1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Van Mazlumder Roboski basın açıklaması
Van Mazlumder Roboski basın açıklaması

Van Mazlumder Roboski basın açıklaması

Askeriye içinde işlenmiş bir suç değil, askerlerce işlenmiş ancak maktulleri sivil insanlar olan bir cinayetin askeri mahkemeye havale edilmesi ve akabinde askeri yasalarca takipsizlik kararı verilmesi zalim paradigmanın doğal ve kaçınılmaz bir sonucudur.

A+A-

Basına, kamuoyuna ve ilgili makamlara…
 
Her çağın ve toplumun kendi gerçekliğine uygun sorunları ve paradigmaları vardır. Bu, insan gerçeğinin açık bir sonucudur ve fakat her çağı ve toplumu ayakta tutan temel sütunlar olan bir takım değişmez ve hayati ilke-değerler olmazsa hiçbir toplumun ayakta kalmayacağı da başka bir gerçektir. Bunların en başında gelen temel ilke “adalet” ilkesidir ve bu omurga hükmündedir.
 
Adalet, kendi tarihi içinde gelişen süreçlere ve onu talep eden vicdanlara dönük bir hakkaniyet icrasıdır ve bu kesinlikle tarihseldir. İnsanı kontrolden çıkmaktan alıkoyacak en önemli -hatta biraz kurcalandığında tek- şeyin başkalarının gözetiminde olmak olduğu gerçeği adalet söz konusu olduğunda daha da belirginleşir. Bütün hal ve durumlarda hakikatin adaleti varsayması ve ancak adalet aracılığıyla görünebilmesi de; hakikatin bir öz ve görünebilmek için bürünmesi gereken bir biçim olarak adalete ihtiyaç duymasından kaynaklanır. Keza adalet, “başkası” söz konusu olduğunda var olabilen bir şeydir ve öznenin kendi dışındakine karşı tutumu ve sorumluluğudur. Bu yüzden iyi yönetilmiş adalet, ‘başkası’ ile başlar ve dışa dönük asgari insani ilk adımdır. Bir toplum örgütlenmesi olan ve varlığını temin eden toplumu korumakla yükümlü olan devletin varlık sebebi de adalettir.
 
Ne var ki bu topraklarda adı bilinen ancak tadı bir türlü keşfedilemeyen bu adalet kavramı, tarihsel bir acının kanayan pınarı olarak Roboski’de yeniden ve yeniden katledilmiştir. Roboski’de kıyılan çocukların hesabı diğer faili meçhullerin torbasına doldurulmuş ve insanlık bir daha kalbinden hançerlenmiştir. Katliamın gerçekleşmesine katık olarak bunun üstünün örtülmeye çalışılması, zulmü katmerleştirmiş ve bu topraklara gelecek barışın önüne de önemli engeller çıkarmıştır. Burada adaletin tahakkuk ettirilmemesi, aynı zamanda hakikatin de üstünün örtülmesidir. Hakikat, tecelli için adalete ihtiyaç duyar. Varlık sebebi adalet olması gereken devletin hem katliamı işlemesi hem de bunu gizlemek için yargı oyunları oynaması insan haysiyetine ve temel hak ve özgürlüklere tekrar saldırı demektir ve bu defalarca icra edilmiştir.
 
Askeriye içinde işlenmiş bir suç değil, askerlerce işlenmiş ancak maktulleri sivil insanlar olan bir cinayetin askeri mahkemeye havale edilmesi ve akabinde askeri yasalarca takipsizlik kararı verilmesi zalim paradigmanın doğal ve kaçınılmaz bir sonucudur. Son günlerde yaşanan iç çekişmelerin de etkisinin olduğu bu kararın usul yönünde yapılan hatalarını bırakın, esastan ciddi sakatlıklarla ilmek ilmek örüldüğü gerçeği çuvala sığmayan bir mızrak gibi sırıtmaktadır. Hatta Roboski katliamının gerçekleşme süreci, tarafların bilgi belge sızdırma savaşları ve ortaya saçılan senaryolarla da bu yönde oluşmuş algının artık bir bilgiye dönüşmesini engellemeye yetmemiştir.
 
Roboski davası gibi tarihsel bir davanın sürekli sürüncemede tutulup, zamana yayılması, Meclis Araştırma Komisyonu üyelerinin birer sükut abidesine dönüştürülüp, suçu örtmek üzere ortaya çıkan raporda dağa fare doğurtulması da göstermektedir ki bu dava; bu topraklar üzerindeki sis perdesini dağıtacak Mesih’in nefesi hükmündedir.
 
Bu dava, arkasında gizlediği kirli ilişkileri ve güçleri açığa çıkaracak şiddette bir etkiye sahiptir. Bu dava zalim ile mazlumun hesaplaşmasıdır. Bu dava, hakikatin kapı koludur ve yıllardır bu topraklarda tahakküm eden karanlığı yırtacak meşalenin çakmağıdır. Roboski, bu toprakların mağduriyetinin Kudüs’üdür ve yatıp kalkıp Roboski demek, hakikatten vazgeçmemenin bir başka ifadesidir. 
 
Roboski, şimdi ve bundan sonra bu hükümet için bir namus ve varlık meselesidir. Hem kendilerine karşı kurulduğu iddia edilen komploları kırmak hem de varlıklarını devam ettirebilmenin tek mümkün yoludur. Bu sebeple Roboski dosyasının esastan alınarak yargılama sürecinin ihya edilmesini, askeri mahkemenin değil sivil mahkemelerin ve hukukun konusu olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Katliam sorumlularının açığa çıkması için esirgenen gayretin, mağdur yakınları aleyhinde kamu görevlilerine hakaretten, sınırı ihlalden davalar açılması, idari para cezaları kesilmesi, yakınlarının mahkûm edilmesi için kullanıldığını görüyoruz.
 
Roboski için adalet talebimiz, adalet tahakkuk edinceye kadar vazgeçilmezimizdir. İlgili makamlara, basına ve kamuoyuna açık çağrımızdır.
 
Van Mazlumder Şube Başkanı
Yakup Aslan

\"\"

\"\"

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.