1. YAZARLAR

  2. Ziyaeddîn Embarî

  3. Uyuşturucuya "Êdî Bese!" (Artık Yeter!) Diyebilmek (II)
Ziyaeddîn Embarî

Ziyaeddîn Embarî

Yazarın Tüm Yazıları >

Uyuşturucuya "Êdî Bese!" (Artık Yeter!) Diyebilmek (II)

A+A-

 

Ben bu bölümde tıpkı birinci bölümde olduğu gibi sizleri veriler ve deliller içerisinde boğmak istemiyorum.

Doğrusu uyuşturucu konusunu ele aldıktan sonra konunun ne kadar çetrefilli, geniş, engebeli ve aynı zamanda tehlikeli olduğunu gördüm. Belli bazı izlenimlerden sonra biraz yeise düştüm ve şairin dediği gibi:

“Sağım sarhoş, solum sarhoş

İlahi! Ne yapsam da boş”

dizelerini anımsaya başladım. Ama, yine de bıkmadım. İnadına birilerini rahatsız etmeye devam edeyim dedim. Çünkü bazen, bazı sorunların çözümü, rahatta olanları rahatsız etmekten geçer. Onun içindir ki Ali ŞeriatiSizi rahatsız etmeye geldim” demişti. O, dünya düzeninde bazılarının kendi rahatları için bir çok kimseyi rahatsız ettiğini görünce dayanamamış, asıl sorunun bu rahatlar taifesi olduğunu fark edince, onları rahatsız etmeye başlamış ve bunun neticesinde 1977’de canını verecek kadar fedakârlıktan kaçmamıştı. Evet, bu rahatlar taifesi çetedirler, şebekedirler, sinsidirler ve aynı zamanda şeytan-ı insidirler.           
Neyse mevzuumuza avdet edersek; Hz. Peygamber: “İçki kötülüklerin anasıdır.” buyurmuş. Kanımca uyuşturucu ise, kötülüklerin hem anası, hem de babasıdır.

Aynı zamanda bir ayeti kerimede “Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz. (Maide Sûresi, 90)

Diğer bir ayette: “Şeytan, içkide ve kumarda aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi Allah’ı anmaktan ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Artık siz hepiniz vazgeçtiniz değil mi?” (Maide Sûresi, 91)

Bir diğer ayette ise; “Sana içkiyi ve kumarı soruyorlar. De ki: Onlarda hem günah, hem insanlar için faydalar vardır. Günahları ise faydalarından daha büyüktür.” (Bakara Sûresi, 219)                

Şimdi diyeceksiniz arkadaş, konu uyuşturucu iken neden içkiden bahsediyorsunuz? Sevgili kardeşlerim, modern dünyanın öyle anlaşılmaz yanı vardır ki uyuturcuyu yasaklar, alkolik içecekleri ve sigarayı serbest bırakır. 18 yaş altındaki gençlere her şeyi yasaklar, 18 yaş üstündeki herkese her şeyi serbest bırakır. Zoraki fuhuşu engeller, gönüllü fuhuşu destekler, uyuşturucu kullanıcısını serbest, satıcısını ise derdest eder. Oysa bir şey asli itibariyle zararlı veya kötü ise bunun büyüğü küçüğü olmaz, herkese yasaklanmalıdır. Yoksa gençlerimiz 18 yaşına girdiği, günü bir özgürlük şiarı olarak algılayacak, ne kadar k… hane( kütüphane değildir), m… hane, kumarhane kısacası ne kadar kötü hane varsa bu günü bu hanelerin kapılarını açma günü olarak kutlamaya devam edecektir.       Niye içki ve sigara diyorum. Çünkü yapılan araştırmalarda madde kullanıcılarının %94,85’inin aynı zamanda sigara da kullandığı, sigaranın, yasa dışı madde kullanımına geçişte ilk basamak olduğu, sigara için ifade edilen hususun, alkol için de geçerli olduğu düşünülmektedir. Zira, yasa dışı madde kullanıcılarının, %60’lara yakını aynı zamanda alkol kullandıkları da görülmektedir. Bu da uyuşturucu yolunun sigaradan geçtiği, alkolle devam ettiği, uyuşturucuyla genişleyip uzadığı ve “ölümle” son bulduğu demektir. Madde kullanımının bir süreç olduğu ve sürecin sigara ile başladığı açıkça görülmektedir. Ailelerin madde kullanımını önlemeye yönelik alacakları ilk tedbirin, sigara kullanımını engellemeye yönelik olmasının faydalı olacağı aşikârdır.          

“Başta anne-babalar ve samimi arkadaşlar başta olmak üzere, tüm zararlı alışkanlıklar hakkında sevdiklerimizi iyice bilinçlendirmemiz gerekiyor. Bugün görülen odur ki, ülke genelinde başta okullar olmak üzere, gittikçe etki alanlarını genişleten söz konusu bu zararlı alışkanlıklarla, ancak ve ancak bilinçli bir aile ve toplumla baş edebiliriz.”. (Bayram Ali KAVALCI-Zararlı Alışkanlıklara Karşı İş Birliği Yapalım)                                        

Aynı zamanda artan nüfus, kültürel ve sosyal bağların zayıflaması, hızlı şehirleşme ve nüfus hareketleri, başta internet olmak üzere teknolojinin menfi amaçlarla da kullanılmaya açık olması; maddenin kötüye kullanımını tetiklemektedir           

Bu tehlikeli zararlılara karşı toplumumuzun tüm unsurlarının daha geç kalmadan harekete geçmesinin zorunlu olduğu görülmektedir. Bu çalışmalarda başta sivil toplum kuruluşlarımıza çok büyük görevler düşmektedir.Baskı grupları arasında sayılan STK’lerin, son yıllarda nitelik ve nicelik olarak verdikleri hizmetlerde artış gözlemlenmekteyse de kesinlikle yeterli değildir.  Özellikle STK’ler bu konuyu gündemlerine almalı, konuyla ilgili ortak hareket etmeli.  Konuyla ilgili çeşitli, seminer, panel ve sempozyumlar gibi toplumu aydınlatıcı faaliyetlerde bulunmalı. Hükümeti bu konuda daha da duyarlı olmaya zorlamalıdırlar. Özellikle medyanın, bu konuda, herkesten daha çok duyarlı olması gerekmektedir; çünkü basın yayın, sorunları çözmede en etkili güçtür. Medya konuyu daima canlı tutmalı, konuyla ilgili çeşitli programlar yapmalı ve siyasileri harekete geçirmelidir. Çünkü, konunun çözümleyicisi hiç kuşkusuz devlettir. Zaten Anayasanın 58. maddesinde, “..Dev­let, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, ku­mar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbir­leri alır.” denilmektedir. Oysa bizler, bazı kuşlar gibi, ceylanları aslanların gelişinden haberdar etmek için çıkarttıkları tedbir amaçlı seslerden başka bir şey yapamayız. Çünkü uyuşturucu satıcı veya kullanıcılarının çoğu örgütlü suç unsurlarıdır. Tehlike arz etmektedirler.

Devlet bu konuda çok ciddi önlemler almalıdır. Birçok konuda devletin sistematik yapısıyla sorunlarımız olsa da özellikle bu konuda devlet millet el ele vermelidir.

Devlet, bu gün Kürdistan’da hemen herkesin ortak bir kanısı olan, devletin zamanında aşiretler arasındaki çatışmaları bir denge unsuru olarak kullandığı gibi uyuşturucuyu da bir denge unsuru olarak kullandığı görüşünü çürütecek adımları bir an önce atmalıdır. Bu iş için, sadece ihbarlar doğrultusunda hareket etmemeli, kırsalda artık hemen hemen her köyde görülen irili ufaklı esrar tarlalarını yok etmelidir. Şehirlerdeki yapılanmalar hakkında daha da duyarlı olmalıdır.

Lice ve Yüksekova gibi uyuşturucunun ana merkezleri gibi görünen yerler, aynı zamanda PKK’nin etkin olduğu yerlerdir. Bu da, PKK’nin bunu desteklemese de göz yumduğu anlamına gelmektedir. PKK de konuyla ilgili politikasını gözden geçirmelidir.

Şunu demek isterim ki “Hiç kimsenin Kürdistan’ı Esraristana dönüştürme hakkı olmadığı gibi, ‘Kürdistan olmaktansa, Esraristan olsun.’ demeye de hakkı yoktur.”

Çok tuhaftır ki esrarı eken birçok güya dini bütün bazı insanımız, esrar ekimini mübah görmekte ve gayrimüslimlere satmada bir sakınca görmemektedirler. "Harbilerin malı ve canı korunmuş değildir, harbiye zarar vermek için her türlü hile mubahtır.”derler. Maalesef bu konuda bazı zayıf görüşler varsa da bu görüş İslam’ın özüne aykırıdır. Fıkıhta bir kural vardır: “Harama götüren de haramdır.” İslam’da kalleşlik yoktur, açıklık vardır. Düşman da olsa kaleyi içerden yıkmak değil, fethetmek vardır. Asıl olan ıslah etmektir.

Neyse konumuza devam edelim.“Madde Kullanımı Risk Analizi Anket Formu” (U-Formu)verilerine göre; madde kullanıcılarının maddeye başlama nedeni olarak, ilk iki sırada merak ve arkadaş etkisi gelirken, bunu %15,23 ile kişisel sorunlar ve %14,31’lik bir oranla aile sorunları takip etmektedir.

Buna göre ebeveyn, çocuğuyla yakından ilgilenmeli, çocuğunu uyuşturucun zararlarıyla ilgili bilgilendirilmeli, çocuğunun çevresini ve arkadaşlarını yakından tanımalı ve çocuğu strese sokacak sorunlardan uzak durmalı, kısacası çocuğa olumlu yönde örnek olunmalıdır.

Bugünkü asrın gençliği ve bulundukları yaşın atmosferi hepimizce malumdur. Gençliğin düştüğü bu acı tablo karşısında seyirci kalmak hiçbir vicdana sığmaz, ama gel gör ki bireysel çalışmalar kesin netice vermiyor.

Son olarak gençlerimize ve ebeveynlerimize haddimi aşarak konunun uzmanlarının da dile getirdiği bazı tavsiyelerde bulunarak yazımı sonlandırmak istiyorum.

Sevgili Gençler Ne Yapmalısınız?

-Öncelikle uyuşturucu kullanımına yol açan ortamlardan uzak durmalısınız.
-Kötü arkadaş gruplarından uzak durmalı ve onların parıltılı ve şaşalı yaşantılarına aldanmamalısınız.
-Uyuşturucu kullanımına başlamanın en büyük sebeplerinden olan deneme isteğinden kendinizi uzak tutmalısınız.
-Size bedava uyuşturucu teklif eden "Bir kere kullanmadan bir şey olmaz." diyenlere kanmamalısınız.
-Enerjinizi manevi değerlere ve sosyal faaliyetlere yönetmelisiniz.
-Sevincinizi, üzüntülerinizi aileniz büyükleriyle paylaşınız. Sizin en yakın dostunuz sizin için her şeyini fedaya hazır aile büyüklerinizdir. Onlara karşı dürüst olunuz.
-Gerçek sevgi ve mutluluğu kendi yuvanızda arayın.
-İçki, uyuşturucu kumar, şans oyunları, fuhuş ve çeşitli sapıklıklar, evden kaçma gibi olayların tümünü besleyen ortamlardan uzak durmalıyız.

-Uyuşturucu ÇÖZÜM değil ÇÖZÜMSÜZLÜKTÜR!!!

Sevgili Anne Ve Babalar,

-Çocuklarınızı uyuşturucu kullanımına karşı korumak sizin en büyük görevinizdir. Bu görevi yapmak, topluma ve geleceğinize karşı sorumluluklarınızı yerine getirmeniz demektir.
-Çocuklarınızı sigara ve alkolden uzak tutmalı, onları ikram vasıtası olarak kullanmamalısınız.
-Çocuğunuzun kişilik kazanmasına yardımcı olup, onların kendilerine güvenini sağlamalısınız.
-Çocuklarınızın meseleleriyle yakında ilgilenip, onlara yeterli zaman ayırmalı, şefkat ve merhamet göstermelisiniz.
-Çocuklarınızın aile şefkati ile otoritesini benliklerinde aynı oranda hissetmelerini sağlayacak özen ve dikkati göstermelisiniz.
-Çocuklarınıza iyi bir terbiye vermelisiniz. Onları, mili ve manevi konularda aydınlatmalısınız. Bu anlatımınız onların uyuşturucudan uzak durmalarını sağlayacaktır.
-Uyuşturucuya götüren sebeplerin başında gelen alkolden uzak durmalarını ve bu kötü alışkanlığa düşmemelerini sağlamalısınız.
-Uyuşturucu kullandığını tespit etmeniz halinde; önce kötü arkadaş grubundan ayırmalı, uzman psikiyatristlerin önerileri doğrultusunda tedavilerini sağlamalısınız.

-Aile İçi Eğitime Önem Veriniz.                               HÜLASAYI KELAM, VESSELAM.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.