1. YAZARLAR

  2. Vahap Coşkun

  3. Üç Senaryo
Vahap Coşkun

Vahap Coşkun

Serbestiyet
Yazarın Tüm Yazıları >

Üç Senaryo

A+A-

 

Geçen hafta yayınlanan “İYİ Parti ne kadar ‘iyi’?” başlıklı yazım üzerine Metropoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nden Prof. Dr. Özer Sencar ile uzun bir görüşme yaptık. Sencar, İYİ Parti’nin oy kaynakları ve muhtemel akıbeti hakkında değerli bilgiler verdi.

 

Ardından bana Metropoll’ün Ekim-2017 tarihli “Türkiye’nin Nabzı” araştırmasını da gönderdi. Kasım ayı için yaptıkları araştırmayı tamamladıklarını ama henüz yayınlamadıklarını belirten Sencar, siyasette Ekim ayındaki eğilimlerin Kasım ayında da ana hatlarıyla devam ettiğini söyledi.

Metropoll’ün araştırmasında İYİ Parti bağlamında altı çizilebilecek üç husus var. Birincisi, araştırmanın yapıldığı esnada henüz resmi olarak deklere edilmediğinden seçmenlerin bu partiye ilişkin düşüncelerini almak için “Meral Akşener parti kursa, hangi partiye oy verirsiniz?” şeklinde varsayımsal bir soru sorulmuş. Buna verilen cevaplar, İYİ Parti’nin başlangıç itibariyle baraj sınırında olduğuna işaret ediyor.

İkincisi, İYİ Parti’nin gözünü diktiği oy kaynaklarıdır. Bu partinin, AK Parti’nin ve MHP’nin oy tabanlarına sesleneceği ve öncelikle onlardan oy devşireceği düşünülüyordu. Lakin Metropoll’ün verilerinde, bu iki partiden şu anda İYİ Parti’ye doğru yoğun bir oy kayışı görülmüyor. Araştırmaya göre İYİ Parti, AK Parti’den 1.2 puan, MHP’den 1.1 puan, CHP’den 1,7 puan ve kararsızlardan 3.6 puanlık bir oy alıyor. Buradan iki netice çıkarılabilir: Biri, İYİ Parti’nin sahneye çıkmasından CHP’nin, AK Parti ve MHP’den daha fazla olumsuz yönde etkilendiğidir. Diğeri ise, şu an itibariyle İYİ Parti’nin hem hedef kitlesinin hem de oy kaynağının daha oy verecek parti bulamayan ya da kararsızlardan oluştuğudur.        

Üçüncüsü, etnik kökene göre oy dağılımı yapıldığında İYİ Parti’nin Kürt seçmenlerden yok mesabesinde bir destek gördüğüdür. Metropoll’ün rakamlarına göre Kürtlerin oylarının % 90’ı HDP ile AK Parti (HDP %45, AK Parti % 44) arasında bölüşülüyor. Geri kalan % 10’luk kısım ise diğer partiler arasında dağılıyor. İYİ Parti’nin Kürtlere dönük bir politikası yok, dolayısıyla Kürt seçmenlerin HDP ve AK Parti’ye verdiği büyük desteği kırma ihtimali de görülmüyor.

Mezhebi kimlik bazında ise İYİ Parti Alevilerin sadece % 2.4’ünün oyunu alabiliyor; Alevilerden de İYİ Parti’ye bir oy geçişi söz konusu değil.

Bugün itibariyle Akşener’in partisi, en fazla desteği Marmara ve Ege bölgelerinden alıyor. Siyasi kimliklere göre bir dağılım yapıldığında ise en çok kendilerini “milliyetçi” ve “Atatürkçü/laik” olarak nitelendirenler Akşener’in arkasında duruyor. Buna mukabil destek oranı, “dindar/muhafazakâr” kesimde çok düşük, “Kürt milliyetçilerinde” ise hiç yok.  Dolayısıyla İYİ Parti başlangıç anında dar bir noktaya sıkışan bir siyasi hareket görünümü sunuyor.

Saman alevi

Akşener’in ve partisini bekleyen üç bekleyen senaryodan bahsedilebilir. İlk senaryo, saman alevi gibi parlayıp kısa sürede sönmesidir. Türkiye siyasi tarihi, son derece büyük iddialarla ortaya çıkıp çok geçmeden piyasadan silinen siyasi aktörlerle doludur. Akşener’in geleceğini tayin edecek üç önemli faktör var:

Bir, kısa bir vade içinde Türkiye’nin tamamında örgütlenip örgütlenemeyeceğidir. Eğer örgütlenmesini makul bir sürede tamamlar ve teşkilatları ile çalışmaya başlarsa, gerçek bir parti sıfatını haiz olur. Yoksa sabun köpüğü gibi kayar gider.

İki, parti yöneticilerinin seçimlere kadar geçecek zaman içinde gösterecekleri performanstır. Bu noktada parlak bir tablonun olmadığı aşikar; bilhassa partinin en bilinen isimleri yaptıkları açıklamaları (Mesela Ümit Özdağ’ın Suriyelilerin bir bölümünün “şişman” ve “obez” olduğunu belirten sözleri) tekrar ettikleri takdirde, parti başladığı yerden daha aşağılara gidebilir.

Ve üç, mühim eşik –seçim takvimine uyulursa- ilk yapılacak seçim olan yerel seçimlerdir. Bu seçimde çok düşük oy alması halinde bu partiye bel bağlayanların umutları söner ve partinin kendini genel seçimlere taşıması güç olur.  Aynı şekilde yerel seçimlerdeki bir başarısızlık, Akşener’in de ciddi bir cumhurbaşkanı adayı olma düşüncesini de suya düşürür. Bu itibarla 2019 Mart’ında yapılacak seçimlerin İYİ Parti’nin kaderinin çizilmesinde belirleyici bir etken olduğu söylenebilir.

Ülkücü gömleği çıkarmak

İkinci senaryo, İYİ Parti’nin AK Parti gibi bir gelişimi çizgisi izleyerek, milliyetçi sahanın dominant partisi haline gelmesidir. Buna göre, nasıl ki AK Parti muhafazakar-dindar camiada içinden çıktığı Refah Partisi ve devamlarını yaya bırakmışsa, İYİ Parti de benzer bir yol izleyerek içinden çıktığı MHP’yi geride koyabilir ve zamanla milliyetçi cenahın büyük partisine dönüşebilir.

MHP’nin bir siyasi açmazda olduğu tartışma götürmez. Metropoll’ün araştırmasında da bunu destekleyen rakamlar bulunabilir. Mesela 1 Kasım seçimleri ile karşılaştırıldığında, parti bağlılığı en çok aşınan seçmenin MHP seçmeni olduğu görülüyor. AK Partililerin % 91.7’si, HDP’lilerin % 89.3’ü ve CHP’lilerin % 87.7si partilerine bağlılıklarının devam ettiklerini belirtirken bu oran MHP’de % 74.5’e düşüyor. Yani her dört MHP’liden biri, bugün seçim olsa partisine oy vermeyeceğini belirtiyor.  İYİ Parti arayıştaki bu MHP seçmeni için yeni bir adres olabilir.

Hakkı Özdal, Akşener’in “küskünler için bir odak olmak” için yaptığı birtakım kritik hamlelere dikkat çekiyor. Parti temsilcilerinin her seferinde MHP defterini kapattıklarını ve yeni bir sayfa açtıklarını ısrarla belirtmelerini, Alevilerden ve Kürtlerden de oy alacaklarını söylemelerini, “ülkücülük” bir tarafa “milliyetçilik”i dahi sık telaffuz etmeyip “vatansever” kavramını kullanmalarını bu kapsamda değerlendiriyor.

Ezcümle AK Parti’nin “Milli Görüş gömleğini çıkardık” demesine benzer bir şekilde İYİ Parti de ülkücülük gömleğini çıkarmaya hazırlanıyor. Bu değişim hamlesi, bir ivme yakaladığı takdirde, AK Parti’ye eklemlenen ve “zaten mevcut siyasi tabloda kendisine çok ihtiyaç kalmamış” olan MHP’yi zorlayabilir ve Milli Görüş gibi Milliyetçi Hareket’in de bitmesini hızlandırabilir.

Genç Parti etkisi

Üçüncü senaryo ise, İYİ Parti’nin 2002’deki Genç Parti gibi rol oynayıp hem kendisinin hem de MHP’nin baraj altında kalmasına neden olabilir. Akşener’in mevcuttakinden daha kapsayıcı bir program geliştirmemesi durumunda, İYİ Parti ile MHP arasındaki mücadele ters orantılı bir şekilde ilerler. Biri büyürken diğeri küçülür. Dolayısıyla sadece bu iki partiden biri barajı aşabileceği gibi her iki parti de barajın altında kalabilir.  

Mevcut seçim sistemi muhafaza edilir ve baraj % 10’da tutulursa üçüncü senaryo gerçekleşmeye en yakın senaryo olarak öne çıkıyor.

 

 

 

              

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.