1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Sancar: Kayyım politikası, Kürt halkının iradesinin gasp edilmesidir
Sancar: Kayyım politikası, Kürt halkının iradesinin gasp edilmesidir

Sancar: Kayyım politikası, Kürt halkının iradesinin gasp edilmesidir

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Kayyım politikası, Kürt halkının iradesinin gasp edilmesidir. Kayyım atanan şehirlerin tamamında seçmenin çok büyük çoğunluğu Kürt’tür” dedi.

A+A-

 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Diyarbakır’da bulunan sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve kanaat önderleri ile Kayapınar ilçesinde bir araya geldi.

Geçtiğimiz gün HDP’nin Diyarbakır il binasına yapılan baskına ilişkin konuşan Sancar, “İl eşbaşkanlarımız gözaltına alındı, şimdi gözaltındalar. Bu saldırıları demokratik siyasete ve siyasetin kendisini ortadan kaldırmaya yönelik ele alıyoruz. HDP’nin bu saldırılar karşısında yapacağı ve söyleyeceği şeyler çoktur. Esasen bu partinin öncesindeki partilerde de bu siyaset geleneğinde de direniş en iyi bilinen şeydir. Mücadele en güçlü yürütülen iştir. Bu nedenle vurgulamaya gerek görmüyorum, hele sizlerin huzurunuzda ‘direnişimiz devam edecek’ demeyi zul sayıyorum. Gerçekten bunu en iyi bu topraklar ve bu toprakların siz güzel insanları biliyorsunuz. Biz bunun ötesine geçmek, bütün bunların geride kalacağı bir geleceği inşa etmek istiyoruz. HDP’yi bir inşa gücü haline getirmek istiyoruz. Siyasal inşanın öncüsü haline getirmek istiyoruz. Bunu tek başımıza yapamayacağımız açıktır. Bunu siyaset yürüttüğümüz her yerde ve her alanda demokrasi güçleri ile birlikte yapmak istiyoruz” dedi.

Partilerine yönelik saldırıların demokratik siyasete saldırı olduğunu vurgulayan Sancar, “Bunun da en somut uygulamasının kayyım politikası olduğunu vurgulamak gerekiyor” dedi.

Sancar, şunları söyledi:

“Kayyım politikası bir irade gaspı meselesidir. Bu irade de soyut bir irade değildir, bu herhangi bir seçmen iradesi değildir. Bu Kürt halkının iradesidir. Kayyım politikası, Kürt halkının iradesinin gasp edilmesidir. Kayyım atanan şehirlerin tamamında seçmenin çok büyük çoğunluğu Kürttür. Yerlerine kayyım atanan belediye eş başkanları da bu Kürt nüfusun, çok büyük bir kısmının yüzde 70-80’lere varanların oyunu alarak seçilmiştir. Burada kayyım politikasının ilk anlamı Kürt halkının iradesinin tanınmamasıdır. Bunun bir sistem haline getirildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.”

Kayyım uygulamalarının 2016’da Olağanüstü Hal döneminde gerçekleştiğini ancak 2019’da da devam ettiğini belirten Sancar, “Diyoruz ki kayyım politikası Kürt halkını demokratik siyasetten koparmak için ısrarla sürdürülen bir saldırı ise HDP bu saldırıyı püskürtecek imkanlara sahiptir. Bunu partililerimiz yapacaktır, çalışanlarımız yapacaktır. Ama en çok da dostlarımız yapacaktır. Burada bize oy vermiş olsun olmasın, bütün insanlarımızla birlikte yapmak istiyoruz. Demokratik siyaseti her şart altında canlı tutalım ki demokratik çözüm umudu büyüsün ve o umut kısa sürede gerçekliğe dönüşebilsin. Yani somut sonuç alabilsin” diye konuştu.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancak’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:

“Kayyım politikalarının ikinci bir hedefi var, o da Kürt kimliğine saldırıdır. İnkâr politikalarının devamıdır. Tenkilin bugünkü şartlara uyarlanmış şeklidir. Kayyım uygulaması siyasi tenkildir. Bunun nereden çıkarıyoruz, kayyımlar atandıklarında çok büyük çoğunlukla ilk iş olarak Kürt diline saldırıyorlar. Ya belediye internet sitelerindeki Kürtçe sayfaları kapatıyorlar ya da Kürtçe isimlerin verildiği kurumlarda Kürtçe tabelaları indiriyorlar, o isimlerin yerine Türkçe isimler veriyorlar. Veya çeşitli kültürel faaliyetler yürüten ve bu arada Kürtçe faaliyet yürüten kültür kurumlarını kapatıyorlar.

Tiyatroları, anaokullarını, çeşitli sanat alanlarındaki kursları kapatıyorlar. Neden Kürtçe faaliyet yürüttükleri için. Veya bunların hepsini birden yapıyorlar. Bu da çok açık bir inkar politikası tecrübesidir. Pervasızca yürütülüyor bu politika. Neden? İnkar ile ilgili kültürü imha etmeye yönelik saldırı politikasıdır kayyım uygulaması. O nedenle sadece Kürtlerin iradesine yönelik bir saldırı değildir aynı zamanda Kürtlerin dili başta olmak üzere kültürlerine yönelik bir saldırıdır. Bununla bağlantılı olarak da haysiyetlerini hedef alan bir saldırıdır. Bu halk haysiyetine sahip çıkmayı bilmiştir bugüne kadar. Bedel ödemek pahasına haysiyetine sahip çıkmış, kimliğini korumuştur, geliştirmiştir. Elbette bundan sonra da böyle olacaktır kimsenin şüphesi olmasın. Kürtler asla kimliklerinden, iradelerinden ve haysiyetlerinden taviz vermeyecektir.

O nedenle bu politika sadece bu ülkenin zamanını, bu ülkenin enerjisini yutmaktadır. Başka hiçbir sonuç doğurmayacaktır kayyım politikası. Bu ülkeye daha iyi dönemlere ulaşmak konusunda zaman kaybettirmekte ve tahribatları arttırmaktadır. Bizlerin bu tahribatları gidermek için harcaması gereken çabayı artırmaktadır. Ona da hep birlikte varız. O çabayı harcayacağız kimliğe, kültüre, haysiyete, iradeye yönelik tüm saldırıları def etmek ve onların açtığı yaraları sarmak ve daha güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek için hep birlikte mücadele edeceğiz.”

Geçtiğimiz ay başlatılan ve 22 HDP’li yöneticinin tutuklandığı Kobani soruşturmasına da değinen Sancar, “Kobanî'de IŞİD’e vurulan darbeden burada bu ülkede kimlerin rahatsız olduğunu unutmadık, o zaman iktirdarın açık kalemşörlerinin çok pervasız paylaşımları vardı. Hatırlayın, Kobanî’de ‘ben IŞİD’liyim’ diyenlerden, bir an önce IŞİD’in zaferi için dua edenlere kadar açık tavır koymuşlardı. Sonra bunların üzerine ‘Kobanî düştü düşüyor’ sözü geldi. Sonra Varto’da güvenlik kuvvetleri göstericilere ateş açtı, ilk ölüm gerçekleşti ve daha sonra pek çok yerde provokasyonlar gerçekleşti” dedi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.