1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Vakit mesajı aldı!
Vakit mesajı aldı!

Vakit mesajı aldı!

A+A-

Basın Konseyi Başkanı ve Hürriyet Başyazarı Oktay Ekşi ile Hürriyet Gazetesi'nin açtığı tazminat davasında mahkûm edilen Vakit Gazetesi'nin Ankara bürosundaki bilgisayarları dün haczedilmişti. Arseven, gazetenin Ankara bürosunda yaptığı basın toplantısında söz konusu gelişmeyi değerlendirdi.

Vakit Gazetesi'nin, CHP Genel Sekreteri Önder Sav ile Bolu Valisi Mehmet Ali Serindağ arasındaki konuşmayı ortaya çıkarmasının ardından ön plana çıktığını söyleyen Arseven, 'Sayın Vali hakkında işlem yapılmadı. Sayın Sav, özür dilemedi, yerinde duruyor. Sayın Baykal ve grubu Sav'a, böyle bir süreç yaşandı ve biz büyük bir baskı altında kaldık' dedi.

Doğan Medya'nın patronu Aydın Doğan'ın ve Hürriyet Gazetesi Başyazarı Oktay Ekşi'nin 3-4 milyara ihtiyacının olmadığının açık olduğunu ifade eden Arseven, 'Ama gelip bilgisayarlarımıza el koydular. Buzdolabımız vardı. Onu almış olsalardı. Soğuk su içmeden de yaşayabilirdik. Yed-i Emin'e teslim edebilirlerdi. Bunu da yapmadılar. Bilgisayarlarımızı aldılar. Dava ile ilgili haber İstanbul mahreçli ama özellikle Ankara Bürosu'na baskın yapılması, bilgisayarlarımızın alınması bir mesaj, Aydın Doğan ve Aydın Doğan'ın uzantısı olan çevrelerin bize yönelik bir mesajı. Diyorlar ki ey Vakit Gazetesi ve Ankara Bürosu, siz çok rahatsızlık vermeye başladınız. Bakın özellikle bilgisayarlarınızı alıyoruz diyorlar. Haber İstanbul mahreçli ama Ankara bürosuna haciz geliyor ve özellikle bilgisayarlara el koyuluyor. Siz bir mesaj vermeye çalışıyorsunuz. Yoksa şunu düşünemeyiz, Aydın Doğan 4 milyarı ne yapacak şarap parası mı yapacak, havyar parası mı yapacak ? Oktay Ekşi 3 milyarı ne yapacak ? Fino köpeklerinin bakım masrafı bile bundan fazladır' diye konuştu.

MESAJI ALGILADIK, NE SUSARIZ NE GERİ GİDERİZ

Bürodaki bilgisayara el konulmasının önemli bir olay olduğunu belirten Arseven, 'Bu olayın Gazetenin Ankara Bürosu'nun başına gelmesi halinde son günlerde Vakit gazetesinin ne kadar ön plana çıktığı da ne kadar geniş, etkili ve derin çevrelerin hedefi olduğu da bir arada düşünüldüğünde, anlamlı bir mesaj çıkıyor ortaya. Mesajları 'Ey vakit gazetesi sen bize çok rahatsızlık veriyorsun. Sen fazla bağımsızsın. Türkiye'de böyle işlerin yapılmasına müsaade edilmez. Türkiye'yi biz yönetiriz ve hangi gazetenin hangi sınıra kadar hareket edebileceğine biz karar veririz. Sen çok ileri gittin, sus artık. Bugün manşetimizde söyledik, ne susarız ne geri gideriz. Bu, mesajı nasıl algıladığımızı ortaya koyuyor' dedi.

Hacizin taraflarından biri olan, Basın Konseyi'nin Başkanı da olan Oktay Ekşi'nin tutumunu da eleştiren Arseven, şöyle dedi: 'Basın Konseyi'nin ezeli başkanı olan Oktay Ekşi, herhalde şekli olarak baktığımız zaman buradaki muhabir arkadaşlarımızın ve köşe yazarlarımızın ellerindeki kalemin alınmasına karşı çıkacak nitelikte ama özellikle bizim bilgisayarlarımızı aldırtıyor. Bunlar son derece ucuz ve basit yöntemler.'

Arseven, bilgisayarların bürodan alınmasının ardından muhabirlerin bir kısmının kendi laptoplarını kullandığını ve diğerlerinin ise haberlerini internet kafelerden yazarak gönderdiğini dile getirdi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.