketlerin yaşandığı İzmir, Bursa, Adapazarı ve İzmit gibi benzeri şehirlerde, yaşanan felaketten hemen sonrasında “Afat Bölgesi” uygulamasıyla geçici işçilere kadro verildiğini, Van’ın “Afat Bölgesi” olarak ilan edilmemesine ilave olarak, yetkililer, başbakan ve bakanlarla defalarca yaptıkları görüşmelerden sonuç alınmadığını söyleyen Vay-Çad yöneticileri, mağduriyetlerinin giderilmesi isin sahadaki STK’lardan destek beklediklerini vurguladılar.

Van Yararına Çalışma Derneği başkanı Ethem Altın, “Van ‘hayalet şehir’ halindeyken kendilerinin şehirdeki çalışmalara devam ettiğini ve astıkları “Van’ımızı Seviyoruz, Terk etmeyeceğiz!” pankartlarıyla şehre hayat vermeye çalıştıklarını ve en azından bunun hatırına da olsa sorunlarına çözüm getirilmesini istediklerini vurguladı.

Mazlumder olarak, sosyal alanlardaki bütün mağduriyetlere duyarlı olmaya ve deprem sonrası sorunların hayatın bütün sahalarında hissedilmesi karşısında haklının yanında istikrarlı bir duruş sergilenmeye çalışıldığının vurgulandığı ziyarette, Mazlumder’in İnsan hakları zemininde haktan ve haklıdan yana olduğu vurgusu yapıldı. Medya’nın sorularını da yanıtlayan Mazlumder Van Şube Başkanı Yakup Aslan bu çerçevede şöyle dedi: “Ülkenin başka şehirlerinde herhangi bir felaket olduğu zaman oralar “Afad Bölgesi” ilan edilerek, o bölgenin insanları devletin imkânlarından istifade ettiriyorlar. Bunun birçok örneği var. Van’da iki büyük deprem oldu. Sadece şu anda bile yaklaşık 10 000 ağır hasarlı ve yıkılması gereken binanın olduğu söyleniyor. Şu anda bunların büyük bir bölümünde insanlar tehlikeye rağmen zorunlu olarak kalıyor ve Allah göstermesin en küçük bir depremde ağır can kayıplarının olmayacağını kimse garanti edemez.

Depremden dolayı insanların mağduriyetleri devam ediyor. Kış ayında yapılan TOKİ konutlarıyla ilgili henüz karşılık bulmamış sorular ve bu konutlarla birlikte inşaat sektörünün bir nevi çökertilmesi süreci devam ediyor. Şu anda usulsüz bir şekilde alındığı tespit edilen ve sözleşmesi iptal edilen yaklaşık 1000 boş konut var. Yakın bir zamanda kura çekilerek dağıtılacağı söyleniyor. Bütün bunların yanında bir de gidecek yerleri ve imkânları olmadığını gerekçesiyle konteyner kentte yaşayanlar var. Bildiğiniz gibi yaklaşık yüz aile konteyner kentte zorunlu yaşamına devam ediyor.

Biz bu mağduriyeti defalarca dile getirdik. Bütün çözüm arayışlarımız sonuçsuz kalınca, en son çare olarak Milli Emlak’tan hazine arazisi talebinde bulunduk. Büyük bir bölümü TOKİ’nin denetimi altında olan hazine arazilerinden yaklaşık yüz aile için yeterli bir yerin verilmesi durumunda, hiç kimsenin yardımına ihtiyaç duymadan bunu sadece Vanlı duyarlı zenginlerin desteğiyle yapabileceğimize inanıyorduk. Yaklaşık 100 depremzedeye imece yoluyla ve biraz da mesai sarf ederek konut yapabileceğimize inancımız vardı. Maalesef bu talebimiz reddedildi.

\"\"

Depremzedeler konteynerlerde aylarca karanlıkta ve soğukta yaşamaya mahkûm edildiler, yaptığımız girişimlerle ve belki de seçim sürecinin de yardımıyla en azından şu anda elektriklerinin bağlanmasını sağladık. Ancak bu geçici çözüm onların sorunlarını çözmeye yetmeyecektir. Açıktır ki, Van’da sadece onlar depremden dolayı mağduriyet yaşamıyorlar. On binlerce mağdur insan var ve bunların önemli bir kısmı şimdi orta hasarlı veya ağır hasarlı binalarda yaşıyorlar.

Sorunların çözümü için ciddi toplumsal baskı oluşturmak gerekir. Mağduriyet yaşayanlar diğer mağdurların yanında yer almadıkları sürece, talepleri ciddiye alınmaz. Mağduriyetin ucu kendisine dokunmadıkça duyarsız kalanlar, sonrasında da kendilerine destek bulamazlar. Bir yerde mağduriyet, hak talebi ve mazlumiyet varsa sıra insanın kendisine gelmeden ortak bir sesle mağduriyetin giderilmesine çalışılmalıdır.

Sündüs Yaylası katliamıyla ilgili olarak açtığımız davanın reddedilmesi gibi, konut yapmak için talep ettiğimiz küçük bir hazine arazisi de onaydan geçmedi. Nitece olarak birileri bu sorunları çözmelidir. Bu toprakların diğer şehirlerde uygulanan hukuk ve istifadeye sunulan devlet imkânlarından Vanlıların da eşit bir şekilde yararlanması gerekir. Devlet imkanlarının Van için de uygulamada olması kaçınılmazdır. Bu vesileyle başka şehirlerde örnekleri olan uygulamanın sizin için de geçerli olmasını diliyoruz. İki ağır deprem yaşamış olan Van’da zor zamanlarda geçici işçi olarak çalışmanızı sürdürmeniz taktire şayandır ve dolayısıyla çalışmış olduğunuz kurumlarda ihtiyaca binaen kalıcı kadrolarda istihdam edilmeniz geçici işçi olarak çalıştırılmanızdan daha hayırlı olacaktır.

Deprem dolayısıyla bu şehirde yaşanan mağduriyetler bir an önce son bulmalı. Halk arasında bir algının oluşmasına vesile olan sorgulamalar ve eğer varsa depremle ilgili soruşturmalar ciddiyetle takip edilerek, toplumda rahatsızlık seviyesindeki söylentilere bir an önce son verilmelidir…”

\"\"

 


UFKUMUZ.COM

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.