1. HABERLER

  2. DİRENİŞ GÜNLÜĞÜ

  3. Van’da 112. Başörtüsü Eylemi
Van’da 112. Başörtüsü Eylemi

Van’da 112. Başörtüsü Eylemi

A+A-

Van Hak ve Özgürlükler Platformu tarafından 112.si düzenlenen özgürlük eyleminin bu haftaki gündeminde Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararı vardı. Platform adına basın bildirisini Gökkuşağı Derneği Yönetim Kurulu üyesi Burhan İçgüleç okudu.

Basın Bildirisi:

Saygıdeğer halkımız ve değerli basın mensupları:

112 haftadır yürüttüğümüz haklı ve kararlı mücadelemizle yine karşınızdayız. Yıllardır yapılan mücadelenin halen devam ediyor olması,  yasakçı zihniyetin gerçeklere kulak tıkamayı alışkanlık haline getirdiğini de göz önüne koymaktadır.

Evrenseli kuşatacak yasa ve uygulamaları içeriğinde bulundurup özümsemeyen sistemlerin halkıyla sancılı süreçleri yaşaması kaçınılmazdır. Halkların gerek maddi gerek manevi gerekse insani kaynakları aracılığıyla vücut bulan devlet denilen güç üstlendiği rol itibariyle var oluş sebebi olan insan unsurunun,  güvenliği,  sağlığı ve eğitim hizmeti gibi temel konuların yanında yol gösterici rolünü de üstlenerek halkının mutluluğunu önceliklerinin başına koymalıdır. Temel insan hak ve hürriyetleri hükümetlerin birincil görevleri arasında yer almalıdır.  Mutlu bir azınlık dışında halkını mutlu edemeyen yönetimlerin tarihteki durumu açıktır. Maalesef ülkemizdeki durum hiç de iç açıcı değildir. Halkına hak ve özgürlükler konusunda ufuk açıp rota belirleyecek olan egemen güç, bunun yerine halkının haklarını görmemezlikten gelmeye çalışmaktadır. Bununla birlikte ihlal ettiği her hak içinde kendi haklılığını ispat etmeye çalışmaktadır.

Anayasa Mahkemesi lütfedip gerekçeli kararını nihayet açıkladı. Kararla, gerekçe arasındaki sürenin uzunluğuna bakılırsa, epey zorlanmışlardır. İdeolojik mantık her dönem anayasayı iğfal etmiştir. Bu karar da bunlardan birisidir. Anayasa çok açıktır. Anayasa Mahkemesi, Meclis'in yaptığı Anayasa değişikliklerini esastan görüşemez. Bu şu anlama gelmektedir. Anayasa Mahkemesi, bir Anayasa Değişikliğini esastan görüşüp iptal edemez. Bu açık hükme rağmen Mahkeme, anayasa değişikliği olan başörtüsü düzenlemesini esastan görüşüp iptal etmiştir. Bu, anayasanın iğfal edilmesi anlamına gelmektedir. Bunların en başında Ergenekon kaynaklı ulusalcılık gelmektedir.  Bu kararla meclis işlevsizleştirilmiştir. Bu karardan sonra meclisler hiçbir anayasa değişikliği yapamaz, çünkü yapılacak bütün değişiklikleri, "değiştirilemez ilkeler” den biriyle ilişkilendirip iptal etmek artık olası bir durum olacaktır. Mahkemenin bu kararı Türkiye'de sadece darbecilerin yeni Anayasa yapma yetkisi olduğunu gösteriyor.

Anayasa Mahkemesi bu kararıyla, üniversite öğrencilerine koyduğu türban yasağını hukuki ve meşru hale getirememiş, buna karşılık kendi varlığını ve meşruiyetini sorgulanır hale getirmiştir. Bazen öyle durumlar olur ki, bir kurum tarafından yapılan vahim bir hata birdenbire o hatanın sorgulanmasını aşıp o kurumun kendisini sorgulamaya dönüşür. Bugün öyle bir noktadayız. Yanlış bu kadar aleni olunca, rejim bu kadar çıkmaza sokulunca insanlar da ister istemez düşünmeye başlıyor: Bu nasıl demokrasi ki, halkın oylarıyla gelen siyasetçilerin yaptıkları yasalar atanmış bir avuç hukukçu tarafından denetleniyor, değiştiriliyor, iptal ediliyor. Meclislerin anayasa mahkemeleri yoluyla denetlenmesi milli iradenin tecellisine engel değil mi? Temsili demokrasiye aykırı değil mi?

Halkına tepeden bakan, yönetme yetkisini kendisinde görerek temsili olarak millet iradesinin öncelikli olduğunu her halükarda vurgulayan açıklamaların halk nezdinde bir değerinin kalmadığı her geçen gün daha görülür hale gelmiştir.  Yıllardır halkına şüpheci gözlerle bakan, kuşkular taşıyan, bu tür yaklaşım ve uygulamalarından vazgeçmelidir. Kaşıkla verip kepçeyle alma mantığından uzaklaşılmalıdır.  Artık İnsanlar, 1950’ leri geride bırakarak haklarının ve özgürlüklerinin sınırlandırılmasından rahatsız olmaktadırlar. Değişen dünya konjektürü ile gelişen iletişim ağı olanakları dikkate alındığında yasakların uzun süremeyeceği şüphe götürmeyecek kadar aşikârdır.

Mutlu, huzurlu ve yaşanılır bir Türkiye için,  yasaklardan arınmış, halkıyla barışık, insan unsurunu öncelemiş yeni bir anayasa hazırlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki bu ülkenin asıl sahipleri yine bu insanlardır. Benimsediği İslam inancıyla, Etnik ayırımı yapmayarak, yüzyıllardır kardeşçe yaşamasını bilen Türkiye insanı derin aklını kullanarak birlikte yaşama azim ve kudretini yine gösterecektir.

Başörtüsü sorunu, keyfi uygulamalarla hızını kesmeden devam etmektedir. Bu ülkede büyük bir çoğunluğu Müslüman olan insanlar için temel sorunlardan birisi hala başörtüsü sorunudur. Yine bu sorun inanç sorunuyla beraber, temel hak ihlali sebebiyle insani bir sorundur. Problemi görmezlikten gelmek, halk vicdanındaki yarayı biraz daha derinleştirmektir.

Zulmün her türlüsünü kınıyor ve lanetliyoruz. İnsan Hak ve özgürlüklerine yapılacak kısıtlama ve engellemeler sürdükçe bizlerde bu faşizan uygulamalara karşı, taleplerimizi dile getirmek üzere burada olacağız.

                        Burhan İÇGÜLEÇ

        Gökkuşağı derneği yönetim kurulu üyesi

( VAHÖP)  VAN HAK VE ÖZGÜRLÜKLER PLATFORMU BİLEŞENLERİ

Gökkuşağı Derneği   /   İnsan-Der  / İmam Hatip Mez. ve Men. Der/Mazlumder  /  Memur-Sen    /  Anadolu Gençlik Derneği  /  Umut-Der/ Erdem-Der


Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.