1. YAZARLAR

  2. Mehmet Taş

  3. Tek Başına Bir Ümmet: Putkıran İbrahim(as)-RAHMET ÖNDERLERİ – 6
Mehmet Taş

Mehmet Taş

Yazarın Tüm Yazıları >

Tek Başına Bir Ümmet: Putkıran İbrahim(as)-RAHMET ÖNDERLERİ – 6

A+A-

 

“Hani (İbrahim) bir zamanlar babasına; ‘Ey babacığım! Niçin işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir fayda vermeyen şeylere kulluk ediyorsun?

Ey babacığım! Şüphesiz ki sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Öyleyse bana uy ki, seni düzgün bir yola ulaştırayım!

Ey babacığım! Şeytana kulluk etme! Şüphesiz ki şeytan, Rahmana karşı isyankâr olmuştur!

Babacığım! Ben Rahmanın katından sana bir azabın dokunmasından ve böylece de senin şeytanın dostu olmandan korkuyorum!’

(Azer) Dedi ki; ‘Ey İbrahim! Sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, muhakkak seni taşa tutarım! Uzunca bir süre benden uzak dur!’

(İbrahim) Sana selam olsun dedi. Rabbimden senin için bağışlanma dileyeceğim! Çünkü O bana karşı çok lütufkârdır!”

“Sizden de, Allah ile aranıza koyduklarınızdan da uzaklaşıyor ve Rabbime kulluk/dua ediyorum. Rabbime yalvarmakla sizin gibi bedbaht olmam.” (Meryem, 42-48)

Rahmet önderi İbrahim(as), putperest bir ailede/toplumda dünyaya gelmişti. O, Rabbinin yol göstericiliğiyle putperest babasına naif bir şekilde şöyle hitab ediyordu: “Ey babacığın! Niçin işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir fayda vermeyen şeylere kulluk ediyorsun?”

Rahmet önderi Şefkat, merhamet ve muhabbet yüklü kelimelerle müşrik babasına hakkı göstermeye çalışıyordu! Allah(cc)’ın murad buyurduğu mümin-muvahhid insan timsali ki ancak böyle tertemiz ve dosdoğru bir inanış, anlayış, yaşayış ve adayış ile insan gerçek insanlığını elde edebilir. Rabb-i Rahmanın ilmiyle yön bulan İbrahim(as)’in müşfikliği karşısında, şirk üzere olan ve cehaletin yönlendirdiği bozguncu kişinin tutumu ise akledenler için tam bir ibret vesikası oluyordu. İbrahim’e karşı söylediği söz; “…seni taşa tutarım!”

Bilinmelidir ki tarih boyunca cahiliyyenin değişmeyen yapısı; hakkın yerine gücün ikamesi, adaletin yerine zulmün yer alması, şefkatin yerine şiddetin öne çıkması, muhabbetin yerine kin ve nefretin kabul görmesi, ilmin/bilimin yerine bağnazlığın/yobazlığın öncelenmesidir. İşte putperest Azer de, aziz önderin bunca müşfikliğine ve içtenliğine karşı cahiliyyenin yol ve yöntemine başvurmaktadır; “…muhakkak seni taşa tutarım”! Vahyi reddedenlerin, hakka tuğyan edenlerin tarih boyunca yaptıkları en bariz şey böyle zorbalık ve yobazlık olmuştur, olmaktadır ve tabii ki ileride de olacaktır! İşte bu yüzdendir ki; şirkin kol gezdiği bir dünyada insanlık rahat, huzur ve güven yüzü görememekte, iflah olamamaktadır!

Ey aziz hidayet önderi!

Ey şirk sistemine baş kaldıran ve tek başına bir ümmet olan Rahmet önderi!

Ey Muhammed Mustafa (sav)’e de hatırlatılan ve insanoğluna hüsnü misal olarak verilen/görevlendirilen hanif önder! Sen asla şirke rıza göstermedin! Sen asla zulme boyun eğmedin! Sen hiçbir zaman dünyayı ukbaya tercih etmedin! Sen ki Rabbinin emri üzerine canından aziz bildiğin cananı/İsmail’i tereddütsüz olarak feda ettin!

Ey şefkat ve merhamet önderi! Sen ki Rabbine kulluğun zirvesinde olarak; salim kalplilere, düşünebilenlere, feraset sahiplerine; her türlü putçuluğa ve putçulara karşı Rabbine kulluk mertebesine yükselenlere örnek ve önder olan; sabır, şefkat, merhamet, metanet ve direniş abidesi!

Bu gün de senin haykırdıklarını haykırmak istiyoruz! Tıpkı Yüce Rabbinin yönlendirmesiyle senin babana, kavmine ve evrensel putperestliğe karşı haykırdığın gibi bizler de bu gün:

Nefsini ilah edinenlere karşı senin gibi hakkı haykırmak istiyoruz!

Makamını ilah edinen makamperestlere karşı tevhid hakikatini haykırmak istiyoruz!

Malını ilah edinen Karunlara karşı hakka teslimiyeti haykırmak istiyoruz!

Şeceresini ilah edinen secereperestlere karşı Rabbani ölçüleri haykırmak istiyoruz!,

Din ticaretini ilah edinen belamlara karşı vahyin hakikatini haykırmak istiyoruz!

Cemaatini ilah edinen tefrikacılara karşı tevhid hakikarini haykırmak istiyoruz!

Partisini ilah edinen fesatçılara karşı meşveret hakikatini haykırmak istiyoruz!

Meşrebini ilah edinen yobazlara karşı ümmet hakikatini haykırmak istiyoruz!

Mezhebini ilah edinen dar kafalılara karşı vahdet hakikatini haykırmak istiyoruz!

Ğavsını ilah edinen yeni “Yeğüs”çülere karşı hilkat hakikatini haykırmak istiyoruz!

Evet! Ey Rahmet önderi!

Senin haykırdıklarınla beraber haykırmak istediğimiz o kadar odaklar vardır ki! Azerler ve Nemrutlar adeta saymakla bitmeyecek kadar bu gün çeşitlenmişler!

Ey putkıran önder!

Omuzlarımızda o kadar ağır yük var ki, taşımaya takat yetiremediğimiz gibi, haykırmaya da cesaret edemiyoruz! Ey Âlemlerin Rabbinin Halili! Senin şecaatine, senin cesaretine, senin ferasetine, senin teslimiyetini ve senin sadakatine o kadar ihtiyacımız vardır ki!

Ey mustazafların, gariplerin, yalın ayaklıların önderi! Bu gün yükümüz ne kadar ağır ise, birer zindana çevirdiğimiz korkularımız da o kadar büyümüştür!

Bu gün şirk ve zulüm ne kadar çoğalmış ve güçlenmiş ise; bizler de o kadar yalnızlığa bırakılmış, o kadar sindirilmiş ve o kadar zaafa maruz kalmışız! Daha acı olan yönümüz ise; içimizde Allah(cc) korkusunun yerini nice dünyevi endişelerin, korkuların yer almış olmasıdır!

Bu gün küresel istikbar ve işbirlikçileri haddinden fazla Nemrudlaşmışlar, lakin bizler birer İbrahim olamıyoruz, olmuyoruz, oldurulmuyoruz!

Bu gün Azerler daha azgın, Nemrudlar daha şedid! Putlar ve putçulardan adeta geçilemiyor! Ama bir İbrahim olmaya kalkışanımız ya hiç olmuyor ya da kalkışan olursa hemen derdest ediliyor! Gah Azerler tarafından amansızca taşa tutuluyor, gah Nemrutlar tarafından ateşe atılıyor!

 

Günümüzde fen, teknoloji, bilim, bilişim, iletişim… zirve noktasındadır! Ama ne yazık ki (her zaman cahiliyyede olduğu gibi) insani değerler ise dip yapmış durumdadır! Rabbani gerçekleri anlamaktan uzak; nefsanî heva ve hevesleri ilah edinen cehaletin her türlüsü elbette ki bilgiden, bilinçten uzak olur! Tıpkı Putkıran önderin dediği gibi; “Ey babacığım! Şüphesiz ki sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Öyleyse bana uy ki, seni düzgün bir yola ulaştırayım!”

Bu gün bilim ve teknoloji her ne kadar ilerlemiş ise de; gelişmeler “OKU” emri gereği gerçekleşememektedir. Tıpkı piramitler diken Firavun misali bütün gelişmeler cehalet temeli üzerinde yükselmektedir. Bu gün da dünyaya hükmedenler, kulluk bilincinden uzak, zulüm ve cehalet üzere azgınca yaşamaya devam etmektedirler.

Putçular, her zaman olduğu gibi günümüzde de putçuluklarını dünyalık mevki, makam ve sultalarına payende olarak kullanmaktadırlar. Bu yolla insanlara ilahlık taslamakta ve haklarına sınırsızca tecavüz etmektedirler. Gerek iptidai ve gerekse modern putçuluklar arasında şeklen bir değişim olsa da, muhteva hep aynı olmaktadır.

Rahmet önderi İbrahim, kavmine karşı şunları haykırıyordu:

“Nedir bu tapmakta olduğunuz heykeller?” diye sormuştu. Onlar da:

“Babalarımızı bunlara tapar bulduk, biz de onlara uyduk” diye karşılık vermişlerdi:

İbrahim: “Andolsun ki siz de babalarınız da apaçık bir sapıklığın içine sürüklenmişsiniz” dedi.

Onlar: “Sen ciddi mi söylüyorsun, yoksa bizimle eğleniyor musun?” dediler.

İbrahim: “Hayır, hayır! Sizin rabbiniz, göklerin ve yerin rabbidir; onları O yaratmıştır. Ben de bu gerçeği kabul edenlerdenim” dedi.” (Enbiya 52-56)

İlahlık taslayan Nemrut, kurduğu sistem ile tebaasının düşünce ve zihnini dumura uğratmış, onlar da adeta insanlıklarından çıkıp düşünemez hale gelmişlerdi. Hiç kimseye ne fayda ne de zararı dokunan kaskatı taşlara tapınıyor ve İlahlık taslayanların oyuncağı haline geliyorlardı. Bundan dolayı da İbrahim’in haykırdığı hakikatleri anlamaktan, kavramaktan acze düşüyorlardı! Acı ama gerçek olan bir şey var ki; tarih tekerrür etmektedir!

Birer İbrahim olabilmek dualarımla!

Rahmet önderinin bir duasıyla satırlarımızı noktalayalım:

“Rabbim! Beni, namazı hakkıyla eda edenlerden eyle!

Rabbim! Zürriyetimden de böyle kimseler var et!

Rabbim! Duamı kabul buyur!” (İbrahim, 40) Amin

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum