1. YAZARLAR

  2. Şahin ALPAY

  3. Türkiye'de demokratikleşmenin geleceği
Şahin ALPAY

Şahin ALPAY

Şahin ALPAY
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye'de demokratikleşmenin geleceği

A+A-

İzleyenleriniz bilirler, sevgili ve değerli dostlarım Mehmet Altan ve Eser Karakaş ile yaklaşık altı yıldır Mehtap TV'de "Akıl Defteri" adlı bir yorum programı yapıyoruz.

 

Bu programda zaman zaman Türkiye'nin arzuladığımız ileri demokrasi haline gelmesinin kolay olmadığını, bunun için bir yandan demokraside gerilemeleri eleştirmekten geri durmamak, öte yandan da sabırlı olmak ve umutsuzluğa kapılmamak gerektiğini, temkinli bir iyimserliğe yer olduğu fikrini işliyorum. Bunu yaparken, zaman zaman "yavaş yavaş..." dediğimde Mehmet, haklı olarak, "iyi de ömürler tükeniyor..." diye tepki göstermekten kendini alamıyor.

Evet, bir yandan demokrasi için mücadele verirken, sabırlı olmak gerektiğini, temkinli iyimserliğe yer olduğunu düşünüyorum. Niçin? Türkiye'de özgürlükçü ve çoğulcu demokrasiyi, kısaca demokrasiyi bütün kurum ve kurallarıyla yerleştirmeyi ne yazık ki, henüz başaramadık. Anayasada ve yasalarda demokratik düzenle bağdaşmayan pek çok hüküm var. Ne yazık ki gerek yasama, gerek yürütme, gerekse yargı organları da demokratik düzenin gerekleriyle bağdaşmayan kararlar almayı, uygulamalara imza atmayı sürdürüyor. Bugün gelinen noktada kimse, demokratikleşme yolunda ilerliyoruz diyemiyor; hatta son bir yıldır yönetimde otoriterleşme eğilimleri konusundaki haklı kaygılar, şikayetler artıyor. Demokrasiyi yerleştirememiş oluşumuzun belki en açık göstergesi, PKK'nın yürüttüğü silahlı isyanın yaklaşık otuz yıldır devam ediyor olması. Gün geçmiyor ki gençlerimizi, giderek anlamsızlaşan, giderek usandıran şiddete kurban veriyor; büyük acılar yaşıyoruz.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen, temkinli bir iyimserliğe yer olduğunu savunurken şunları düşünüyorum. Benim kuşağımın, en azından 1980'lere gelinceye kadar, neredeyse tamamı komünist, milliyetçi ya da İslamcı otoriter veya totaliter ideolojilere bağlanmıştı. Ne var ki, bu kuşağın hepsi değil ama büyük bölümü zamanla gerek Türkiye'de, gerekse dünyada yaşanan tecrübelerin ışığında otoriter ve totaliter rejimlerin çıkmaz yol olduğunu gördü. Temel hak ve özgürlüklere saygılı, halkı temsil eden hükümetle yönetim fikri, bugün toplumda büyük çoğunluğun desteğini alıyor. Ezici çoğunluk açısından demokrasi-dışı bir rejime itibar kalmadı. Askeri-bürokratik vesayet savunucularının temel hak ve özgürlüklerin önemini, hukuk devletinin değerini öğrendikleri bir süreçten geçiyoruz.

Yaşadığımız değişmenin belki en önemli göstergelerinden biri, İslamcı akımın gerek ekonomik, gerekse siyasi anlamda giderek liberalleşmesi; AB standartlarında bir piyasa ekonomisi ve demokrasi kurulmadan Türkiye'nin özgür, adil ve müreffeh bir toplum olamayacağını kavraması. Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri geçen yıl yapılan seçimlere kadar devam eden dönemde bu yolda çok önemli reformlara imza attı; Türkiye'nin zenginleşmesine, özgürleşmesine, sivilleşmesine ve uluslararası saygınlığına büyük katkılar yaptı. Kürt kimliğinin inkarı bitti, tanınması yönünde azımsanmayacak adımlar atıldı. PKK'nın silah bırakmasını sağlamaya yönelik müzakerelerde de hayli yol alındı. Bu sayede Kürtler dahil halkın yarısı oylarını AKP'de topladı; AKP her defasında oyunu arttırarak üst üste üç seçim kazanan ilk iktidar partisi oldu.

AKP'nin performansı ana muhalefet partisi CHP'yi de etkiledi. Özellikle son bir yıldır AKP'nin reformlara sırt çevirmesi ve statükocu bir kimliğe yönelmesinin de etkisiyle CHP, şimdilerde askeri-bürokratik vesayetin sivil kalesi, devlet partisi olma kimliğinden sıyrılmak, özgürlük ve demokrasi ideallerine sarılarak iktidar alternatifi olabilmek mücadelesi veriyor. Türkiye'nin demokratikleşme yolunda ilerleyip ilerleyemeyeceği her şeyden önce iki sorunun cevabına bağlı: AKP (Leyla Zana dahil) toplumun büyük kesiminin beklentisi doğrultusunda reform bayrağını yeniden yükseltebilecek mi, yoksa giderek statükoya tümüyle teslim mi olacak? CHP, kendini özgürlük ve demokrasi ilkeleri temelinde yenilemeyi başaracak mı, yoksa "eski"ye teslim mi olacak?

 

s.alpay@zaman.com.tr 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.