1. YAZARLAR

  2. Mehmet ALTAN

  3. Sığır otu nasıl koparır?
Mehmet ALTAN

Mehmet ALTAN

Mehmet ALTAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Sığır otu nasıl koparır?

A+A-

Siz... Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın TÜSİAD’dan Saadet Partisi’ne uzanan kabulleri... Profesyonel ordu... “Kâğıt parçası” davasında sivil ve askeri savcının farklılaşan iddiaları...

Gazze istikametindeki Libya gemisi ile meşgulken... Biz, birkaç gazeteci, Tarım Bakanı Mehdi Eker ile sabahın erken saatlerinden başlayan üç buçuk saatlik çok verimli bir Türkiye turundaydık.

Bırakın günlük bir makaleyi, bir hafta dolu dolu sürecek bir büyük dizi yazmaya yetecek kapsamlı bir görüşme yaptık.

32 yıldır Tarım Bakanlığı’nda çalışan mesleğine tutkulu Bakan Eker sayesinde Türkiye tarımının tomografisini bir kez daha çektik.

***

Mehdi Eker, Diyarbakır’da süneye karşı gökyüzüne saldığı keklikleri anlatmakla başladı. Eskiden süne ile savaş, uçaklarla yapılıyor ama çok da etkili olmuyormuş...

Uçaklarla süne bombardımanı yapıldığında yüz buğday başağının dördünde süne var iken, yerden yapılan ilaçlama sayesinde bugün bu oran yüzde bire gerilemiş; kısacası 20 milyon buğday üretiminin eskiden 800 bin tonu süneye teslim iken şimdi bu dörtte üç oranında azalmış.

***

Tarım Bakanı Mehdi Eker, 527 milyon veri kullanılarak, 200 uzmanın ortaya çıkardığı ve Türkiye topraklarının en verimli kullanımına olanak veren, nereye ne eker isek daha zenginleşebileceğimizi bize anında söyleyen ve kendi deyimiyle Osmanlı’dan günümüze en önemli proje olan “Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modelini” açıkladığı toplantıda Türkiye’deki 3905 endemik bitkiden söz etmişti...

Endemik bitki...

Ne demek?

Sadece Türkiye’ye has, başka yerde bulunmayan bitki. Kısaca bir büyük hazine.

Eker, bitkilerin genetik yapısını daha sağlam hale getirmek için nasıl “ötekilere” açılıp “melezleştiğinden”, “zeytin”in Mardin’in Derik ilçesinden yeryüzüne yayıldığına kadar doyurucu bilgiler veriyor...

Türkiye kendine has bitkiler açısından çok şanslı bir ülke.

Bizde 3905 endemik bitki varken koskoca Avrupa kıtasında sadece 2400 adet var.

Ama bu büyük doğal zenginliği paraya çeviremiyoruz... Düşünün ki kiminin deve dikeni olarak da tanımladığı “Aspir”den yağ çıkarmaya yeni başlamışız...  3905 endemik bitkiyi ticarileştirecek bir sistem kurmamız halinde nasıl zenginleşebileceğimiz ortada ama öyle bir toplumsal kulak henüz maalesef yok.

***

Türk tarımının en temel sorunu küçük ve parçalanmış araziler... Parçalana parçalana artık kullanılamayacak kadar küçülen iki milyon hektar alan...

Bunu olanaklı kılan ve bir türlü değişmeyen miras hukuku... Son zamanlarda hızlanan toplulaştırma çalışmaları...

“Yönetilenler” açısından büyük kazanım sayılabilecek AB ile açılan “Gıda Güvenilirliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı” faslının detayları...

Liste uzun...

***

Ama et fiyatları güncel...

Tarım Bakanı Mehdi Eker et fiyatlarını günlük izliyor... İlk 16 bin tonluk “kasaplık canlı hayvan ithalatı” kararı alındığında dana kıymanın ortalama fiyatı 23-24 TL imiş, dün 19,90 civarında idi.

Bakan, yeniden 50 bin tonluk “kasaplık canlı hayvan” ihalesine çıktıklarını da tekrarladı; et yerine “canlı hayvan” tercihlerini de, hayvanlardan et dışında elde edilecek diğer unsurların da, kendi değimiyle “katma değerin” de Türkiye’de kalması arzusuna bağladı. Bir yenilik olarak da, besicilik için kendi çiftliğini kuracak olanlara ticaretini yapmamak kaydıyla ithal izni vereceklerini belirtti.

***

Et fiyatları konusu uzadı...

Bir ara Bakan Eker Türkiye’nin “sığır coğrafyası” olmadığını söyledi.

“Sığır coğrafyası” değiliz, “koyun coğrafyasıyız” ne demekti?

Türkiye’de yeterli yağış olmadığı için “sığır coğrafyası” değilmişiz... Çünkü sığır, otu dili ile kökünden koparıp mideye yollarmış, koyun ise dişi ile kemirirmiş.

Bol yağışlı, yemyeşil coğrafyada “otu dili ile kökünden koparıp yiyen” sığırlar coğrafyaya hâkim olurken; az ile yetinen ve otu sadece kemiren koyunlar ise ancak bizim gibi yağış ve yeşillik fakiri ülkeleri mesken tutabilirmiş...

***

2010 yılında, çalışan nüfusun dörtte birinin tarımda istihdam edildiği, çok temel sorunların giderilemediği, henüz tapu ve kadastronun saydamlaşamadığı bir ülke durumunda olduğumuzu da, Mehdi Eker’in bu geri kalmış yapıyı modernleştirmeye uğraştığını da öğretici, doyurucu ve keyifli bir sabah kahvaltısı sırasında gördük.

 Ciddiyetle biraz daha fazla tarım konuşsak ne kaybederiz ki?

Önceki ve Sonraki Yazılar