1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Türklerin, Kürtlerle İlgili Tahrifat ve Manipülasyonları
Türklerin, Kürtlerle İlgili Tahrifat ve Manipülasyonları

Türklerin, Kürtlerle İlgili Tahrifat ve Manipülasyonları

A+A-

Mustafa Sungur ağbi ile görüşmede Said-i Kurdinin Divan-ı Harbi Örfi adlı eserinde geçen bir ibare hatırlatıldı. İbare aynen şöyledir.

“Fahr olmasın, derim ki Biz ki Kürd'üz. Aldanırız fakat aldatmayız. Bir hayat için yalana tenezzül etmeyiz.” Bu söz Ustadın vefatından sonra bu şekilde tahrifata uğradığını belirtildi.

“Fahr olmasın, derim ki Biz ki hakiki Müslamınız. Aldanırız fakat aldatmayız. Bir hayat için yalana tenezzül etmeyiz”

Sungur Ağbi ise “evet çok çirkin olmuş, bazı “maslahata” binaen bunlar yapıldı” ifadesini kullandı. Bazı maslahatların ne olduğu konusu bir yana, haddi muayyeni olmayan maslahat anlayışının geldiği nokta büyükçe ceset yığıdır. Misal olarak Şialarda “Takkıyye “ özel durumlara has kılınması gerekirken Şialar “takıyye” yi her durumda kullanır hale getirdiler, en basit bir sosyal ilişkide “takıyye” adı altında “yalan” söylemeye  başladılar, hatta toplu halde yalancı durumunu düştüklerini söyleye biliriz. Nedeni ise bir sınır çizilmemesidir. İşte “maslahat” adı altında Risalenin getirildiği nokta. Hikmetini bilmediğimiz! Maslahatların, neden Said-i Kurdi’nin Kürdistaniliği üzerinde yoğunlaştırıldığıdır.

 

İkinci konu: “Emirdağ Lahikasında” ki Hasan Feyzi Ağbi’nin mektubudur. Mektup iki konuyu ihtiva etmektedir. Birinci konu, Ustadın şahsı ile ilgilidir. İkinci konu, Risale-i nur ile ilgili kısımdır.

 

Hasan Feyzi Ağbi’nin Ustad ilgili bölümü aynen şöyledir.

 

“Ona "Kürdi" denilmesi ve kaside-i Hazret-i İmam-ı Ali'de (r.a.) görülen kelimesinin hazf ve kalbiyle "Kürt" ima ve işaretinin bulunması, gerçekten “Kürtlüğüne” delalet etmez ve onun manevi silsile-i şerafet ve siyadetten tenzil ve teb'idini icap ettirmez. Bu isnad ve izafe, “Kürdistan'da” doğup büyüyen ve bu lakapla maruf ve meşhur olan bu zatın Risaletin-Nur'un tercümanı olduğunu sırf aleme ilan etmek içindir; yoksa Kürtlüğünü ispat etmek için değildir. “Kürtçe bilmesi, o kıyafete girmesi ve öyle görünmesi, kendini setr ve ihfa için olup, hakiki hüviyet ve milliyetini ihlal ve inkar mana ve maksadıyla değildir diye düşünüyorum. Alem-i İslamiyet ve insaniyete ve Haremeyn-i Şerifeyne asırlarca hizmet eden bu kahraman Türk milletini onun çok sevmesinde ve hayatının mühim bir kısmını hep Türklerle meskûn olan bu havalide geçirmesinde büyük hikmetler, mana ve mülahazalar olsa gerektir”.

Ustad ise Hasan Feyzinin mektubuna şöyle cevap vermektedir, “Risale-i Nur hakkındaki bu parlak şehadeti çok ehemmiyetli gördüm. Yalnız, bana bakan kısımları, ya tayy veya tâdil etmeyi münasip gördüm”. Said-i Kurdi, Hasan Feyzinin bu mektubundaki kendisi ile ilgili bölümü tamamen çıkarmıştır. Mektubun son kısmında ise Hasan Feyzi’ye hitaben “Tadilime gücenmesin” ifadesiyle mektubu bitirmiştir.

Nurcular tarafından Ustadın bu cevabı gözardı ! edilmiştir. Ustad “bana bakan kısımları, ya tayy veya tâdil etmeyi münasip gördüm” ifadesi dikkate almayan Nurcular mektubu tay ve tadil edilmemiş hali ile yayınlamışlardır. 

Bu mektupta birkaç şey daha göze çarpmaktadır. Hasan feyzi Ağbi “"Kürt" ima ve işaretinin bulunması, gerçekten “Kürtlüğüne” delalet etmez ve onun manevi silsile-i şerafet ve siyadetten tenzil ve teb'idini icap ettirmez.” Sözleri ile Kürt olmayı küçümsemektedir. Ustad’ın Seyyid olduğunu söyleyerek Kürtleri küçümsemiştir. Türklerin, Kürtlere karşı olan zihinsel yaklaşımında, “Kürtlerden böyle bir adam çıkmaz tezini geliştirmişlerdir.

Ayrıca bu mektuptaki Kürd ve Kürdistan tabirleri çıkarılmamış, nedeni ise “Olumsuzlama” olduğu içindir.

Zaman gazetesi yazarı, aynı zamanda Timaş yayınlarının sahibi Hekimoğlu İsmail ( Ömer Okçu ) “Mustafa İslamoğlu’nun sahibi olduğu Denge yayınlarından çıkan  “Bediüzzaman Said Nursi” adlı kitabında” şu ifadeleri kullanıyor. S. 38, “Said Nursi’nin ana dili Kürtçe olduğundan ona Kürt Diyenler olmuşsa da, kendi ifadesiyle Seyyid’dir, al-i beyt’tendir”

Ustadın ise Seyyid olmadığını “Müdafalar” adlı eserinde “Ben Seyyid değilim” demektedir. Ayrıca “Muhakemat” adlı eserinde ise  “Seyyid olmayan seyyidim ve Seyyid olan değilim diyeler, ikisi de Günahkar ve Duhul ile Huruc Haram oldukları gibi” ifadesini kullanmaktadır. Ustad, Risale-i nur un yüzlerce yerinde Kürt olduğunu da söylemektedir. Ustad seyyid olmadığını söylediği halde talebesi olduğunu idda edenlerin Ustadı Seyyid yapma çabasının asıl menşei nedir acaba. ? Ya Ustad, haram günah huruc işlemektedir veya yukarıda bahsedilen talebesi olduğunu iddia edenlerin o haramı işlediği anlaşılmaktadır.

Hekimoğlu aynı kitabında Said Kurdi’nin bir ifadesini de değiştirerek vermektedir S.68 “Ey Türk Kardeşi ! ifadesi kullanılmaktadır. Bu ifade 26. mektupta ise şöyledir “ “Ey Türk kardeş”. Buradaki “i” bilinçli olarak eklenmiştir ki, ikisi arasındaki farkta nasıl bir manaya getirilmek istendiği gayet açıktır.
 

Muhammed Esed'in mealinde tahrifat

 

AKP Milletvekili İsmet Uçma'nın, sahibi olduğu İşaret yayın evinden çıkan Muhammed Esedin Meali, İngilizceye tercüme edilirken “Kürdistan” kelimesi yeni baskılardan çıkarılmış.

 

İngilizce metindeki İfadesi: “924 baharında Frankfurter Zeitung tarafından bu kez daha iyi koşullarla tekrardan Doğu'ya gönderildi. Port Said üstünden Kahire'ye geldi, el-Ezher şeyhi Mustafa el-Merağı ile tanıştı ve uzun sohbetlerde bulundu. Yaz başında Kahire'den ayrılarak tekrardan Ürdün'e gitti. Birkaç kez daha Şam'a, Trablus'a, Beyrut'a gitti geldi. Halep'ten Deyr ez-Zur'a giderken ileri ki yıllarda dostu ve seyahat rehberi olacak olan Kuzey Arabistan'ın Şammar kabilesinden Zeyd.b.Ğanim ile tanıştı. İran'a, Kürdistan'a, Afganistan'a gitti.

 

Şimdiki baskıda ki ifade de ( 2002 baskısı )“İran’a ve Afganistan’a gitti” ibaresi bulunmaktadır.“Kürdistan ‘a” gidişi mealden çıkarılmış. Aynı zamanda İsmet Uçma’nın Milletvekili olma sürecini de çok iyi yansıtmaktadır.

 

Türk İslamcılığın Kürtlere yaklaşımının temel prensibi “Köksüzleştirmektir.” Köksüzleştirilen bir toplumda hem şahsiyetsizleşir hem de çok rahat bir şekilde, asimile ve entegre süreci yaşamaya mahkumdur.
(Beroj)
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.