1. HABERLER

  2. EYLEMLER VE STK

  3. Van Depremzedelerinin Sesini Mazlumder Duydu
Van Depremzedelerinin Sesini Mazlumder Duydu

Van Depremzedelerinin Sesini Mazlumder Duydu

Bugün Van’da meydana gelen büyük depremin yıldönümüydü. Mazlumder öncülüğünde, İnsan-der, Vakad ve Memur-sen’in vermiş olduğu destekle, depremin olduğu saatte düzenlenen basın açıklamasında, deprem sonrası yaşanan mağduriyetin devam ettiğine işaret edildi

A+A-

Bugün Van’da meydana gelen büyük depremin yıldönümüydü. Mazlumder öncülüğünde, İnsan-der, Vakad ve Memur-sen’in vermiş olduğu destekle, depremin olduğu saatte düzenlenen basın açıklamasında, deprem sonrası yaşanan mağduriyetin devam ettiğine işaret edildi. Üç konteyner kentten depremzedelerin de katıldığı basın açıklamasında, Mazlumder GYK üyesi Evin Keskin’in okuduğu basın açıklamasından sonra, depremzedelerin yaşamış olduğu mağduriyet karşısında yetkililerin çözüm bulmasına dikkat çekmek için 15 dakikalık oturma eylemi düzenlendi.

Oturma eylemi esnasında depremzedeler, yaşamış oldukları sorunları dillendirici konuşmalar yaptılar. Konteyner kentte kalanların Van’ın en yoksul ve çaresiz insanları olduğunu vurgulayan depremzedeler, ‘çalmadıkları kapı kalmadığını, ancak bütün kapıların birer birer yüzlerine kapandığını ve bu mücadele boyunca Mazlumder’in yanlarında olduğu’nu vurguladılar.

İnsan-der, Memur-sen ve Mazlumder’den kalabalık bir grubun katıldığı eylem, bu konuşmalarla sona erdi…

Faqiye Teyran Parkıönünde bir araya gelen Sivil Toplum Kuruluşu üyeleri adına bir açıklama yapan Evin Keskin, 23 Ekim ve 9 Kasım tarihlerinde ilde yaşanan iki büyük depremin ardından konteyner kentlerde kalan vatandaşların yaşamlarını zor şartlar altında devam ettirdiğini belirtti. Depremlerin, insanların yaşam şartlarını, dünyalarını değiştirebildiğine en açık şekliyle Van'da şahit olduklarını ifade eden Evin Keskin’in okumuş olduğu basın açıklamasının tam metni aşağıdadır:


Aydınlık Bir Gelecek İstiyoruz.

Basına Ve Kamoyuna;

23 Ekim ve 9 Kasım tarihlerinde Van’da yaşanan iki büyük depremin ardından yaşamlarını zor şartlar altında devam ettiren "konteyner kent" sakinlerinin yaşadıkları hak ihlallerini dillendirmek  için buradayız.

Depremlerin  insanların yaşam şartlarını, dünyalarını değiştirebildiğine en açık şekliyle Van’da şahit olduk. Bazı insanların hayatlarında çok etkili olmazken, bazıları için yeni bir başlangıcın, mücadelenin habercisi de olabiliyor. Van'da iki yıl önce yaşanan deprem bu gerçeği bir kez daha gözler önüne sermiştir. Uzun yıllar deprem önlemleri adı altında herhangi bir girişimde bulunmayan, sayısızca ihlalin, yolsuzluğun, usulsüzlüğün yaşandığı haberlerine rağmen, adeta insanları kaderleriyle baş başa bırakan zihniyet, kentsel dönüşüm projelerini tek çözüm yolu olarak gündemine almış; ancak süreç içerisinde yaşananlarla yüzleşmeye cesaret edememiştir. Sorumsuzluğun neticesinde her defasında birçok insan  hayatını kaybetmiş, sağ kurtulan bir çok insan ise  evsiz kalmıştır. Bu çerçeve de deprem sonrası  kentsel dönüşüm faaliyetlerin hız kazanmıştır. Ancak kentsel dönüşüm faaliyetlerinin hızlanması  geçim  olanakları az ve zor olan  insanların mağduriyetlerinin daha da artmasına neden olmuştur. Deprem esnasında ve sonrasında nelerin yapılması gerektiğine dair pek çok bilinmez, sorun olarak varlığını hissettirmeye devam ediyor.

Bu  mağduriyeti yaşayan  halk deprem sonrası yerleştirildikleri konteyner kentlerde kendileri için  kalıcı bir barınma alanı sağlanmadığından, buralarda yaşamlarını  hala zorunlu olarak devam ettirmektedirler.  Vatandaşlarının yanında olması gereken devlet, kalıcı konut sorununu çözmediği gibi,  sosyal ve ekonomik imkanları bulunmayan bu insanları daha da zor şartlara sürüklemektedir. Sosyal hayatın dışına itilmek istenen bu mağdur halk konteyner yaşamları  süresince önce çevre temizliğinden, sonra mensup oldukları dinin ritüelleri yerine getirmek için kurulmuş olan mescitlerinden ve şimdi de hayatın bir çok yerinde gerekli olan elektrikten mahrum bırakılmışlardır. Sosyal  devlet  anlayışına, uluslar arası sözleşmelere ve insani değerlere sığmayan bu  uygulamalara karşın, konteyner kent sakinleri seslerini duyurmak, tepkilerini göstermek ve haklarını aramak için 57 gündür açlık grevini devam ettirmektedirler.İkinci büyük depremin, devletten geldiğni” söyleyen konteyner sakinleri, şiddetli soğuklardan önce elektriklerin bağlanmasını, sonrasında ise kalıcı barınma sorununun çözülmesini talep etmektedirler.

Karanlıkta yaşanan  66. gün ve bununla birlikte  ortaya çıkan sağlık problemleri, psikolojik rahatsızlıklar, terk edilmişlik hissi ve devlet yetkililerin duyarsızlığı yalnızca insanca talebi olan bu insanlarda geri dönülmez hasarların oluşması tedirginliğini yaşamaktayız. Sivil Toplum Kuruluşları olarak, sorunun çözümüne katkıda bulunmak için  devletin ilimizdeki en üst yetkilisi olan valiyle görüşme talebimizin karşılık bulmamasına anlam veremediğimizi de belirtmek isteriz.  Konteyner kentlerde yaşanacak  herhangi bir  hasar veya acının hesabını ne bu dünyada ne de ilahi makamda vermek kolay olmayacaktır.  Bugünün kritik sorusu, depremlerden gerekli dersin alınıp alınmadığıdır. Önceki depremlerden ders çıkartılıp çıkartılmadığının turnusolü Van depremi olmuştur. Van depreminin siyasi erk nezdindeki etkisini öğrenmek, deprem öncesi, esnası ve sonrasında daha duyarlı davranılması gerektiğine inanmak için, yeni bir depremin daha meydana gelmesi mi beklenecektir? Ülke kamuoyu merak ve kaygıyla bu sorunun yanıtını aramaktadır.

Son olarak çözüm önerilerimiz:

1. Öncelikle karanlıkta yaşamak zorunda bırakılan depremzedelerin elektriği bağlanmalı. Çünkü bu sorun çözülmezse, özellikle çocukların soğuktan yaşamını yitirmesi söz konusu olabilir.

2. Temel hak olan eğitimden yararlanabilmek için, gerekli imkanın oluşturulması, servisi tahsis edilmeli ve kirlilikten dolayı çocukların komplekse kapılması önlenmelidir.

3. 4 ayrı konteynerkentte yaşayan depremzedeler, tek alanda toplanmalıdır. Böylece daha pratik hizmet sunulması mümkün olacaktır.

4. Depremzedelerin sağlık hizmetlerinden/hakkından yararlanması sağlanmalıdır. Rehabilitasyon hizmetlerine kesinlikle önem verilmelidir.

5. Kalıcı bir çözüm bulununcaya kadar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Müdürlüğünün desteği artarak devam etmelidir.

Orta vadeli ve kalıcı çözüm önerilerimiz:

1. Depremzedelerin “Dar Gelirli Statüsünde” kalıcı konut sahibi olmaları sağlanmalıdır.

2. İstihdam sorunu mutlaka çözülmelidir. Çünkü deprem sonrası kahir ekseriyeti işini de kaybetmiştir.

3. Deprem sürecini araştıracak tarafsız bir araştırma komisyonunun oluşturulmasını talep ediyoruz.

Kamuoyuna ve basına saygılarımızla.

                                                                      Van MAZLUMDER Şubesi adına

                                                                                        Evin Keskin  


UFKUMUZ.COM


FOTOĞRAFLAR


 


HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.