1. YAZARLAR

  2. Cevdet IŞIK

  3. TUTARLI OLMAK
Cevdet IŞIK

Cevdet IŞIK

Yazarın Tüm Yazıları >

TUTARLI OLMAK

A+A-

 

Dünya hayatını bir cümleyle izah et deseler, her açıdan kısıtlılıkla izah ederdim. Zaman kısıtlı, mekân kısıtlı, ömür kısıtlı, velhasıl her şey kısıtlı. Bu kısıtlı durumlar içinde en çok dikkate alınmayanı ise zamandır. İnsan sanki hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyor. Hâlbuki insan ölecek. Fakat ekseriyetle insanlar öleceğini bildiği halde ölmeyecek gibi yaşar. İnsanın farkında olmadan yaşadığı en büyük tutarsızlık budur herhalde.

İnsan yanlış bilgi ve tasavvurların kurbanı olmaktadır. Onulmaz körlük ve sağırlıklar bu yanlış bilgi ve tasavvurların sonucu oluşuyor. Kısıtlı dünya hayatına sonsuzluk tasavvuruyla bakılıyor. O şekilde değerlendirme yapılıyor. Ölüm sonrası sonsuzluk ise hiç dikkate alınmıyor. Allah insana uyarı üstüne uyarı yapıyor. Dünya hayatının kısıtlılığını ve ahiretin sonsuzluğunu çok somut örneklerle izah ediyor. İnsanın muhtemel ve tekerrür eden yanılgılara düşmesini istemiyor. Her şeye rağmen insan tutarlı olamıyor ve sonu helak olan maceralara gözü kapalı giriyor.

Her şeyin sayılarla ifade edildiği, sayılarla değerlendirildiği bir zamanda yaşıyoruz. Bu sayısal zaman tasavvuru hayatı değer ve nitelikten soyutluyor. İnsan, akıl sahibi olarak aklını kullanan bir varlık olduğu için insandır. Öncelikle insanın tutarlılığının aklını kullanmayla birebir ilişkili olduğu açıktır. Buna göre aklını kullanmayan insan kendisiyle çelişmiş olur. Her çelişik durum bir tutarsızlıktır. Tutarlı olmak için çelişkileri aşmak gerekir.

İnsan irade sahibi olduğu için aklını hem iyi ve hem de kötü bir şekilde kullanabilir. Allah insana bu imkânı vermiş. Burada tutarlı olmak adına aklın kullanımı büyük bir önem arz ediyor. Yani insan aklını iyi kullandığı zaman mı yoksa kötü kullandığı zaman mı tutarlı davranmış olur? Bu soruya yanıt olarak ekseriyetle iyi kullanma denileceğinden şüphemiz yoktur. Yanıt iyi kullanma olduğuna göre, bu iyi kullanmanın bir sınır ve içeriği de olmalıdır. O zaman bu sınır ve içerik nedir ve nasıl olmalıdır? Bu tür soruların doğru cevaplarıdır tutarlı olmanın önünü açacak olan.

Tutarlı olmayı dikkate aldığımızda iyinin de kötünün de bilincinde olmak gerekiyor. Burada her şeyi bilen ve doğruluğundan şüphe etmediğimiz bir bilgi kaynağına ihtiyacımız vardır. Biz Müslümanlara göre bu bilgi kaynağı vahiydir. Vahiy Allah’ın insanlara haber verme şeklidir. Allah, insana vahiy yoluyla iyi ve kötü olanın sınır ve içeriğini haber verir. Bu durum insanlık tarihiyle yaşıt olan bir durumdur. Peygamberimizle birlikte vahyin kapısı da kapanmıştır. Yani artık bir daha elçiler yoluyla vahyin nüzulü söz konusu olmayacaktır.

İnsanın tutarlı olmasının tutarlılığı, vahyin belirlediği sınırları gözeterek aklı kullanmak şeklinde olur. Bir başka husus da insanın verili tarafını oluşturan fıtrata aykırı davranmamaktır. Fıtrat, bir anti virüs programı gibi her nerede olursa olsun insanı kötü olandan uzaklaştırır. Ne zamana kadar? Bozuluncaya kadar. Fıtratın bozulması tutarsızlığın en büyük sebeplerinden birisidir. Bunun dikkatten ırak olmaması gerekir.

Tutarlı olmanın başlangıç noktası insanın kendisidir. İnsan önce kendi kendisiyle tutarlı olmalıdır. İnsan düşünmeli; ben neyim ve nasıl olmalıyım demeli! Ya da olması gerektiği gibi olup olmadığını muhasebe etmeli. Yani kendisini çok yönlü bir değerlendirmeye tabi tutmalı. Bu anlamda insan kendisiyle ilgili var olan tutarsızlıkları tespit ederek bir sağaltım süreci başlatmalı. Kendisini aşamayan insanın tutarlı olmasını beklemek yanlış olacaktır.

Tutarlı olmanın bir başka noktasını insanın diğer insanlarla olan ilişkileri oluşturur. Kendisiyle ilgili sorunları çözmemiş kimselerin bu alanda tökezlemesi, tutarsız olması şaşırtıcı olmaz. Allah’ın insanları sınadığı en önemli zemin olan bu zemine toplumsal zemin diyoruz. Bu zeminde aile, akraba ve diğer insanlar bulunur. Toplumsal zeminde tutarlılığın mihenk taşını adalet oluşturur. Müslümanın bütün ilişkileri adaleti temin eden helal-haram sınırlarıyla tutarlı olur. İslam’ın gönüllere bir hidayet olarak girmesinde tutarlı olmanın yaptığı etkinin en üst düzeyde bir etki olduğu bilinen bir gerçektir.

Günümüz dünyası her açıdan tutarsızlıkların hüküm sürdüğü bir dünyadır. Bunun en büyük sebebi seküler anlayış ve amaçlardır. Seküler anlayış gereği doğa ele geçirilmiş bir savaş tutsağı muamelesi görüyor. İnsan, tutsak ettiği, boyun eğdirdiği doğa aracılığıyla sınırsız emellerini gerçekleştirmek istiyor. Oysaki doğa her açıdan sınırlı imkânlarla mukayyettir. Onun için doğa ile ilişkilerde tutarlı olmak yerine tutarsızlıklar almış başını gidiyor. Doğanın bu tutarsızlığa karşı tepkisi ekolojik sorunlar halinde ortaya çıkıyor. Doğal felaketler, iklim ve gıda ile ilgili krizler hep bu tutarsızlıkların sonucudur.

Müslüman halkların hem fert ve hem de toplum olarak İslam’la Kur’an’la ilişkileri tutarlı değildir. Çok doğal olarak yaşamlarını Müslüman bilinç ve duyarlılığıyla sürdürmeleri gerekirken, bundan ne bir iz ne de bir eser görülmüyor. Yani Müslüman olarak tutarlı olmanın kıyısından bile geçilmiyor. Tevhid ve ümmet bilinci buharlaşmış, hem kavramsal ve hem de olgusal manada tutarlılıktan söz etmek mümkün olmuyor. Bu tutarsızlık girdabından dolayı Müslümanların çağa ve tarihe dair herhangi bir söz ve edimleri bulunmuyor. Hayat tarzına dönüşmüş edilgenliklerle beraber sürüklenen kitlelere dönüşüyor.

Tutarlı olmak anlamla ilgili bir durumdur. Kişi kabul ettiğinin anlamına varacak, söyleyip yaptığının da bu anlamla ilişkisi olacak. Müslümanın Müslüman olmak bakımından Kur’an’ı ve sünnet olarak ifade edilen peygamber örnekliğini referans kabul etmesi tutarlı olması anlamına gelecektir. Fakat bunun için Kur’an ve Sünnet ile ilgili bir anlam yolculuğunun olması gerekir. Müslümanın anlam yolculuğu ölünceye kadar devam eden bir yolculuktur. Tutarlı olmayı ifade eden şu iki özlü cümle üzerinde derin bir şekilde düşünmek gerekir: “İnandığınız gibi dosdoğru olun.” “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.