1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Sorunlar Çözülürse Toplum kazanır
Sorunlar Çözülürse Toplum kazanır

Sorunlar Çözülürse Toplum kazanır

28 Şubat Cuma günü Van TV “Yüz Yüze” programının konuğu Mazlumder yönetim kurulu üyesi Şehvan Karakoyun’du.

A+A-

Ülkenin ve özellikle yerelin değişik sorunları üzerinde duran Karakoyun, “Türkiye’nin en önemli meselelerinden biri, Kürtlerin hak talepleri çerçevesinde gelişmiştir. Bu çerçevede, anadilde eğitim insani ve İslami bir haktır. Kürçe anadilde eğitimin Anayasal güvence altına alınması gerekir. Türkiye, uzun zamandan beridir karşı karşıya olduğu bu meseleye çözüm getirerek, 2023 yılında dünyanın en büyük ekonomik güce sahip ülkeler arasında ilk onuncu sırada yer alabilir. Ayrıca, birlikte yaşama projesi içerisinde Kürk meselesine çözüm getirerek demokratikleşebilir ve Türkiye Ortadoğu devletleri için huzur ve özgürlükler açısından model olabilir.” Şeklindeki açıklamalarının devamında son dönemin en acı verici toplu öldürmelerinden biri olan Roboski meselesine de değindi. "Roboski’nin Kürt sorununun çözümü için psikolojik bir vitrindir. Mevcut hükümet döneminde işlenen Roboski katliamının faillerinin bulunması ve gerekli yasal işlemlerin yapılması, ayrıca tazminat ödenerek, özür dilenmesi gerekir. Hükümetin Roboski katliamını

çözmesi, Barış Sürecinde samimiyetini gösterecektir.” Mazlumder yönetim kurulu üyesi Şehvan Karakoyun yerel seçim çalışmaları üzerinde de durdu. Toplumun genelinde olumlu karşılanan bu sürecin seçimlere de rengini verdiğini ve lokal bazı gerginliklerin dışında seçim çalışmalarının batı illerine nazaren, şiddetten rafine bir şekilde sürdüğünü vurguladığı açıklamasında şöyle dedi: “30 yıla yakındır ilk defa şiddetin, gerginliğin, silahların gölgesinden uzak bir seçime gidiyoruz. Şiddetin, bu seçimlerde başvurulan bir araç olmaktan çıkarılacağına ve gerginliğin daha az olacağına inanıyoruz. Silahların sustuğu ve barıştan bahsettiğimiz bir süreçte seçimin, daha sakin geçmesini ve seçim çalışması yapanların gerginliği artırıcı, öfkeyi dışa yansıtıcı her türlü söylem ve eylemden kaçınmasını beklediğimizi belirtmek isterim.” Van TV’de Yüz Yüze programında depremzedelerin yaşadığı sorunlara da değinen MAZLUMDER yönetim kurulu üyesi Şehvan Karakoyun bu konuda da şu görüşlerine yer verdi: “Van’da deprem sonrası kurulan konteyner kentte 37 aile imkânsızlıklardan dolayı zor şartlara rağmen burada yaşamaya devam etmektedirler. Son baharda, onları çıkmaya zorlamak maksadıyla sosyal etkinlikleri sonlandırılıp, üç ay boyunca elektrikleri kesildi. Isınma sorununu sadece elektrikle yapabilen depremzedeler üç ay soğuğa, çaresizliğe, nezih olmayan sağlık şartlara mahkûm edildiler. Adeta cezalandırılırcasına konteyner kentteki ortak alanlar kapatıldı. Onların konut edinme yolundaki bütün girişimler boşa çıkarıldı. Konteyner kentte hayata tutunmaya çalışan aileler için resmi kurumlar nezdinde yapılan tüm girişimler karşılıksız kaldı. Son olarak hayırsever vatandaşlarca iki aileye ev alındı. “Ben Vanım, Van benim” projesiyle diğer depremzedelere de ev alma çabamızı sürdürüyoruz.”

Yereldeki sağlık sorunlarına da değinen Karakoyun, ‘bunlardan birinin yakın zamanda 1,5 yaşındaki Muharrem Taş’ın ulaşım sorunundan

dolayı yaşamını yitirmesi ve yetkili kişilerin ihmali kabul etmesi’ olayında yaşandığını ve bundan daha vahim durumunun ise cezaevlerinde hasta mahpuslara karşı gösterilen duyarsızlıkta görüldüğünü beliterek:

“Çoğu ölümcül olan 530 adli ve siyasi hasta mahpus bulunmaktadır. Bu hasta mahpuslardan 163 kişinin ciddi sağlık sorunları var. Tedavi olmaları gereken hasta mahpusların son demlerini aileleri ile geçirmeleri ve tedavilerinin uygun şartlarda yapılabilmesi için tahliye edilmeleri gerekir. Van’ın ciddi çevre sorunları var. Van Gölüne her ay 100 tona yakın katı ve evsel atık akıtılmaktadır. Bu da gölde ciddi kirliliklere neden olmaktadır. Buna bir an önce çözüm bulunmasa göl tamamen bataklığa dönüşecektir.” Diyerek şehrin önemli sorunlarına işaret etti. Van’da aydınlatılmayı bekleyen karanlıkta kalmış cinayetlerden birinin Bahçesaray yaylalarında işlendiğini ve Mazlumder bu olayın aydınlatılması için yoğun bir çaba gösterdiğini vurgulayan Şehvan Karakoyun son olarak şunları söyledi: “18 Temmuz 1993’te Bahçesaray Miran (Sündüs) Yaylası katliamı ile ilgili olarak bilgilendirme ve gündeme taşıma zemininde yoğun bir çaba gösterdik. Zaman aşımına uğramaması için suç duyurusunda bulunduk. Ancak, Van mahkemesi ret kararı verdi, ardından davayı Van Barosu’nun çabalarıyla Diyarbakır özel güvenlik mahkemesine taşıdık. Eğer oradan da olumsuz cevap gelirse Anayasa mahkemesine müracaat yapılacak. Aynı şekilde Anayasa mahkemesinden de olumsuz cevap gelirse, uluslararası mahkemelere konu taşınacaktır.”


 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.