1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. SAKARYA’DA DİRENİŞ 4. YILINDA…
SAKARYA’DA DİRENİŞ 4. YILINDA…

SAKARYA’DA DİRENİŞ 4. YILINDA…

A+A-

Ramazan ayının mücadele zeminini bereketlendirmesi temennisiyle başlayan basın açıklamasında; yıllardır sürdürülen başörtüsü yasağına karşı çözüme ulaşan tek yolun direniş olduğu yinelendi. Bu mücadelenin Türkiyeli Müslümanlar için önemli bir samimiyet sınavı olduğu belirtilen açıklamada, anlık tepkilerin değil düzenli ve bilinçli tavırların sonuç getireceği inancı bir kez daha dillendirilerek, Allah’a teslim olduğunu söyleyen herkesin bu mücadelede aktif bir şekilde saf tutması istendi.

Her yıl üniversiteye girişte yaşanan Başörtüsü zulmü bu sene de okula kayıt yaptıramayan örtülü öğrencilerin mağduriyetine sebep oldu. Örtülü insanlara reva görülen ikinci sınıf insan muamelesinin sadece üniversitelerde değil, kamu kurum ve kuruluşlarında da uygulandığına dikkat çekilen basın açıklamasında, Müslüman bireylerin sahip olduğu değerler uğruna mücadele etme öğretisini kazanması gerektiği vurgulandı.

Basın açıklamasının son kısmında ise geçtiğimiz hafta gözaltına alınarak tutuklanan Ali Rıza AKGÜN Hoca ile ilgili yapılan haksızlıklara ve hukuksuzluklara dikkat çekilerek, ağır şeker hastası olan Ali Rıza Hoca’nın en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşması gerektiği ifade edildi.

Katılımcıların, “ Tevhid, Adalet, Özgürlük”, “ Başörtüsü Direnişimiz 4. Yılında”, “Zillet Bizden Uzaktır” yazılı pankartları taşıdığı açıklamada; “Zulme Karşı Omuz Omuza”, “ Yaşasın Başörtüsü Direnişimiz”, “Zulüm Biter, Sabır, Savaş, Zafer” sloganları atıldı.

 

Basın Açıklamasının Tam Metni:

 

4.YILIMIZDA DİRENİŞİMİZİ KARARLI BİR ŞEKİLDE SÜRDÜRECEĞİZ

İçinde bulunduğumuz Ramazan ayını vesile kılarak tüm halkımızın Ramazanının mübarek olması temennisi ile bu haftaki basın açıklamasına başlamak istiyoruz. Rabbimiz, güz mevsiminin başında yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur anlamındaki “ramda” kelimesinden türetilmiş olan bu ayda, bizlerin de bu rahmetten yararlanarak kendi günahlarımızdan, pasifliğimizden sıyrılmamızı nasip eylesin.

Ramazan, inkilab ayıdır. Bu ay, insanlığı zulümden, tuğyandan kurtaracak olan Kur’an’ın Rabbimiz tarafından elçisine bahşedildiği aydır. Dolayısıyla Ramazan, bu ilahi kılavuzun rehberliğinde bir hayat sürmek için yeni bir vesiledir.

Ramazan, direniş ayıdır. Nefsi arzularımıza, zorluklara karşı ilahi kılavuz eşliğinde direnmenin ayıdır. Dolayısıyla, Ramazan, yapılan haksızlıklara, baskılara, zulümlere karşı bizlere direniş mektebi olmaktadır.

Bugün, bizler burada, asra olan şahidliğimizi bir kez daha yenilemek için toplandık. Direnişe olan inancımız ile üç yıldır sürdürmüş olduğumuz başörtüsü eylemlerimiz, bugün itibariyle dördüncü yılına girmiş bulunuyor. Rabbimiz çabalarımızı muvaffak kılsın inşallah.

Biz, üç yıldır bu meydanlardayız. Zulme karşı direniyoruz. Elimizden geldiğince insanların ölüm sessizliğine inat, bu zulme karşı sesimizi haykırıyoruz. Çünkü, başörtüsü Kur’an’ın en önemli emirlerindendir. Çünkü başörtüsü, Müslümanın var olma mücadelesidir. Bu nedenle, bir kayayı delmenin çok güçlü bir darbe ile değil, süreklilik arz eden muntazam darbelerle mümkün olduğu bilinciyle, bu mücadelemizi sabır ile sürdüreceğiz. Biz yoldayız, yolda olmaya devam edeceğiz ve tüm Müslümanları bu yolculuğa davet ediyoruz.

Şu nokta çok iyi bilinmelidir ki, bugün başörtüsü mücadelesi Türkiyeli Müslümanların önemli bir imtihanı, samimiyet sınavıdır. Çünkü başörtüsü mücadelesi, Müslüman bir bireyin söylemleri ile eylemleri arasındaki paralelliklerin ne derece olduğunun bir göstergesidir. Mademki, başörtüsünün Kur’an’ın emri olduğunu kabul ediyor ve onu İslam’ın bir sembolü olarak görüyor isek, o vakit, bu ülkenin dört bir yanında bacılarımızın başörtülerine uzanan ellere karşı gerekli tavrı göstermek, Müslüman olmanın vazgeçilmez şartıdır. Madem, bugün Sütçü İmam dendiğinde, Fransız askerlerinin başörtülü bayanlara yönelik zalimane muamelelerine karşı çıkarak ilk kurşunu sıktığını göğsümüz kabararak anlatıyoruz; o vakit, bu tavrın arkasında durarak, bugün üniversite kapılarında, kamu binalarında kendilerine zulüm edilen bacılarımızın yanında bulunmak, onların mücadelelerini desteklemek boynumuzun borcudur.

O sebeple, yıllardır bu meydanlarda başörtüsü mücadelesini savunma derdi içerisindeyiz. Bu meydanda, kimi zaman okullarına başörtüsü ile alınmayan öğrencilerden, kimi zaman verdiği fotoğraf yüz hatlarının tamamen görülmesine uygun olmadığı gerekçesiyle kendisine nüfus kimliği verilmeyenlerden, kimi zaman başörtülü olduğu gerekçesiyle kendilerine ikinci sınıf insan muamelesi yapılan avukat ve doktorlardan, kimi zaman ise başörtülü oldukları gerekçesiyle gezilere alınmayan, hak ettikleri ödülleri almak için gittikleri tören salonuna sokulmayanlardan bahsettik.

Bugün, maalesef yine aynı zulümlerden bahsetmek durumundayız. Geçtiğimiz günlerde, üniversite kayıtları esnasında, başörtülü öğrencilere yapılan muameleleri hepimiz buruk bir şekilde okuduk. Kayıtlara giriş esnasında, yönetmelik gereğine uygun bir tarzda kayıt binasına girmeleri konusunda uyarılan öğrenciler, başlarını açmaya zorlandılar. Yaşanan bu durum, aslında tüm Türkiyeli Müslümanların ayıbıdır. Biz sahip olduğumuz değerler uğruna mücadele etme öğretisini kuşanamamış isek, o zaman bu tarz zulümlere daha çok maruz kalacağız demektir. Burada kilit çözüm, her zaman haykırdığımız gibi direniştir. Allah’a iman ettiğini söyleyip teslim olan herkes, kendi üzerine düşen görevlerin farkında olarak bu mücadelede aktif rol almak zorundadır.

 

Başörtüsü eylemlerimizin üçüncü yılını tamamlama vesilesi ile bir kez daha şunu ifade etmemiz gerekiyor ki; Müslüman olma iddiasında olan tüm bireyler, bu zulüm ile yüzleşmek durumundadırlar. Zira, laik elit tarafından yasaklanmaya çalışılan başörtüsü, İslam’ın vazgeçilmez bir emridir. Biz biliyoruz ki, Kur’an’ı Kerim’de, helak olan kavimler içerisinde üç güruhtan bahsedilir. Bu helakten kurtulanlar, fitne, fesat ve zulümlere karşı direnişlerini ortaya koyanlardır. Helak olanlar ise, zulmedenler ile zulümlere ses çıkarmayanlardır. Dolayısıyla tüm inananlar; bir gün ahirette vereceği hesabı göz önüne alarak, başörtüsü zulmü karşısında ortaya koyduğu tavrı samimi bir şekilde sorgulamak durumundadır. Her sözün bir bedeli ve her bedelin bir hesabı olduğuna göre, mutlak gelecek olan ahirette huzura kavuşmak isteyen herkesi, bu kutlu direnişe davet ediyoruz. Başörtüsü direnişi bizimdir; başörtüsü direnişi sizindir; başörtüsü direnişi tüm Müslüman halkındır.

Son olarak, geçtiğimiz hafta tutuklanarak cezaevine konulan Ali Rıza Akgün Hoca ile ilgili yapılan haksızlıklara, hukuksuzluklara dikkat çekmek istiyoruz. El-Kaide bağlantısı isnadı ile gözaltına alınan Haznedar Eğitim ve Kültür Derneği(HAK-DER) eski başkanlarından Ali Rıza Akgün Hoca, İslami irşad çalışmaları ile tanınan değerli bir âlimimizdir. Kendisine yöneltilen suçlardan bir tanesinin Filistin’den gelen yaralılara tercüme konusunda yardımcı olmasının gösterilmesi, aslında suçlamaların bahane olduğunu bizlere göstermektedir. İsnat edilen suçların hiç biri ile uzaktan yakından ilgisi olmayan Ali Rıza Akgün Hoca, aynı zamanda ağır şeker hastası olması hasebiyle, tutuklanarak gönderildiği cezaevinde ciddi anlamda sıkıntı çekmektedir. Kendisine karşı yapılan bu hukuksuzluğu kınıyor ve tüm Müslümanları bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Sakarya Adalet Girişimi olarak; her zaman söylediğimiz gibi; yapılan zulümlere karşı çözüm yolu hiçbir zaman başka mercilerde değil, sadece Allah’ın kitabı olan Kur’an’ı Kerim’de ve Hazreti Peygamberimizin örnekliğindedir.

Biz yıllardır buradayız, bu meydandayız; gerekirse de yıllarca burada kalarak asra şahidliğimizi tazeleyeceğiz. Bu vesileyle, Sakarya’nın onurlu ve duyarlı insanlarını bir kez daha bu çağrıya kulak vermeye; bu zulme dur demeye çağırıyoruz.

Rabbimizden, Ramazan ayının tüm İslam âlemine hayırlar ve zaferler getirmesini niyaz ediyoruz.

 

SAKARYA ADALET GİRİŞİMİ BAŞÖRTÜSÜ PLATFORMU ADINA; DİRİLİŞ SAATİ DERGİSİ

 

İlgili Fotoğraflar:

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.