1. YAZARLAR

  2. Ali BAYRAMOĞLU

  3. Sahte siyasetçi
Ali BAYRAMOĞLU

Ali BAYRAMOĞLU

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Sahte siyasetçi

A+A-

Pazar günü Danıştay açılışında ortaya çıkan tablo her anlamda 'sert', 'sıkıntılı' ve 'olmaması gereken' türden görüntüler içeriyordu.

Türkiye bu tür gerginlikleri hızlı tüketiyor, hızlı tavır alıyor ve bunlar üzerinden hızla kutuplaşıyor.

Bir yanda başbakanın tavrı ve tarzını otoriterliğin bir emaresi olarak görenler ve Feyzioğlu'nu yüceltenler, öte yanda başbakana tümüyle hak verme ötesinde çıkışını alkışlarla karşılayanlar...

Bırakın sade vatandaşları, yazarlar, gazeteler bile bu bölünmeye ve hızlı tepkiye tabi...

Görüntüleri ilk izlediğim an aklımdan geçenler değişmedi:

Kimileri gibi burnumdan solumadım. Şaşırdım, görüntüleri baştan sona, sondan başa doğru her saniyesinde yanlış buldum. Keşke, dedim, Başbakan Tayyip Erdoğan tepkisini gösterecek başka bir yol bulsaydı. Örneğin Cumhurbaşkanına söyleyerek, bilgi vererek toplantıyı terk etseydi. Ya da keşke tepkisini, duygusunu kontrol edebilseydi. Veya sonuna kadar dinlediği konuşmanın son 20 saniyesine de sabır gösterseydi.

Başbakanı bu açıdan eleştirmek ve ondan farklı bir davranış beklemek son derece doğaldır, hatta demokratik usüller açısından kaçınılmazdır.

Ancak bir de madalyonun diğer yüzü var.

Hem de hiç hafife alınamayacak ve bana yukarıdaki keşkelerle başlayan cümleleri kurduran yüzü...

Evet, madalyonun diğer yüzü...

Günlerdir söyleniyor, aklı başında bir CHP Genel Başkan Yardımcısı da söyledi.

Başbakanın tepki gösterdiği meslek odası temsilcisi saygısızlık ve fırsatçılık yapmıştır. Bir töreni siyasi şova çevirmeye girişmiş ve siyasallaştırmaya soyunmuştur.

Açılış törenlerini siyaset meydanına çevirmek, bunu kuralları delerek, teammüleri aşarak yapmak, başbakanı karşısına alıp icraatiyle ilgili nasihat çekmek ve verip veriştirmek, hele bunun bir meslek odası temsilcisinin yapması, demokrasi kültürü açısından her halde kabul edilebilir bir durum değildir.

Başbakanın fevri davranışı, bu durumun üstünü örtmez...

Şunun altını da özellikle çizmek isterim:

Danıştay gerginliğine bakıp başbakana ilişkin kimlik, kişilik tahlili yapmaya soyunmak, otoriter, diktatör çığlıkları atmak, son derece 'sahte' ve 'fırsatçı' bir tutumdur.

ABD'de, Avrupa'da bir meslek örgütü başkanının, etik açıdan kendisine böyle davranmaya müsade edeceğini, kuralların böyle bir duruma imkan vereceğini düşünmeniz mümkün müdür?

Şu anda başbakana oy veren milyonlarca insan, belki fazlası onun bu davranışını alkışlıyor ve sahipleniyor.

Neden mi?

Nedeni basit...

Türkiye yıllar boyu, 23 Nisan, 29 Ekim, 30 Ağustos gibi günlerde ya da askeri devir teslim törenlerinde siyasi iktidarların ağır dille eleştirilmesine, siyasete ince ayar verilmesine, siyasetçilerin tahkir edilmesine tanıklık etti.

Tepkiye destek, bu alışkanlığın, siyasi ayar oyununun bir yanıyla son dönemlerde hortlamasındandır.

Elbet vaaz ve eleştiri bu kez eski günlerde olduğu gibi resmi ideoloji adına yapılmıyor, ancak dolaylı olarak akla getirdiği ve işaret ettiği o oluyor.

Bunlar bir yana, yüksek mahkeme açılışlarında yapılan son konuşmaların içeriği ve işlevi ayrı ve ciddi bir tartışma konusu olmayı hakkediyor.

Ayrıca bu çerçevede yapılan son iki konuşma Kılıç ve özellikle (kürsüye yönelik bir suistimal ve gasp hali olduğu için) Feyzioğlu'nun konuşması cumhurbaşkanlığı seçimleri ortamından bağımsız durmuyor. Gerek muhalefetin adliyeye ve adli açılışlara havale edilmesi, gerek aday ya da siyasi aktör olma hevesindeki kimi kişilerin kürsüyü bu niyet ve amaç çerçevesinde kullanması görülmesi ve eleştirilmesi gereken bir sorunlu durumdur.

Feyzioğlu'nun hukuk politikası sınırları aşan icraata yönelik somut, Kılıç'ın Anayasa Mahkemesi'nin tavrını kişileştiren konuşmasına bir de bu açıdan bakmak gerekir.

Danıştay meselesinde kolay olan tarzından ötürü başbakanı eleştirmektir.

Zor ve belki de esas olan ötekidir.

En azından iki ucu birlikte görmek gerekir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.