1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Sakarya’da 159. Başörtüsü Eylemi
Sakarya’da 159. Başörtüsü Eylemi

Sakarya’da 159. Başörtüsü Eylemi

A+A-

SAGİR adına Sakarya barosu avukatlarından Haluk Can 'ın yaptığı basın açıklamasının tam metni aşağıdadır:

Basın açıklamasının metni:

Üniversitelerimizde 2008-2009 öğretim yılının başlaması ile birlikte, başörtüsü zulmü de tekrar açığa çıkmış bulunmaktadır. Bu bağlamda,  daha önceki yıllarda üniversitesinde başarörtüsü problemi yaşanmayan ve "Özgürlüklerin kalesi" olarak bilinen Boğaziçi Üniversitesinin de yasakçılar kervanına katıldığını üzülerek görmüş bulunmaktayız. Üstelik, bu keyfi uygulamayı başlatma emrini veren yeni rektör Kadri Özçaldıran'ın, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından atanmış olması, olayın bir başka trajik yönünü gözler önüne sermektedir. Daha okulun ilk günü Üniversite kapısında güvenlik barikatıyla karşılaşan başörtülü öğrencilere Rektörlük tarafından hazırlanan ve içeriğinde "Başörtülü girdiğim takdirde tüm hukuki sonuçları kabul ediyorum" yazılı bir kağıt imzalatılmak istenmesi,  böşörtülü öğrencilere her türlü insanlık dışı muameleyi reva gören  'Ortaçağ zihniyetinin" devam ettiğini göstermektedir. Başta Boğaziçi Üniversitesi olmak üzere, bu keyfi ve yasal dayanağı olmayan yasağı devam ettiren tüm Üniversite rektörlerini ve diğer yöneticilerini burada şiddetle kınıyoruz. "Başörtüsü Allahın emridir" ve "Başörtüsü Onurumuzdur" diyerek mücadeleye devam diyen, yiğit kızlarımıza buradan selam ve dualarımızı gönderiyoruz. 

Gerek diğer Üniversitelerde ve gerekse Boğaziçi Üniversitesinde yaşanan bu olay da gösteriyor ki, , Anayasa Mahkemesinin, son dönemde almış olduğu iki karar, yasakçıları daha da cesaretlendirdiği gibi, özgürlükçü düşünen bazı kimselerin de umutlarının kırılmasına ve sinmelerine neden olmuştur. Ayrıca, halen Türkiye Büyük Millet Meclisinde, tek başına hükümeti temsil eden Ak Parti hakkında, başörtüsüne çözüm arayışları gerekçe gösterilerek verilmiş bulunan "laikliğe karşı fiillerin odağı olma" kararından sonra, Ak Partiden de bu konuda yeni bir açılım ve çözüm üretmesini beklemenin, en azından yakın bir zaman için hayal olduğu ortadadır.

Anaya Mahkemesinin, Hukukun en temel ve en genel ilkelerini bile yok sayarak vermiş olduğu bu kararlar nedeniyle adeta artık bu işin bittiği ve bundan böyle başörtüsüne özgürlük taleplerinin ve bu konuda yasal düzenlemelerin bundan böyle gündeme alınamayacağı yönünde bir hava hakim kılınmaya çalışılmaktadır.

Şu an Mecliste tek başına hükümeti temsil eden Ak Partinin başının üzerine, bu işle ilgilenmekten dolayı bir "Demokles kılıcı" asılması nedeniyle, Ak Partiden, bu konuda yasal bir düzenleme yapma cesaretini beklemiyoruz. Zaten, bu konuda yeniden yasal bir düzenleme yapılsa dahi, halkın iradesi doğrultusunda çıkartılan yasaların başına nelerin geldiğini hepimiz yaşayarak görmüş bulunuyoruz. Esasen bizler, böyle bir yasal düzenlemeye gerek olmadığını da yıllardan beri ifade ediyoruz. Zira, söz konusu yasağın yasal bir dayanağının olmadığı, objektif davranan tüm hukukçular çok açık bir şekilde ifade edilmektedir.

Hukuki değil, siyasi mülahazalar ile verilmiş bulunan birtakım Mahkeme Kararları ile bu sorunu yasaktan yana çözeceklerini zanneden yasakçı zihniyete, buradan bir kez daha haykırıyoruz: Başörtüsü ile ilgili Kur'an ayetleri durdukça bu konu yasaklanarak çözülmez. Başörtüsü Allahın emridir ve Başörtüsü onurumuzdur diyen yiğit Müslümanlar oldukça bu mücadele bitmez. Ta ki başörtüsü her alanda özgür kalıncaya kadar. İsteyenin başını örtebileceği, isteyenin takmayacağı bir zemin sağlanıncaya kadar.

Dayanışma ve yardımlaşma duygularının doruk noktasına ulaştığı bir rahmet ikliminden geçiyoruz. Böylesi bir zaman diliminde dahi, vicdanlarında iyilik adına hiçbir emare taşımayan kişilerin, Almanya'daki Deniz Fenerinde yaşanan bazı olumsuzluklar nedeniyle, bütün iyilik hareketlerini mahkum etme ve yok etme gayretlerini de ibretle izliyoruz.

Kendileri özel güvenlik sitemleri ile donatılmış malikanelerinde oturarak, etraflarındaki ve tüm dünyadaki yoksulluk ve çaresizlik görüntülerine gözlerini kapatmış olanlar, toptan imha etmeye çalıştıkları dayanışma ve yardımlaşma organizasyonları yok olursa, sahipsiz kalan güçsüzlerin nasılsa kendi kapılarına dayanmayacaklarını, dayansalar bile koydukları engelleri aşamayacaklarını bilmenin rahatlığı ve azgınlığı içersinde hareket etmektedirler.

İnsan hem kendine, hem de insanlığa karşı sorumludur inancı ile hareket eden ve iyilik bir insanlık emanetidir inceliği ile Haritada nerede olduğunu dahi bilmediğimiz ülkelere ve yardımlarımızı ulaştıran bu yapılara sahip çıkılması gerektiğini tüm kamuoyu ile paylaşmak isteriz

Bir Ramazan ayının daha sonlarına gelmiş bulunmaktayız. Orucun bize kazandırdığı hasletlerden birisi de, bedenimizin ve nefsimizin isteklerine karşı direniştir. Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu olarak, bedenimizin isteklerine karşı kazandığımız ve yenilediğimiz bu direniş ruhuyla, bütün bir yaşam boyunca, başta başörtüsü konusunda olmak üzere her türlü haksızlık ve zorbalık karşısında da direniş göstermemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.

Haksoz haksöz

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.