1. YAZARLAR

  2. Murat BELGE

  3. Siyasi rasyonalizm
Murat BELGE

Murat BELGE

Taraf Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Siyasi rasyonalizm

A+A-

İnsanın, başka hiçbir canlıya nasip olmamış bir “akıl”a sahip olduğunu bellemişizdir. Eh, büyük ölçüde doğrudur da. Yaptığı her işi, “akıl”la yapan bu yaratık, öyleyse siyaseti de “akıl”a dayandıracaktır, dayandırmalıdır “akıl” öyle gerektirir.

Oysa gerçek durum hiç de böyle değil. Somut tarih, “doğru” karar ve uygulamalardan değil, yanlışlıklardan oluşuyor. Sözgelişi, iki tane “Dünya Savaşı” yaşandı. İkisinin de çıkmasında birinci derecede sorumluluk, Almanya’nın üstündeydi. İkisi de Almanya’nın yenilgisiyle sonuçlandı. O hâlde Almanya “akıl”lı kararlar mı vermişti? Listeyi uzatın, uzar gider.

Bu girizgâhtan sonra Türkiye’ye geleyim: Cumhuriyet Bayramı ve Cumhuriyet Halk Partisi hikâyesine...

“Aydınlık” grubu, her zamanki siyaset anlayışıyla, bir “provokasyon” hazırlıyor. “Seferberlik” falan... Bu provokasyonun birinci müşterisi CHP. CHP, Cumhuriyet’in huzurunda başı örtülü kadınların da görüneceğini istihbar ettiği töreni boykot etme kararından yeterince mutlu olamamış; “Aydınlık” grubunun ilân ettiği seferberliğe de katılmaya karar veriyor.

Şu sıralar “Aydınlık” siyasetinin tek bir amacı ve stratejisi var: bir askerî darbe ile siyasi iktidarı, AKP’yi devirmek. Bu darbeyi hem hazırlamak, yani ordu içinde mümkün olan her türlü ajit-prop işini yapmak, aynı zamanda da toplumu darbeye hazırlamak, yani, “darbe iyi değildir ama başka çare bırakmadılar ki” dedirtecek bir ortam yaratmak, onların işi. Bu işi hakkıyla yapıyorlar. Aslında, tarih daha çok irrasyonel davranışların birikimidir, diyorum ya, “Aydınlık” gibi bir grubun davranışı, buna uygun değil gibi görünüyor. Çünkü bir amacı benimsedikten sonra, onu gerçekleştirmek için yaptıkları “rasyonel”. Ne yaptığını bilen, onlar var. Ha, “amaç” rasyonel mi? O başka konu.

Peki, bu amaçla davranan birilerinin hazırladığı provokasyon eylemine katılmak, CHP açısından, “rasyonel” bir davranış mı? Askerlere “Sizin yapmanız gerekeni biz yapıyoruz” diye seslenen milletvekillerinin CHP’si açısından “rasyonel” sayılabilir. Ama o zaman Deniz Baykal’ı niçin harcadınız? 28 Şubat’ı değerlendirerek bu stratejiyi hazırlayan, Deniz Baykal’dı. AKP iktidar olur olmaz, Deniz Baykal gerilim yaratmaya başlamıştı. “Aydınlık” gibi, onun da temel kararının akılcılığı tartışılır ama, bir kere o kararı verdiğine göre, ondan sonra yaptıkların akılcı. O karar, öyle davranmanı gerekli kılıyor.

Ama kaset çıktı, Baykal gitti. Böyle bir değişim, CHP’nin darbe sonucu iktidara davet edilme stratejisinden vazgeçip seçim kazanarak iktidar olmaya karar verdiğine işaret sayılmaz mı? İstanbul Belediyesi seçiminde “puan kazandığı” varsayılan birini başkan yapması da buna delâlet etmez mi?

Öyleyse, Cumhuriyet Bayramı’nda barikat atlamak nereden çıkıyor? “Aydınlık” grubunun beyinlerinin ürettiği plana CHP’nin uyması, ne anlama gelir? Gündemi kararlaştıran, belirleyen “Aydınlık”, militanlığını yapan da CHP! Bu mu, memleketin “ana muhalefet”inin siyaset yapması?

“Rasyonalite” kavramından birkaç adım daha atıp bir de iktidara gelelim. “İktidar” derken, “AKP” demek istemiyorum; belki sonuçta aynı hesaba gelecek ama, “Tayyip Erdoğan” demek istiyorum. 29 Ekim’de yürüyüş yasaklamak “akılcı” davranış mı? Bir “provokasyon” olarak değerlendirdikleri (buna ben de katılıyorum) eylem karşısında bu tavrı almakla, o provokasyonun yaptırmak istediğini yapmış olmuyorlar mı?

Sonra da, olay, verebileceği tahribatın tamamını veremeden kapanınca, “Bu talimatı ben vermedim” diye heyheylenip sağa sola ve bu arada Cumhurbaşkanı’na çatmanın bir “rasyonalite”si var mı? CHP olsun, “Aydınlık” olsun, o cephede görülen davranışlar beni şaşırtmıyor. Son 40 yıldır, şaşırtmıyor. Ama AKP’nin bindiği alâmet de, gittiği kıyâmet de, şaşırtıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.