1. YAZARLAR

  2. Ahmet AY

  3. Şah Fırat: Tamamen yerlî operasyon
Ahmet AY

Ahmet AY

Ahmet AY
Yazarın Tüm Yazıları >

Şah Fırat: Tamamen yerlî operasyon

A+A-

Westfalya Düzeni devletlerin birbirinin iç işlerine karışmamasını esas almış, devletler buna riayet etmese de müdahaleler çok da aleni olmamıştı. Bir süre sonra emperyal amaçlara binaen devletler başkalarının iç işlerine sadece burnunu değil her tarafını sokmaya başladı.

Dünyaya çeki düzen vermeyi görevi gören güçler enerji deposu Ortadoğu’yu kana bulamaktan çekinmiyor. Sadece Suriye’de 300 bin insanın ölümüne seyirci kalan bu güçler bölgenin kansız kalması için her türlü planı devreye sokuyor.

Bölgede Libya, Mısır, Suriye, Yemen, Lübnan gibi ülkeleri kansız bırakan Batı, şimdi de bölgesinde demokrasinin en güzel örnekliğini tarihten gelen değerleriyle barışık bir şekilde sergileyen Türkiye’yi bir savaşa sürüklemek istiyor.

Öteden beri Batı’nın yaptığı oldu-bittiyle ülkeleri savaştırmaktı. Yani bir ülkeyi diğer ülkeye karşı tahrik eder, sonra diğer ülkeyi dolduruşa getirip söz konusu ülkeye saldırtırlar. Kuveyt-Irak, Irak-İran, Suriye-Mısır-İsrail bizim bölgemizde Batı tarafından vuruşturulan ülkelerdir. Uzakdoğu ve diğer bölgeleri de bu minvalde değerlendirin.

Arap Baharını Ortadoğu kışına çeviren Batı, Türkiye’yi de bu cendereye sürüklemek için planlarını devreye sokmuştu. Suriye’nin Türkiye’ye ait uçağı düşürmesi, milyonlarca Suriyeli’yi Türkiye’ye sığınmaya mecbur etmesi, 11 Mayıs 2013 Reyhanlı saldırısı, DEAŞ’ın Musul Konsolosluğumuza Baskını, Kobani’nin İŞİD tarafından kuşatılacak noktaya gelmesi… bütün bunlar Türkiye’yi dandik sebeplerden dolayı savaşa sürüklemeye yönelik planlarıydı Batı’nın.

Doğrusu Türkiye bu saydığımız sebeplerden dolayı 40 kere savaşa sürüklense şaşırmazdım.

Ama tek farkla;

Bu gün ESKİ TÜRKİYE’nin basiretsiz, talimatları Londra ve Washington’dan alan yöneticileri, siyasetçileri, MİT’i velhasıl başbakanı ve Cumhurbaşkanı bu ülkede idareyi elinde bulundursaydı kesinlikle savaşa sürüklenecektik.

YENİ TÜRKİYE ve bu Türkiye’yi yöneten akıl artık Ankara merkezli, yani yerli/milli, yani tarihiyle, dini değerleriyle barışık, mirasını devraldığı imparatorluğun hakkını vererek basiretli davranıyor. Hamlelerin ne anlama geldiğini bildiği gibi 2-3 hatta 10. Hamlenin neler getirip neler götüreceğini kestirebiliyor. Bu da yetmez, kestirdiği bu hamleleri karşılamak ve hamleleri boşa düşürmek yine hikmetle donanmış bu kadroların ileri görüşlülüğüyle alakalıdır.

Süleyman Şah Türbesi ile ilgili;

“Koruyamıyoruz, Süleyman Şaha saldırı olacak, Türkiye savaşa girecek, AKP bunu görmüyor”tezviratı aslında savaşa bir hazırlıktı. Kamuoyu Süleyman Şah Türbesi yüzünden savaşa alıştırılıyordu.

Geçen hafta başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu ile Pakistan’daydık. Dönüş yolunda bizlere verdiği özel röportajında kendilerine Süleyman Şah Türbesi ve DEAŞ’ın niyeti soruldu. Sayın başbakan bugün yaşanan gelişmelere işaret etti. Sayın Davutoğlu off the record  dediği için söylediklerini röportajımızda yazmadık, ama o gün anladık ki Türkiye Türbe ile ilgili A, B, C planına sahipti. Biri değilse diğeri, o da değil ise ötekisi.

Türkiye, DEAŞ’ı sevk ve idare eden ÜST AKLIN X planının Türkiye’yi Süleyman Şah Türbesi üzerinden Suriye topraklarında bir savaşa sürüklemek olduğunu gördü. Birileri Süleyman Şah Türbesini istismar ederek Türkiye’yi sonu belirsiz bir yola sokmak istedi. Bu planın güdük kalması için Türbenin nakledilmesi gerekecekti. Aklın yolunu takip eden Türkiye de nakil işini dünyaya parmak ısırtacak bir profesyonellikle gerçekleştirdi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu açık ve net konuştu: “Ulusal güvenliğimiz söz konusu olduğunda gerekeni yapmakta tereddüt etmeyiz. DEAŞ terörüne de, Suriye rejiminin zulmüne de karşıyız. Suriye halkının yanındayız.”

Türkiye bu operasyonla Süleyman Şah Türbesi’nin Batı’nın ısmarlamasıyla DEAŞ’ın saldırısının önüne geçmiştir. Bunu yaparken dünyada 2, bilemediniz 3 ülkenin başarabileceği profesyonellikte bir operasyonla Türbe nakledildi. Dünya hayretlerde, muhalefetimiz ise evlere şenlik. Neredeyse neden hiçbir askerimiz vurulmadı, neden kan dökülmedi de Ak Parti zor durumda kalmadı diyecek kadar vahim bir travma yaşadı Okyanus Medyası. Travmayı atlatan Okyanusçularla avanesi bu kez “topraklarımızı bıraktık” demeye getirdiler.

Hatırlar mısınız? Musul Konsolosluğu DEAŞ tarafından basılınca Okyanus muhalefeti:

"…Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Neden uyarıldığı halde Musul Konsolosluğu boşaltılmadı? Asıl sorulması gereken, hangi gerekçe ile zamanında boşaltmadınız orayı? Diyerek Konsolosluğumuza sahip çıkmadık diye suçladılar.

Şimdi ise askerlerimizi ve Türbeyi hem dünyayı şoke eden profesyonellikte hem de dini kurallara uygun olarak daha uygun yere naklettik. Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Ali Adakoğlu’nun da belirttiği gibi Türkiye “son 300 yıldır ilk kez hem sahada hem masada kazandığımız bir operasyon”a imza attı. Gerçekten de bu tarihe geçecek bir başarıdır, ama gönlü kararmış muhalefete beğendiremiyoruz.

Bakınız Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan operasyon ile ilgili ne diyor:

"Şah Fırat operasyonunun gerekçesi güçlüdür, icrası da başarıyla yürütülmüştür. Bu asla bir geri çekilme, ecdadımızın ve tarihimizin emanetinden vazgeçme değildir… Askerlerimizin can güvenliği her şeyin önünde geliyor. Bu taşınma işlemiyle Süleyman Şah Türbesi'ni ve oradaki askerlerimizi bize karşı adeta bir şantaj aracı gibi kullanmak isteyenlerin oyunları da bozulmuş oluyor.

Türbe yine Suriye topraklarında Eşme'de. Mevcut operasyonda aylardır bunun çalışmasını yaptık…”

Gel de THE OCEAN MEDİA ve avanesine anlat?

Olsun, anlamasınlar,

Bu aziz millet anlıyor…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.