1. YAZARLAR

  2. Zülfikar Furkan

  3. Sözün Ruhsuz Hali
Zülfikar Furkan

Zülfikar Furkan

Yazarın Tüm Yazıları >

Sözün Ruhsuz Hali

A+A-

 

Dürüstlük ve erdem, kişiler ve kişisel çıkarlar değil değerler üzerinden verilen mücadeleyle gerçekleşir. Dürüst, güvenilir ve ilkeli olmak müminin önde gelen vasfı olmalıdır.

Mü’min” kelimesinin emniyet ve emânet kelimeleriyle alâkası olması münâsebetiyle, dünyanın en güvenilir insanları Allah’a iman eden Müslümanlar olmalıdır. Çünkü Cenâb-ı Hak mü’minlerin emîn kimseler olmasını istemektedir. Nitekim Peygamberlerin en mühim sıfatlarından biri de “Emânet”tir. Bizim Peygamberimiz ise eminliğin sembolü olmuş, “Emîn” kelimesi onun ikinci ismi hâline gelmiştir. Dolayısıyla Muhammedü’l-Emîn’in ümmeti olan mü’minler için emîn ve güvenilir olmaktan daha tabiî bir şey olamaz.

Ebu Said el Hudri radiyallahü anhden rivayet edilen hadiste buyrulur ki;

“Doğu tarafından bir takım insanlar zuhur edecek, onlar Kur’an-ı Kerim’i okuyacaklar, fakat Kur’an-ı Kerim onların gırtlaklarından aşağı geçmeyecek. Onlar, ok’un av hayvanını delip çıktığı gibi dinden çıkacaklar, ok bir daha kirişine dönmediği gibi, onlar da artık bir daha dine dönemeyeceklerdir. Onların alameti; tıraştır.” (Buhari, Tevhid 57)

Bir kaç kitap okuyup kürsü işgal edenlerin, Eşrefi mahlukat olan, kibirden ve enaniyetten fersah fersah uzak olan kutlu nebi Hz Muhammed(SAV) in yolunda gittiğini zannedenler, içerisinde bulundukları enaniyet, kibir, menfaatinin olmadığından yüz çevirme vb hasletleri taşıdıklarından bihaber bir şekilde hayat sürmekte. Dürüstlük, eminlik, ilkeli olmak vb. vasıflardan da çok uzak olduklarına şahit oluyoruz.

Hiç bir Peygambere emanete ihanet yaraşmaz. Kim ihanet ederse kıyamet günü ihanet ettiğiyle gelir. Sonra her nefis ne kazandıysa (ona) eksiksiz olarak ödenir. Onlar haksızlığa uğratılmazlar. (3/161)

Şüphesiz Allah'ın sana gösterdiği gibi insanlar arasında hükmetmen için biz sana Kitabı hak olarak indirdik. (Sakın) Hainlerin savunucusu olma. (4/105)

Kendi nefislerine ihanet edenlerden yana mücadeleye girişme. Hiç şüphesiz Allah ihanette ilerlemiş günahkarı sevmez. (4/107)

Sözlerini bozmaları nedeniyle onları lanetledik ve kalplerini kaskatı kıldık. Onlar kelimeleri konuldukları yerlerden saptırırlar. (Sık sık) Kendilerine hatırlatılan şeyden (yararlanıp) pay almayı unuttular. İçlerinden birazı dışında onlardan sürekli ihanet görür durursun. Yine de onları affet aldırış etme. Şüphesiz Allah iyilik yapanları sever. (5/13)

İnsan önce kendine ihanet eder, önce kendi ruhunu yaralar. Her insanın içinde mükemmelliğe sahip bir ruh vardır ve insanın ilk sorumluluğu öncelikle ona karşıdır. Söylenilen her yalan, tutulmayan her söz, başkalarına yapıldığı zannedilen her türlü kötülük önce yapanın ruhunda derin bir yara açar. Çünkü kendisine ihanet etmiş ve anlaşmayı bozmuştur. En büyük acıyı yine o insanın ruhu çeker. Kişi her ne kadar farkında olmasa da içinde dolduramadığı derin bir boşluk oluşur ve hayatı o boşluğu doldurmaya çalışmakla geçer. İnsan kendine ilk ihanetini, çoğunlukla kendi sezgilerini ve iç sesini dinlemeyip, başka şeyler peşinde koştuğu zaman yapar. Bu koşulan şey para olabilir, kariyer olabilir veya toplumda saygınlık kazanmak olabilir. Bu ihanetin arkasından ne kadar başarılı ve mutlu görünürse görünsün; tek başına kaldığı ilk anda o derin boşluk peşini bir türlü bırakmaz.

İhanetin bir sürü çeşidi vardır. Verilen sözler tutmalı denilir. Söz verirken önce kendisine söz verir insan; Şu zamanda şunu yapacağım der. Buradaki ilk anlaşma insanın kendisi ile olan anlaşmadır. Bozunca da ilk yaraladığı ve saygısını kaybettiği kişi yine kendisi olacaktır. Bu kendisine yaptığı bir ihanettir.

Yalan söylemek de, insanın kendisine en büyük ihanetidir. Kendisinin bilerek veya isteyerek yaptığı herhangi bir şeyi başkalarından korkarak saklaması, başkalarına kendisinden daha fazla önem verdiği anlamına gelir ki; bu da öncelikle kendisine ihanettir.

Hırsızlık, dolandırıcılık veya aklınıza gelebilecek her türlü kötülüğü yapan insanlar, aslında en büyük kötülüğü kendilerine yaptıklarının farkına varmazlar. Bazen yalan söyleyen, başkalarını kandırmaya çalışan, verdiği sözleri tutmayan insanlarla karşılaştığımız zaman çok üzülürüz. Kendi ruhlarına nasıl eziyet yaptıklarının farkına varmadıklarını düşününce insanın içi acır.

İnsan başkasına sapladığını zannettiği her bıçakta, önce kendi ruhunu yaralar. İnsan önce kendisine ihanet eder.

İlkeli ve tutarlı olmak, şüphesiz aklı kullanmanın ve mantıklı düşünmenin bir neticesidir.

İnsanlar tarafından takdir edilmek isteyen herkes, davranışlarında ölçülü ve tutarlı olmak zorundadır. Çok iyi düşünmeli, hayatımızın her safhasında ölçülü ve tutarlı olmaya dikkat etmeliyiz.

Günlük hayatımızda fert ve toplum olarak yapmakta olduğumuz, ilkesiz, ölçüsüz, tutarsız hareketlerimizin nelere mal olduğuna, bizleri ne büyük acı ve sıkıntılarla karşı karşıya getirdiğine şahit olmaktayız.

Söylediklerini yapmayan insanlar, toplum içindeki itibarlarını yitirir, güven duygularını sarsarlar. Hayatımızda tutarlılıklar ön plana çıkmazsa tutarsızlıklar ile kişisel ifadesi olmayan insanlar olarak günü kurtaran, o günün şartlarına uyarak haklıyı savunmayan hakkı vermeyen insanlar oluruz. Bir zaman gelir ki bizlerin de hakkı yenir. Zamana göre davranırsak zaman bizim aleyhimize de olur. “Zamanın kime dost kime düşman olacağı da bilinmez.” Tutarsız insanların mı yoksa tutarlı çevresine sevgi, saygı gösteren ilkeli insanların mı daha çok önemsendiğini düşünelim.

İnsanların belli ilkeleri olmadan, işlerine geldiği gibi davranmaları ve yaşamaları en sonunda kendilerine zarar verir ve itibar kaybettirir.

Unutulmamalıdır ki! İlkeli ve tutarlı olmak sözüyle özünün bir olması insanı şahsiyetli, inandırıcı ve başarılı kılar.

Davranışlarda, sözlerde, tutumlarda tutarlı olmak, irade sahibi olmak en büyük erdemdir.

Bir kurumun itibar ve saygınlığı ise o kurumdaki insanların ilkeli, dürüst ve şahsiyetli olmasına bağlıdır. İslam dininin müsebbibi olduğunu iddia eden her kişi ve kurumun gerçek anlamda Kur’an öğretisine uygun hareket etmesi, olmazsa olmazlarımızdan olmalıdır.

Kur’anı gereği gibi okumanın adı: Oku, düşün, uygula ve neticelendir diyor ve sözü bitiriyoruz.

Wesselam…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.