1. YAZARLAR

  2. Altan TAN

  3. Said-i Nursi ve Kanuni Sultan Süleyman Filim
Altan TAN

Altan TAN

Altan TAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Said-i Nursi ve Kanuni Sultan Süleyman Filim

A+A-

Türkiye`de gündem yine her zamanki gibi dop dolu, siyasetten magazine kadar gündeme yetişmek mümkün değil, tam hız gidiyor.

Son günlerde magazin, siyaset ve tarih birbirine karıştı.

İyiki de karıştı, bazı şeyler karışmadan düzelmiyor.

Her şey ortaya dökülecek, adam akıllı tartışılacak ki gerçek ortaya çıksın.

Türkiye birkaç haftadır iki filmi tartışıyor.

Biri Said-i Nursi`nin hayatını anlatan sinema filmi, öteki ise  Kanuni Sultan Süleyman`ı anlatan TV dizisi.

İsterseniz önce Said-i Nursi`yi anlatan HÜR ADAM ile başlayalım.

Bir filmi kurgu, senaryo, tarihi gerçekler, dekor, kostüm, mekan, ses, efekt, oyuncuların performansı... ve daha birçok yönden değerlendirmek, eleştirmek mümkün.

Filmi teknik olarak ele alırsak;

Öncelikle belirteyim ki HÜR ADAM filmi buram buram amatörlük kokuyor.

Oyuncuların ve özellikle de Said-i Nursi`yi canlandıran başrol oyuncusunun sergilediği oyun oldukça zayıf.

Said-i Nursi gibi tarihe mal olmuş ve oldukça karizmatik bir kişiliğe sahip bir şahsın hayatı söz konusu olduğunda  insan en az ÇAĞRI filminde Hazreti Hamza ve Ömer Muhtar filminde Ömer Muhtar karakterleri kadar bir oyunculuk bekliyor. 

Antony Quin performansında bir aktörün getireceği maliyetin yüksekliği ortada. Ancak bu durum da daha ciddi bir araştırma ve gerekirse yarışma ile çözülebilirdi diye düşünüyor insan.

Ses, dekor, kostüm, mekân, diyalogların donukluğu... gibi konuları bir yana bırakalım.

Film üzerindeki esas tartışma tarihi ve siyasi konular üzerinde.

Bu tartışmalar iki ana başlıkta toplanıyor.

1.Mustafa Kemal`le ilgili olarak İslam-Rejim ekseni

2.Şeyh Said`le ilgili olarak Said-i Nursi`nin Kürt meselesine yaklaşımı.

Filmin Mustafa Kemal`le alakalı kısmı Kemalistleri rahatsız etti.

Said-i Nursi, Mustafa Kemal`le görüştü mü, görüştüyse herkesin önünde titrediği Mustafa Kemal`e karşı bu kadar sert ve pervasız sözler söyledi mi?

Söyledi ise bunun belgesi ve şahitleri var mı?

Bu konunun uzmanı olan kişiler gerekenleri söylüyor, ben sözü fazla uzatmayacağım.

Benim bugüne kadar okuduklarım ve öğrendiklerime göre anlatılanların eksiği var, fazlası yok.

Üstad`ı tanıyan herkes biliyor ki rahmetli son nefesine kadar rejime muhalif yaşadı.

Başındaki sarığı çıkarmadı, Kürdistan`da ilk gençlik yıllarından itibaren giydiği Kürt kıyafetlerini değiştirmedi,

Sistemin kendisine verdiği OKUR soyadını  kullanmadı.

Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes`e yazdığı mektuplarda bile imzasını Said-i Nursi diye attı.

Bugün halkın kahir ekseriyeti Said-i Nursi`nin rejimin belirlediği `OKUR` soyadını bilmiyor.

Ne olduysa ölümünden sonra oldu, Üstadlarına bir mezarı bile çok gören sistemle bazı `Çok Müslüman Nurcular` uzlaştı.

Uzlaşmayan ve yollarına Üstadlarının çizgisinde devam edenlere ise bir sözümüz yok.

Kürt meselesi ve Şeyh Said-i Palovi ile ilgili olan kısımlara gelince;

Bizim Türkiye`deki İslamcılarımızın çoğunlukla yaptıkları gibi yine Türk-İslamcılıkları tutmuş.

Said-i Nursi`nin 1913`te Bitlis`te Kamuran İnan`ın dedesi Seyyid Ali ve amcası oğlu Şeyh Şehabeddin`in İttihatçılara karşı yaptıkları ve idam edildikleri isyanla ilgili olarak söylediği sözler `kes, yapıştır` yöntemiyle 1925`e taşınmış.

`Bugüne kadar bu milleti Türkler yönetti, bundan sonra da onlar yönetecek` sözlerini bırakın Said-i Nursi gibi bir ilim deryasını  aklı başında bir imam hatip mezunu bile söylemez.

Bundan sonrasını, İslam Ümmetini kimin nasıl yöneteceğini Allah`tan başka kim bilebilir ki?

Filmin bir başka enteresan tarafı ise Şeyh Said ile ilgili olarak gösterilen Kürtlerin büyük bir kısmı Erol Taş görünümünde.

`Allah`ın Kürtleri Alain Delon tipinde mi  olacak?` diye itiraz edebilirsiniz ya neyse!

Özetle, HÜR ADAM filmi OLMAMIŞ!

Kanuni Sultan Süleyman dizisi ile ilgili tartışmalar da teknik sinema konularından ziyade yine tarihi ve siyasi konular üzerinde.

`Osmanlı`nın haremi bir genelev gibi gösterilmiş,

Padişahlar kendi kardeşleri ve oğullarını bile gözlerini kırpmadan öldüren gaddar caniler gibi resmedilmiş,

Koskoca imparatorluğun kaderi üç-beş kadının elinde oyuncak haline getirilmiş` itirazları yeri göğü inletiyor.

Siz bunca `ilminize ve İslami bilginize` rağmen Osmanlı dönemini bir `Asrı Saadet` dönemi ve Osmanlı padişahlarını ise Züllüllahı fil Alem olarak görüyorsanız başka.

Yok, hayır öyle değildir diyorsanız bütün bu eleştirileri makul bir şekilde cevaplandırmanız gerekir.

Tarihi hakikatleri yok etmek mümkün değil.

Yazının başında da belirttiğim gibi bu tartışmalar olumlu.

Tartışmadan, açık seçik her şeyi konuşmadan gerçekler ortaya çıkmaz.

Her şey ortaya dökülsün ve tabular yıkılsın.

25.01.2011

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.