1. YAZARLAR

  2. Abdülkadir Selvi

  3. Usta sahaya indi
Abdülkadir Selvi

Abdülkadir Selvi

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Usta sahaya indi

A+A-

Bu tarihi bir kenara not edin.

22 Haziran 2014.

Başbakan Erdoğan'ın, İstanbul İl Danışma Kurulu toplantısında yaptığı konuşma.

24 Haziran 2014 tarihini de bir kenara not edin.

Başbakan Erdoğan'ın, 24 Haziran tarihli AK Parti Grubunda ve Büyükelçiler toplantısında yaptığı konuşmalara dikkat edin.

Orada yeni dönemin yol haritasına ilişkin ipuçlarını bulacaksınız.

Dikkat ettinizse, yeni dönemin yol haritası dedim, Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağını değil.

1 Temmuz günü yapılacak olan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in, 'Cumhurbaşkanı adayımız, Genel Başkanımız ve Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan' demesinden ibaret olacak.

Çünkü AK Parti kurmayları bir süredir Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı adayı olarak seçim kampanyasının koordinasyonu ile meşgul.

Kaç yerde miting yapılacağı, seçim kampanyasının hangi tema üzerine kurulacağı gibi.

Benden bir tüyo.

Müthiş bir seçim şarkısı geliyor.

AK parti seçim şarkıları konusunda çok başarılı.

'Aynı Dağın yeliyiz biz' unutuldu mu?

Hakeza Dombra unutulabilir mi?

Bakalım Erol Olçak bu kez şapkasından hangi tavşanı çıkaracak.

Başbakan'ın konuşmalarında ise kendisinden sonra nasıl bir AK Parti yönetimi ve Başbakan düşündüğüne dair ipuçları yer alıyor.

Başbakan, 22 Haziran İstanbul İl danışma Kurulu toplantısında yaptığı konuşma ile kendisinden sonraki AK Parti'yi şekillendirmek üzere sahaya indi.

Ne dedi Başbakan?

Dedi ki, 'Kimin dava insanı, kimin de ikbal peşinde, koltuk peşinde, makam peşinde olduğunu çok daha net göreceğimiz bir döneme giriyoruz.'

Siyasetçinin ateşle imtahını ancak buna denir.

Başka ne dedi? 'Partinin başına Ahmet gelmiş, Mehmet gelmiş', bunun tartışmasını yapmak, davaya ve harekete karşı inanın büyük saygısızlıktır'

Başbakan'ın sözleri, 'Hadi Ahmet'i anladıkta Mehmet kim?' şeklinde esprilere konu olsa da benlik davası güdülmemesi gerektiğini söyledi Başbakan.

Ama çok daha önemli bir şey söyledi.

'Partinin başına kim gelirse gelsin bu hareketin lideri benim' dedi.

Başbakan'ın dün AK Parti grup toplantısında verdiği mesajlar da bu açıdan çok önemliydi.

Yeni dönemin yapı taşlarıydı. Belli ki Başbakan'ın konuşması üzerinde uzun uzun çalışılmış, her mesaj adrese teslim olarak hazırlanmıştı.

Başbakan konuşurken grup salonunu dikkatle izledim. Milletvekilleri her mesajı alıp, bir yere not ediyorlardı adeta.

Ne dedi başbakan?

'AK Parti kulislerin partisi olmamalıdır, olmayacak'

Bu söz şimdiden kulis yapanlara yönelik bir uyarıydı.

Eğer AK Parti diğer partiler gibi kulislerin,dengelerin partisi konumuna düşerse, siyaseten intihar etmiş olur. Çünkü bu tür bir siyaset tarzı diğer partilere yaramadı.

En büyük denge hesapları ANAP'ta, en güçlü kulisler DYP'de yapılırdı. Ne oldu? AK Parti siyasete kendi tarzı siyaseti ile geldi.

AK Parti her zaman iki kanatlı oldu.

Hizmet siyaseti ve reform siyaseti yaptı. Kendisiyle birlikte Türkiye'yi de dönüştürdü.

Türk siyasetinde 8 kez üst üste seçim kazandıysa bunda yeni siyaset tarzının katkısı çok büyük oldu. AK parti şimdi bunu bırakıp, eskinin iflas etmiş kulis siyasetine mi dönecek?

Dönmemesi lazım.

Dönerse bunca yıllık emekler heba olur.

AK Parti kulisinde denge hesaplarının yapıldığına tanık oldum.

Kulaklarıma inanamadım.

İngilizler bu işe ne der?

Yok İngilizlerin adayı kim?

Eğer AK Parti bu tür denge hesapları yaparsa şimdiye kadar on defa dükkanı kapatıp gitmesi lazımdı.

AK Parti,'Millet ne der' dediği için ayakta.

Başbakan her konuşmasında Başbakanlık yoluna bir taş daha döşedi. Büyükelçiler konferansında söylediği, 'Sisi'nin tebrik edilmesi yanlış olmuştur' sözü de bunlardan birisi.

Sadece bir dış politika refleksi olduğunu düşünmüyorum.

Çünkü aynı sözü İstanbul'daki İl Danışma Kurulu toplantısı'nda da söylüyor.

'Sisi'nin tebrik edilmesi yanlış olmuştur. Ne tebriği ya. Adam meşru değil bir defa'

Buna ilişkin bir perde arkası bilgiyi aktarayım.

Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu, bu konuyu müzakere ediyorlar. Erdoğan ve Davutoğlu, Sisi'nin bir darbe lideri olduğunu belirterek, 'Seçimi meşru değil, tebrik edilmemeli' görüşünü dile getiriyorlar.

Ancak daha sonra bildiğimiz tebrik olayı gerçekleşiyor.

Zaten Başbakan da İstanbul'daki toplantıda,'Kendisine de söylediğim için' diyerek söze giriyor.

Tüm bu mesajları alt alta koyunca ortaya nasıl bir tablo çıkıyor?

Başbakan kendisinden sonra partinin başına geçecek kişi konusunda AK Parti'yi şekillendirmeye başladı.

Başka bir deyişle,'Usta sahaya indi'

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.