Ali Bilmez

Ali Bilmez

Yazarın Tüm Yazıları >

SÖZ

A+A-

 

Bir zamanlar memleketimizde söz vardı. Sözü geçen İmamlar, şeyhler, âlimler, ağalar, ağabeyler, büyükler vardı.

Herhangi bir anlaşmazlık durumunda iki tarafı bir araya getirecek güçteydi sözleri misal. Razı olurdu genelde taraflar bu sözden paylarına düşene. Bir şey yapılacak veya yapılmayacaksa bir söz yeterdi buna. Söz söylenmezdi bu sözlerin üstüne.

Farklı boyutlara taşınmış nice anlaşmazlık ve taraftarlarını bilirim. Keşke şu şeyh, bu imam,ağa yâda aile büyüğü olsaydı da aramızda bir söz söyleseydi. Böyle olmazdı sonumuz, halimiz…

Dede, nene, anne, baba vb. büyüklerinin yaşadığı zamanlarda, aile fertlerinin daha bir huzur içinde, daha bir ve beraber olduklarına çoğumuz şahit olmuşuzdur. Aile büyüklerinin yokluğunda ise bu birlikteliklerin çoğunun eskisi gibi devam etmediğini, bozulduğunu da müşahede edenlerimiz çoktur.

Hâsılı buna benzer durumları her ortamda, toplulukta, cemaat ve cemiyetlerde gözlemlemek mümkündür. Yani etkili sözün varlığı ile yokluğunu birçoğumuz bir şekilde tecrübe etmiştir hayatında.

Peki, sözün bu etkisinin hikmeti neydi veya nedir acaba? Söyleyeninden mi kaynaklıydı gücü? Yoksa dinleyenlerinin saygı, sevgi ve korkusundan mı?

Söz söyleyen mi yok bugün? Yoksa sarf edilen sözleri dinleyen mi? Neden gücünü bu kadar kaybetti söz?

Farklı kişi ve kaynaklardan, her birimiz yüzlerce söz işitiyoruz, okuyoruz gündelik hayatımızın içinde. Ancak bunların kaçını gerçekten dinliyoruz veya kaçına uyuyoruz. Bunların kaçı ile hareket ediyor veya duruyoruz. Hayatımızın yönünü bunların kaçı ile değiştiriyoruz. Duruşumuzu ve yürüyüşümüzü etkileyecek güçte söz söyleyen kaç kişi var hayatımızda? Hoşumuza gitmeyen, nefsimize ağır gelen sözlerine rağmen hayatımızda varlığı devam eden kaç kişi var?

Modern zamanların, insanı sürüklediği en büyük zindanlardan birinin bireyselleşme (bencilleşme) zindanı olduğuna inanıyorum. Zira insanlara ben olma, bencil olma, tek olma adeta altın kâsede zehirden süt gibi ikram ediliyor, sunuluyor sözde uzmanlar, hocalar, rehberler tarafından. Ayaklarının üstünde durmalısın, sen en değerlisin, sen varsan bir şeylerin değeri vardırgibi klişeler kullanılarak,her şeye ve herkese rağmen yapmalısın, olmalısın deniliyor. Kafalarına buyruk, egosundan başka hiçbir değer tanımayan, bireysel menfaatlerini her şeyin üstün tutan, başarıya giden yolda tabiri caizse babasını tanımayan, söz dinlemeyen bireylerin, nesillerin yetişmesi ve giderek çoğalıyor olması işte maruz kalınan, kaldığımız bu telkinlerin sayesindedir maalesef.

Sözü dinlemeyi ve en güzeline uymayı maalesef hayatımızdan bilerek veya bilmeyerek çıkardık, çıkarıyoruz. Burada kast ettiğim şey kulaklarımızı kapattığımız değil elbette. Belki de tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar söze maruz kalıyoruz günümüzde. Farklı kaynaklardan, değişik mevzulara dair binlerce söz işitiyor kulaklarımız. Ancak bu sözlerin güzel olanını seçip almakta, bunları hayatımıza tatbik etmekte sıkıntı yaşıyoruz. Bu hususta, öncelikle kendimize sonra yakın çevremize olmak üzere muhatap olduğumuz herkese telkinlerde, tavsiyelerde, nasihatlerde bulunmalıyız.

Evet. Belki hayatımızda bize söz söyleyecek kişiler azalmış olabilir. Büyüklerimiz artık yanımızda değil veya biz onlardan uzakta olabiliriz. Değer verdiğimiz Ağalar, Mollalar, Şeyhler, Âlimler, Önderler belki yoklar şimdi. Ancak bu hayatımızda bize söz söyleyecek hiç kimsenin kalmadığı anlamına gelmez. Gelmemeli. Bize söz söyleyecek birleri hep olmalı hayatımızda. Dostlarımız, akrabalarımız, arkadaşlarımız olmalı. Ve biz onları dinlemeliyiz. Zira insan yanlış ve hata yapmaya her zaman ve zeminde müsaittir, meyillidir. Onu doğruya yönlendirecek, o yanlışın kıyısında çevirecek olan en nihayetinde duyacağı bir söz, bir nasihat, bir tavsiyedir.

Öyle olmasaydı, Rabbimiz bir birlerinize hakkı ve sabrı tavsiye edin aksi takdirde hüsranda olursunuz der miydi?

Hüsrana uğrayanlardan olmamak için her birimizin hayatında muhakkak söz söyleyecek birilerinin olması dileği ve duasıyla.

Vesselam.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum