1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Suriye'deki sefalet Türkiye'nin sokaklarında
Suriye'deki sefalet Türkiye'nin sokaklarında

Suriye'deki sefalet Türkiye'nin sokaklarında

Suriye'deki iç savaştan kaçarak Türkiye'ye sığınan Suriyeliler Türkiye'nin sokaklarında dilenmeye başladılar. Dilenenlerin sayısı her geçen yün artıyor.

A+A-

Suriye hükümetinin Halep'i bombardımanından kaçan Suriyeliler, İstanbul ve Türkiye'nin Suriye ile komşu diğer illerinde sokaklarda dilenenlerin sayısını da artırdı.

Evlerine geri dönme umutlarını kaybeden veya kendilerini misafirperver olmayan bir ortamda gören bazı Suriyeliler aşırı kalabalıklaşmış sığınma kamplarından çıkarak şehirlere akın ediyor.

Bu tarz sıkıntılar 2.5 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan Suriye'nin diğer iki komşusu Ürdün ve Lübnan'da da yaşanıyor.

Türkiye bu ülkeler içerisinde sığınmacılara en fazla misafirperverliği gösteren ülke. Mülteciler için kamplar ve sağlık merkezleri açan ülkede şu an 700 binden fazla mülteciye ev sahipliği yapıyor. Bu mültecilerin 100 bini kadarı İstanbul'da yaşıyor.

Her ne kadar Türkiye'de dilenmeye başlayan sığınmacıların sayısı birkaç yüzü bulsa da yardım kuruluşları problemin büyüdüğü uyarısında bulunarak bunun devletin daha fazla yardımda bulunması gerektiğinin bir işareti olduğunu belirtiyor.

İstanbul'daki Suriyeli mülteciler ile ilgili bir rapor yayınlayan Mazlumder'in Başkanı Halim Yılmaz yaptığı yorumda, "Bazıları kışın çadırlarda yaşamak istemiyor. Ayrıca kamplarda uygun konaklama şartları da sınırlı. Kampta yaşamak bir insanın psikolojisini de etkiler." dedi.

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin önde gelen bir üyesi olan Fatma Şahin, Pazartesi günü televizyonda yaptığı konuşmada hükümetin "çok ama çok düşük" sayıda Suriyeli dilenciyi işgücüne ve topluma entegre etmeyi planladığını söyledi.

Her geçen gün daha da büyüyen İstanbul'da şehrin önemli merkezlerinden biri olan Taksim Meydanı'nda toplanıyor; metro yolcularının, alış veriş yapanların, turistlerin arasına karışıyor.

Suriye sınırındaki Rakka şehrinden iki küçük çocuğu ile kaçarak Türkiye'ye sığınan 23 yaşındaki eski inşaat çalışanı Ahmed Kulik, "İnsanlara yaklaşan biz değiliz. Onlar bize yardım etmek için yaklaşıyor" diyor.

Sınıra yakın bir mülteci kampında birkaç gün geçirdikten sonra Kulik, iş bulabileceğini düşünerek ailesini İstanbul'a getirmiş. Ancak Türkçe konuşamayan mülteciler için iş olmadığının farkına çok çabuk varmış. Kulik, "Günde 15-50 lira kazanıyoruz. Buradaki kiralarımızı zar zor karşılıyoruz." dedi.

Yerel haber kaynaklarına göre geçen son birkaç ay içerisinde başkent Ankara, Adana, Mersin ve Kürtlerin çoğunlukta olduğu Diyarbakır, Batman ve Hakkari sokaklarında Suriyeliler görünmeye başlandı.

Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansı'na göre bu yılın başından bu yana Türkiye'ye günde 1000-2000 Suriyeli giriş yapıyor. Türkiye'deki mülteci sayısının bu yıl bir milyona ulaşabileceği tahmininde bulunan ajans, Türkiye'nin bu akınla başa çıkmasına yardımcı olmak için yetkililer ile acil destek konusunu görüştüklerini kaydetti.

Türkiye şu ana kadar 22 mülteci kampı ve sığınak kurdu. BM, bu kampların uluslararası standartlara göre iyi olduğunu belirtirken hükümet de daha fazla kampın kurulacağını belirtti. Ancak Kilis'te görevli Türk yetkililer kapasitelerinin sınırlı olduğunun altını çiziyor.

Konuyla ilgili açıklamada bulunan bir yetkili, "Kimseyi göndermedik. Ancak kimseyi zorla burada da tutamayız. Sokaklarda dilenen kişiler kamplarda yaşamak istemeyen kişiler ancak kendi yollarını çizecek paraları da tükeniyor görünüyor" dedi.

Yardım kuruluşları İstanbul'da dilenenlerin ciddi bir kısmının muhtemelen Suriye'de de dilencilik yaptığını belirtiyor. Malik ve ailesi gibiler ise başka seçenek bulamadıkları için dilenmeye başlıyor.

Yılmaz yorumunda, "Asıl endişe verisi olan, bazılarının hayatlarında ilk kez dilenmeye başlaması. Bu insanlar suça ve suiistimale de yatkın oluyor. Bu kişiler için dilenmek suç işlemeye atılmış ilk adım olabilir" dedi.

Dilenenler arasında kendilerini mülteci kamplarındaki Sünni Araplar arasında huzursuz hisseden Suriyeli Türkmen Aleviler de bulunuyor. Bu da Suriye içerisindeki toplumun birbirleri ile mücadelesinin bir yansıması.

Humus'tan gelen Bekir El-Mustafa işlek bir caddede karısı ve oğlu oturuyor. Oğlu elindeki oyuncak ile oynarken Mustafa, "Kendimizi huzurlu hissetmedik. Bu nedenle iki ay önce İstanbul'a geldi ve bir daire kiraladık. Ancak kirayı ödemeyecek duruma geldik ve geçen hafta bir parkta uyumaya başladık" dedi.

İstanbul belediyesi sorun ile mücadele için henüz zamanı olmadığını söylüyor. Türkiye'de siyasiler 30 Mart'ta yapılacak yerel seçimler için kampanyalar yürütüyor. Şehrin dışında Suriyeli mülteciler için geçici sığınaklar kurulurken polis de zaman zaman şehir merkezindeki evsiz Suriyeleri alıyor.

Humus'tan gelen 35 yaşındaki Bereket Türkmen, "Suriye'de şehirden şehre göç ettik. Rakka'dan Ras El-Ayn'a oradan da El-Kamışlıya." dedi.

İstanbul'a gelmeden önce iki yıla yakın mülteci kampında yaşadığını ve Urfa'da ufak tefek işlere girdiğini söyleyen Türkmen, "Güvenli bir yer yok. Onun için buraya geldiğimizden pişmanlık duymuyoruz. Her şey Suriye'den daha iyi." dedi.

Türkmen karısı ile birlikte, işlek bir caddede beş yıldızlı bir otele bakan duvara yaslanarak otururken bir yandan da yoldan geçenlerin verdiği bozuk paralar ile oynayan çocuklarını izliyor. Uzun zamandır mülteci kampında yaşayan bir olarak Türkmen hislerini şu cümleyle dile getiriyor, "Bir daha kampta yaşamayı düşünmüyoruz."


wsj

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.