1. YAZARLAR

  2. Mücahit Bilici

  3. Türkler'in Kürtler'e Nispetle Medenîleşme Zarureti
Mücahit Bilici

Mücahit Bilici

Yazarın Tüm Yazıları >

Türkler'in Kürtler'e Nispetle Medenîleşme Zarureti

A+A-

     Kürd sorunu denilen ve esasen Kürdlerin inkarının yolaçtığı bir sorun olan felaketin taşınamaz hale gelmesiyle birlikte yeni bir döneme girdik. Bu konuda iyi niyetli bir hükümet ve artık şiddeti bırakarak bir siyasi parti olmaya karar veren etkili bir siyasi Kürd hareketi var. Tarafların savaş’tan çıkıp selam’a girmeleri ile birlikte hem Kürdistan’a hem de Türkiye’ye bakan vecheleriyle muhatap kalacakları bazı zaruretler var. Bunların başında sivilleşme ihtiyacı geliyor. “Silahsızlanma” yani “selamlaşma” bazı alışkanlıkların terkini ve bazı körlüklerin sebebi olan inkar perdesinin ref’ini gerektirir.

     Kürdlerin hukukunu sadaka niyetine verirseniz, elinden birşeylerin alındığını düşünen birileri yarın öbür gün dişlerinin kirasını da isteyebilirler. Kürt sorunu, Kürtlerin sorun olması (başka bir deyişle “bir terör sorunu”) olarak görüldüğü için çözümün Türkler ayağı halen ihmal edilmektedir. Bütün bir cumhuriyet tarihi boyunca milliyetçi endoktrinasyona maruz kalmış milyonların dezenfekte edilmeye ihtiyacı var. Bunun için de yapılması gereken şey bu insanların Kürdlerin kendilerine eşit oldukları gerçeğiyle (ki şok edici bir şeydir) tanışmalarıdır. Evet, Türkler hala Kürtlerle Kürt olarak karşılaşmış değiller. (Yanlis okumadınız)

 

     Türkleri inkar etmeyen Kürtler Türklere nispetle hep medeni kaldılar. Fakat aynı şey Türkler için söylenemez. Kürtlerin aksine, Türkler hiç bir zaman Kürtleri tanımak ve/ya Kürtçeyi öğrenmek zorunda kalmadılar. Türklerin Kürtlere nispetle medenileşmeleri çözümün önemli bir parçasıdır. Ancak bu pedagojik zaruret ihmal edilmektedir. Devlet, kendine hiçbir maliyet çıkartmadan, kendisi hiçbir bedel ödemeden Kürt sorununu Türk kamuoyuna çaktırmadan çözmeye çalışmakla hata ediyor. Bu medenileştirmeyi ve çözümün hazmını Akil Adamlar gibi devlete mahcubiyet bulaştırmayacak (ama siyaseten dahiyane olan) bir ilaç ile temin etmek istiyor görünüyor devlet. Bu yaklaşım belki anlaşılır ama yetersiz bir stratejidir.

 

     Kürtlerin Yekdiğerlerine Nispetle Medenileşmeleri

 

     Seküler Kürt siyasi hareketi İslamileşirken, yani İslam ile barışırken, radikal Kürt İslami hareketi demokratikleşiyor. İkisinin de ortak paydası “sivilleşme.” Yani silah ve şiddet sonrası sivil ve demokratik bir dille Kürdistan ve Türkiye siyasetine girmiş oluyorlar. Bu dönüm noktasında, bugüne kadar bir tarafın tekelinde bulunan İslam’ın sivilleşmesi ve Kürdlükle siyasi bir söylem olarak eklemlenebilmesi kolay değil. Hem İslam’ın Kürdler arasında kısmi bir inhisar duygusu içinde taraf kılınmışlığı hem de eski müstebid Türkiye Cumhuriyeti devletinin İslamı (Türkçülüğün yedeğine alarak) Kürdlüğe karşı bir silah gibi kullanma tecrübesinin yolaçtığı pürüzlü, marazlı bir hal var.

 

     Son zamanlarda PKK ile Hizbullah yahut BDP ile Hüda-Par arasında Dicle Üniversitesi’nde patlak veren (aslında küçük ama sembolik olarak büyük) sürtüşmenin arka planında Kürt kimliğinin üstündeki toz ve pası atmaya başladığı gerçeği var. Yani Kürdistan’ın hak ve hukukunu müdafaa konumunda bulunacak hareketlerin şiddet, sekülerlik ve tekelcilik kelepçelerinden kurtulmaya mecbur olduklarının bir semptomu ile karşı karşıyayız. Yani Kürdistan’daki Kürd hareketler birbirlerine nispetle medenileşmenin sıkıntısını yaşıyorlar ve medenileşmek zorundalar.

 

     Geçmişte askeri olarak karşı karşıya gelmiş olan iki Kürd hareketin ilk kez sivil olarak karşılaşacak olmalarının getirdiği bir selamsızlık hali var: Bu alışmamışlık hali geçicidir ve sonu tanışma ve saygı olarak bitecek bir denemenin yanılma safhası olarak görülmelidir.

 

     Hakiki bir barış ve demokrasi kültürü için PKK’nin silah bırakması yeterli değildir. Bu sadece bazı Kürdlerin Türkiye devletine karşı medenileşmesi anlamına gelir. Hem tüm Kürdlerin kendi içlerinde (birbirlerine karşı) medenileşmeleri, hem de Türklerin Kürdlere nispetle medenileşmeleri çözüm icin şarttır ve hakiki barış isteyenlerin ödevidir.

 

     NOT: “Medeniyet” kavramından ne anladığımı merak edenler, “Kürtçe Bir Medeniyet Dili Değildir” başlıklı yazıma bakabilirler.

 

     HÜR BAKIŞ

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.