1. YAZARLAR

  2. M. Şakirê Koçer

  3. ŞAİR VE ŞİİR ÜZERİNE
M. Şakirê Koçer

M. Şakirê Koçer

Yazarın Tüm Yazıları >

ŞAİR VE ŞİİR ÜZERİNE

A+A-

Şiirsel söz kesindir, keskindir, hassastır, etkileyicidir, yakıcıdır, coşturucudur, uyandırıcıdır, zariftir, ahenklidir, aydınlatıcıdır, ince ve güzeldir.

Şiirler, şairin iç âleminde yoğunlaşan, sığlaşan, kaynayan, titreşen ve olgunlaşan inancın, düşüncenin ve sezginin taşması sonucunda dilden dökülür.

Şairin iç âleminde yoğunlaşan, inanç, düşünce ve sezgi, ani bir patlama ile kendini dışa saçar. Şair artık bir delilik türüne müptela olmuştur. İki tür deliliğin olduğunu düşünüyorum: Akıl altı ve akıl üstü olarak ayırmak mümkündür.  Şairin maruz kaldığı delilik; akıl üstü deliliktir. Akıl üstü delilik, aklın gözleriyle görmekten acze düştüğü; hikmet, iyilik ve güzellik ufuklarına ayak basan sırdır. Akıl böyle bir deliliği kıskanır.

Bu tür deliler; inançlarıyla, düşünceleriyle ve sezgileriyle insanlık tarihine ivme kazandırmış; tarihin akışını hızlandırmışlardır. Tarihi ve yaşamı etkilemiş; devrimlerin, evrimlerin, inkılâpların, ihtilalların, çalkalanmaların ve dalgalanmaların oluşmasında başrolde oynamışlardır.

Dediğim gibi, şair de bu tür delilerin sınıfına girer. Şair de herkes gibi her şeyden etkilenir; ama onun etkilenme özelliği kendisine hastır. Şair için tan yerinin ağarması, yıldızların batması, güneşin doğması, meltem, masmavi gök, masmavi denizler, yemyeşil çayırlar, rengârenk çiçekler, akan sular, yağan yağmurlar, gök gürültüsü, şimşek, heybetli dağlar, güneşin batışı, gecenin sessizliği, kıpkızıl, nazik, yumuşak uysal bir gül yaprağına seher vakti konan çiğ damlası, kuşların ses armonisi,  çocukların gülücükleri, ihtiyar bir ananın yüz hatları, bir eşin ayın on dördündeki yüz güzelliğine denk olan yüzü, bir yiğidin cenk meydanlarında aslanlar gibi kükremesi, en cesur ve vahşi olan ana aslanın yavrusu için göstermiş olduğu şefkati, en korkak hayvanlardan olan tavuğun yavrularını korumak için köpeklere karşı olan atılganlığı, arkası yamalı pantolon giyen yoksulun dramatik yaşamı, savaşların sebep olduğu acı sonlar, peygamberlerin Cibril ile yüz yüze gelmesi, Sokrates’in ihanet mahkemelerinde baldıran zehrini kafasına kaldırma pahasına doğru bildiklerinden ödün vermemesi, Hallac-ı Mansur’un yüce yaratıcının aşkından alevlenip tutuşması, yalın ayak sokaklarda koşması, zulüm ordularının tarih boyunca insana çektirdikleri, evrenin bilinen ve bilinmeyen esrarı, çekirgenin göz organizması, pirenin mide mekanizması ve hepsinden en önemlisi, Allah’ın(cc) varlığının aşikâr; ama zatının mutlak anlamdaki gizliliği…

Evet, bu muazzam irfana çarpılan şair, artık birçok insanın garip karşıladığı bir hale esir olur. Ağlaması, gülmesi, öfkelenmesi, titremesi, yavaşlanıp hızlanması, konuşması-susması, hayrete ve dehşete düşmesi, hayranlığı, hasreti, özlemi, şairlik atmosferinde bulunduğu müddet zarfında sadece kendisine özgüdür. Başkası, onun o halini pek anlamaz.

Şairin inancı, düşüncesi, sezgisi ve eylemi aşk ateşi ile tutuşmuş, şair aşk denizine düşmüş, şairin kalp gözü aşk güneşinin ışıklarıyla kamaşmış kalmış. Bazen şair öyle bir kozmik bilgi ile karşı karşıya kalır ki, o bilgiyi yükleyecek söz bulunmaz. Ve bu durumu şair cezbe ile ifade eder.

Şairin ve şiirin özü aşktır. Aşkı âşık olanlar anlar. Mevlana’ya aşkı sormuşlar. Mevlana: “Bende ol, bil” demiş. Mevlana bu özgün ifade ile aşkın sözcüklerle ifade edilemeyeceği, edilse bile kolay kolay anlaşılamayacağı gerçeğini vurgulamış. Aşk ışıklarının ve ışınlarının güneşi; Allah katındadır. Aşkın mücevheri, sır ve esrar hazinelerinde gizlenmiştir. Hakiki olgun aşkın ana mahzeni vahiydir. Gerçek şairlerin dolunayı, vahiy güneşinden ışık alır ve o ışığı yansıtır. Gerçek şair, peygamberlere gelen vahiylerden ilham alır. Gerçek şair, peygamberliğe erişmez; ama velilik tacının başına geçirilmesinden de umutsuz değildir. Gerçek şair, inancını, düşüncesini, sezgisini ve eylemini peygamberlere teslim eden şairdir. Peygambere teslim olan şair, peygamberle birlikte, Allah’a teslim olan şairdir. Allah’a teslim olan şair, şiir dantelini vahiy tığı ile işlemiştir. Allah’a teslim olan şairin şiirleri, vahyin nuru ile nurlanmıştır. Gerçek şairin şiirlerinin sözcükleri mucize ve kerametlerden beslenir.

Denilebilir ki; inancını, düşüncesini, sezgisini ve eylemini vahye endekslemeyenin şair olması şiir öğretmesi mümkün müdür? Mümkündür derim; ama şair sahtekâr, şiir de sahte olur. Vahiyden beslenmeyen şiirler çöldeki seraba benzer, uzaktan su sanırsın; ama nerede? Sihir gibi, büyü gibi tesiri olsa bile şairini muradına erdirmez.

Allah’a teslim olmayan şairler, şeytanın maskarası olurlar. Sözleri, güzel kabuklu, içi çürük meyvelere benzerler. Ambalajı,  yaldızlı, insanlara kötü söz söylettiren, günaha sevk ettiren  şaraba benzer. Sahte şiir, güzelliği koz olarak kullanan çirkinlikler dizisidir. Sahte şair, şeytanın yalanlarına şiir sanatını payanda yaparak, insanların dimağlarını çirkinliklerle doldurur. Nesrin(düz yazı) ruhunu kirleten demagoji  kiri, şiirin ruhunu da temiz bırakmaz. Bundan dolayıdır ki, şiir ve şair başlı başına değerler değildir. Şiir de diğer sanatlar gibi bir sanattır. Sanat, sanat için yapılmaz; şiir, şiir için yazılmaz.

Şiir sanatı, her ne kadar insanlığın müşterek serveti olsa da, şiirin omzundaki anlam ve mesaj müşterek değildir. Putçu bir şiirin şairi putperesttir, inancı, düşüncesi ve eylemi çirkindir, kirlidir ve kötüdür. İnsanlar, inansın veya inanmasın, her şair belli bir dünya görüşüne, dine, felsefeye, ahlaka hizmet eder. Onların kişiliklerini de bu durum belirler. Şiir çalışmalarında şiirin sadece şiir için dizilmemesi gerektiğine inanıyorum. Şiir sepetlerimize vahiy meyvelerinden doldurup ikram etmektir görevimiz, diye düşünüyorum. Şiirlerimizde din düşmanlarına inat ısrarla putçuluğu reddetmemiz gerekir. Şiirlerimizi kendi ana dilimizden yazmamız gerekir. Şiirin fikri alt yapısı kozmik ve evrensel olmalı. Bununla birlikte sanatı, dili, fonetiği, tarzı, telaffuzu kişinin ana diliyle sınırlanmalı.  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.