1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. TOPLUMSAL YARAMIZ (YENİ) /Abdurrahman Aşkan
TOPLUMSAL YARAMIZ (YENİ) /Abdurrahman Aşkan

TOPLUMSAL YARAMIZ (YENİ) /Abdurrahman Aşkan

A+A-

TOPLUMSAL YARAMIZ

(İman zayıflığı

Dünya kuruluşundan Asrı saadete, Asrı saadetten içinde bulunduğumuz ahir zaman dilimine varana denk savaş, ızdırap, gözyaşı, ezilme ve ezdirme her dönemde olmuş ve olmaya devam etmektedir kıyamete kadar. Dünyanın var oluşunun sırrı, imtihanın gayesi…

            Bugün içinde bulunduğumuz durumda budur, yarında bu olacak. İmtihanın sırrı kazanmak veya kaybetmek, bu kazanmak ve kaybetmek savaşı, cepheyi, okulu değil; imanı veya imansızlığı kazanma veya kaybetme savaşıdır.

            Üstad Bediüzzaman Said Nursi’in deyimi ile her iman sahibi insanın; ufak hatalarına karşılık Allah ona ders çıkartması, dönüp kendini bulması, özüne dönmesi için ona şefkat tokatları vurur. Bu şefkat tokatları onun daha büyük hatalardan uzak durması ve yaptığı kusurun karşılığı olan tövbe ve istiğfara yapışması, ondan ibretler alıp daha tedbirli ve ağır başlı bir tarzda hareket etmesi aklı ile değil, onu dünyaya gönderen, onu her an gözetleyen, denetleyen, her dem yanında olan, ona ondan daha çok yakın olan yaratanını, Allah’ı yakının da hissetmesi ve her dem onsuz olmadığını düşünmesi için.

            Hz. Âdem ile Havva annemizin yasaklanan ağaçtan yemeleri ile cennetten çıkarılmaları belki de asıl şefkat tokatının kaynağı oradan başlayıp gelmiştir. Ne zaman Allah’ın kanunlarından uzaklaştık; başlamadı mı? Huzursuzluğumuz, kavgalarımız kargaşalarımız birbirimize saldırmamız, iç isyanlarımız…

            Her dem aynı ve farklı yerlerde bas bas bağırdığımız kardeşiz, aynı anne ve babanın çocuklarıyız ve birçoğunun da şov yapıp! Bu konuda ekranlarda ve kitlelerin toplandığı topluluklarda konferans salonlarında kardeşlikten dem vurup duranlar iş icraata ciddiyete binince konuyu farklı açılara çekmeleri, konuyu unutmaları, hatırlamamaları, samimi olmadıkların kanıtı belgeleri değil mi?

            Ülkemiz içerisinde ki huzursuzluk, birbirine düşman kesilmeleri ne zaman dinden uzaklaştık, ne zaman iman zayıfladı, kin, öfke, hıyanet, gıybet ne zaman baş gösterdi. İşte o zaman başladı düşmanlık. Yıllarca, asırlarca aynı suyu, ekmeği, acıları paylaşan aynı dinin, aynı peygamberin ümmeti olan bu toplumun başına inen bugün ki düşmanlık şefkat tokatları değil de nedir?

            Gelin kardeş olduğumuzu, eşit olduğumuzu, bir ve beraber olduğumuzu, tüm düşmana her dem yalan çıkan sözlerimizle değil, icraatlarımızla gerçek olduğunu var gücümüzle kanıtlayalım. Sosyal ve siyasi alanlarda batıya ne yatırım yapıldıysa, doğunun en uç kısmına da o yatırımı, batıya tanınan haklar ne ise kardeş dediğimiz, bir dediğimiz, ama hep yoksul, perişan ve ihmalkâr ettiğimiz buralara da dönüp bakmanız hepimizin menfaati olacağını buradan tüm yetkililere haykırıyorum.

            Geçmişin hata, kusur ve eksiklerini iyi tahlil edip bugüne kadar yapılması gerekip de yapılmayan, hep yarın diye ertelenen, halkı bu denli köpürme noktasına getiren geçmiş yöneticilerin yerine bugün ki yöneticiler halktan özür dilemelidirler. Hiç durmadan, gece uyumadan yapılması gerekenlerin altına ellerini tüm güçleri ile koyup canla başla çalışmaları kardeşliğimiz birlikteliğimiz ve mutlu yarınlarımız için bütün toplumun yararına olacağı düşüncesindeyim.

            Hadi valiler, emniyet müdürleri belediye başkanları, kurum amirleri el ele gönül gönüle halkın hizmetinde vakit geçirmeden, uykuya dalmadan birlikte içinde bulunduğunuz halkın taleplerini yerine getirmeye halkla helalleşmeye öte âlem de soğuk terler dökmemeye…

 

Selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.