1. YAZARLAR

  2. Murat BELGE

  3. ‘Şûra’nın önerileri
Murat BELGE

Murat BELGE

Taraf Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

‘Şûra’nın önerileri

A+A-

 Bu toplumun siyasî gelenekleri “havan dövücüler”den de, “hınk deyiciler”den de, bol bol yaratmıştır. Bunlar genellikle iplerin (yani gücün) kimin elinde olduğuna bakarlar. Durumu tesbit ettikten sonra o cephede kendilerine yer açmaya başlarlar: uzmanlıklarına ve yeteneklerine göre, havan döverek ya da hınk diyerek. Revaçta olan ne? “Güneş- Dil Teorisi” mi prim yapıyor: “Roma’nın eski adı Tarquinia, değilmi? Kralı da Tarquinius! İşte, besbelli, Romalılar aslında Türk!” diyerek ortalara atılacaksın. Hınk deyiciler de “Tabii öyle! Bak ne isabet buyurdu!” diye tempo tutacaklar. Etrüskler olacak Estürkler falan filan.

İktidar değişti, Müslümanlık mı ağır basıyor. Hemen yeni gidişe ayak uyduracaksın. Gene aynı “açık artırma” mantığı: yeni bağıtlanman adına, daha önce dile gelmemiş (belki “bu kadarı fazla olur” endişesiyle) taleplerde bulunacaksın. Biri çıkmış, “Kızlar 12 yaşında örtünme ‘hak’kına sahip olsun,” mu diyor, “Ne 12’si?” diye fırlayacaksın ortaya. “8’de başlasınlar!” Sen daha müminsin. Hepsinin önünde koşarsın. Önde koştuğun için de dikkat çekersin, göze çarparsın. Göze çarpınca da, zamanı gelir terfi edersin.

Birkaç gündür devam eden Eğitim Şûrası’na baktığımda, bu anlattığım süreçlerin birçoğu gözümün önünden geçiyor. Nedir bu “Şûra” denilen şey? Formel bir şey değil, o andaki iktidarın istediklerini çağırarak topladığı, geçici bir kurul. Ama “formel” olsa ne olur? Ne yapar, eder gene eşi dostu toplarlar. “İstişarî” bir işlevi var. Yani, sonuçta, reklama dönük bir şey. Şûra’nın Türkiye’de eğitimin niteliğini yükseltmek için getirdiği önerilere bakıyoruz. “İnsan hakları” dersi varmış, “kaldırılsın” diyorlar; “Felsefe girmesin müfredata” diyorlar; “Din dersi –pardon “din kültürü” dersi– falan sınıftan başlasın” diyorlar; “Eski Türkçe dersi konsun, zorunlu olsun,” diyorlar. Dahası da var.

Bunlar hepsi, belirli bir yönü işaret eden talepler. O yön de, zaten, varolan iktidarın başındaki zatın öteden beri işaret ettiği yön (ama son zamanlarda bu işaretler adamakıllı sıklaştı ve yoğunlaştı).

Şimdi, böyle olunca, bu olanların yalnızca “Şûra”da yer alan bazı işgüzarların (yani havan dövücü ve hınk deyicilerin) fantezileri veya ütopyaları olduğunu düşünemiyoruz.

Gene bu iktidarın başındaki zatın dilimize ve ayrıca siyaset biliminin terminolojisine kazandırdığı bir kavram var: “üst akıl” diye bir şey (Bu tabii “konspiratif düşünce tarzı”nın bir şahikası ama o konuyu başka yazıya bırakalım). Bu “Şûra”daki “havan dövücüler”le bu “üst akıl” arasında hayranlık verici bir “tetabuk”, bir “örtüşme” olduğu hemen görülüyor. Amatör işgüzarlar tabii var, ama “”in ne “” olduğu ve ne şekilde “güzâr” eyleyeceği de sanki önceden tasarlanmış, kararlaştırılmış. Hattâ, neyin kabul edileceğinin yanısıra, neyin kabul edilmeyeceği de görüşülmüş. Örneğin “karma eğitim kaldırılsın” diye öneri olmalı. Ama reddedilmeli. Yani, şu aşamada bu talep bir telaffuz edilsin, duyulsun. Ama sonra “nadasa bırakılsın”. Önümüzdeki yıl ya da bir sonraki yıl bir daha getiririz. Olacak şok azaltılmış olur. Bakarsın bu sefer geçirtiriz.

Hani, işlevi “istişarî” demiştim ya. Eğitim denilen bu koskoca alanda çalışan ya da bu alanda yapılacaklar üstüne kafa yoran (“Şûra”nın anlamı, mantıken, bu olmalı) kimseleri biraraya topluyorsun. Konjonktüre göre, seninle aynı fikirde olmayacağını bildiğin birkaç kişiyi de çağır ki, şu “demokrasi” diye tutturanlara da ağızlarını açma fırsatı verilmesin; ama sonunda seninle aynı fikirde olanların “çoğunluk oyu” oluşturmasını da ihmal etme.

Böylece, “tabandan gelen” ve aynı zamanda “uzmanlardan gelen” önerileri “toplamış” olursun. Bu önerileri onlara verirken zaten aklında olanları yürürlüğe koyacak yasaları çıkarırsın. Şimdilik yalnızca tartışılmasını istediğin önerilerin duyulmasını sağlarsın.

Bu ülkede, “aşağıdan yukarıya” danışma, karar vb. mekanizmaları da işte böyle çalışır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.