1. YAZARLAR

  2. Oral Çalışlar

  3. Silvan'da PKK nerede? Devlet nerede?
Oral Çalışlar

Oral Çalışlar

Radikal
Yazarın Tüm Yazıları >

Silvan'da PKK nerede? Devlet nerede?

A+A-

AK Parti, Türk milliyetçiliğinin, BDP ise sertliği tercih edenlerin yarattığı ortamın baskısı altında.

13 ’ü asker, 2’si PKK’lı 15 gencin yaşamını yitirdiği Silvan baskını, devlet içinde tartışmalara neden olduğu gibi, PKK’ya yönelik soru işaretlerine de yeni bir boyut kazandırıyor.

Günlerdir gazetelerde bölgedeki askeri sorumluların ihmalleri konuşuluyor. Gerçekleşecek saldırılardan haberdar olduklarının telefon kayıtlarıyla ortaya çıktığı belirtilen bazı komutanların gereken önlemi almayarak gençleri ölüme sürükledikleri ifade ediliyor.

Asker içindeki bir kesimin PKK’nın üç kişiyi kaçırarak bir anlamda ‘gel gel’ yaptığı oyunun bir parçası olarak hareket edip etmediği konusu bir soru işareti olarak karşımızda. Daha önceki deneyimlerden şöyle bir “olay örgüsü”ne alışığız: PKK buna benzer bir eylem ortaya koyar, arkasından operasyon başlar, ardından büyük kayıplar gelir ve tüm kamuoyu gerilir.

Son yaşananları da bu çerçevede anlamaya çalışabiliriz. Üstelik bu kez kurgulandığı anlaşılan “milliyetçi öfke” gösterileri öncekilerden daha yaygın ve tehlikeli boyutlara ulaştı. Eğer bir “komplo” kurulduysa, eskiye oranla daha etkili oldu.

Hükümet de bu iddiaları ciddiye almış olacak ki, Başbakan Yardımcısı Arınç, İçişleri Bakanlığı’nın olayla ilgili inceleme başlattığını açıkladı.

Silvan’da bir devlet komplosu olup olmadığını bilmek kolay değil.

Ne olursa olsun, devlet içinde, en azından hükümet kanadında belli bir şüphenin olduğunu görebiliyoruz.

Kürt siyasi hareketi

“Kürt siyasi hareketi”nin değişik örgütlenmelerinin tam bir fotoğrafını çekmek zor. Örneğin ikisi asker üç kişinin Meclis’teki kritik görüşme aşamasında PKK tarafından kaçırılmasının merkezi bir karar olup olmadığını net bir şekilde tespit edemiyoruz.

Ama PKK liderlerinden Cemil Bayık’ın açıklamasından anladığımız kadarıyla, PKK “devletin Kürtleri oyaladığı”nı düşünüyor. Bu nedenle “sert tepkiler” göstermekten yana bir dil kullanıyor.

“PKK bunları Öcalan’a rağmen mi yapıyor? PKK içindeki Ankara grubunun temsilcilerinden olduğu söylenen Bayık’ın açıklamalarıyla Murat Karayılan aynı noktada mı duruyor?” gibi noktalarda elimizde net bir resim yok.

DTK tarafından gerçekleştirilen “demokratik özerklik ilanı” ise belli ki Kürt hareketi içindeki bazı çevreler tarafından yerinde görülmüyor. Altan Tan, Şerafettin Elçi gibi isimlerin açıktan itirazları var.

Başbakan ne yapacak?

CHP, ilk çatışmanın ardından eski “milliyetçi” çizgisine dönüş yapan bir duruş sergiledi. Hamzaçebi’nin, Kılıçdaroğlu’nun yaptıkları açıklamalar, Tanrıkulu’nun açıklamasına resmi sitede uygulanan sansür, CHP’nin net bir “gerileme” içine girdiğini gösterdi.

Başbakan, cenazenin ardından, uzlaşma yollarını çok açık tutmadığı izlenimini veren konuşmalar yaptı. BDP’lilerin “demokratik özerklik ilanı” da uzlaşma zeminini olumsuz yönde etkiledi. AK Parti, Türk milliyetçiliğinin, BDP ise Kürt sorununda sertliği tercih edenlerin yarattığı psikolojik ortamın baskısı altında.

Öcalan faktörü

Kürt sorunu bu ülkedeki tüm siyasi, kültürel, psikolojik ve toplumsal huzursuzlukların ve kırılmaların ana düğüm noktası olma özelliğini koruyor. Bu konunun “etrafından dolanmak” gibi bir seçenek artık yok.

Başbakan da, BDP’liler de (Hatta “Kandil” ve “İmralı” da) daha somut ve berrak bir tavır ortaya koyacaklar. Kürt siyasi hareketiyle AK Parti arasındaki çatışma zemininin sertleşmeye devam etmesi halinde, iki tarafın da siyaseten kaybetmesiyle sonuçlanabilecek bir süreç başlayabilir.

“PKK’nın dağdan indirilmesi” noktasındaki en ciddi aktörün Kürt tarafında hâlâ Öcalan olduğunu görüyoruz. Tüm kopukluklara rağmen Kandil üzerinde de, Diyarbakır üzerinde de en etkili isim Öcalan. Öcalan, “PKK’yı dağdan indiririm” diyor. Öcalan, PKK’yı dağdan gerçekten indirebilir mi? Benim inancım o ki, hem mümkün, hem değil.

PKK’nın silahsızlandırılması, dağdan indirilmesi projesi için ipin ucu, örneğin buradan tutulabilir. Tabii iki tarafın da gerçekten niyeti ve cesareti varsa...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.