1. YAZARLAR

  2. Songül Pala

  3. Roboski'ye Bayram Gelecek mi?
Songül Pala

Songül Pala

Songül Pala
Yazarın Tüm Yazıları >

Roboski'ye Bayram Gelecek mi?

A+A-

Analar çocuklarını korku ve endişe ile göndermişti, kaçağa. Yürekleri ağızlarında dönüşlerini bekliyorlardı, yavrularının. Her zaman oluyordu bu gidiş-gelişler. Ama her defasında bir ömür götürüyordu, anaların ömründen. Askerlerin haberi vardı, ‘bir şey olmaz’ diye avutuyorlardı yüreklerini her seferde.

O gün korktukları geldi, başlarına. Çocuklarının geleceği tarafı F-16’lar bombalamaya başladı. Telefonlara sarıldı babalar. Jandarmaya ‘bizim çocuklar, onlar vurmayın’ diye haykırdılar. Çare olmadı, haykırışları. Çaresizce bombaların susmasını beklediler. Kurtulan vardır, ümidiyle ambulansların gelmesini istediler.

Ama onlara da izin verilmedi. Ambulansların durdurulma gerekçesi ‘güvenlik’ti. Çaresizce eşekler, katırlarla koştu, analar-babalar çocuklarını kurtarmaya. Gittiler ama yetişemediler, ciğerparelerini kurtarmaya. Analar çocuklarını elerinden ayaklarından tanımaya çalıştı. Çünkü öpüp kokladıkları çocuklarının yüzlerini dahi göremedi, bazı analar.

Devlet yaptığı katliamın duyulmaması için elinden geleni yaptı. Ama imkansız, nasıl saklanabilirdi bu kadar cansız can. Yüzümü tutmadı, yoksa korktu mu anaların acısından-babaların gözlerindeki acılı öfkeden bilinmez, kaymakamını gönderdi, tepkileri ölçmesi için. İnsan yüreği bu; dayanır mı bu kadar acıya. Savurdu, yüreğindeki acıyı kaymakama.

O da suç kabul edildi. Nasıl el uzatılırdı, koskoca devletin kaymakamına vatandaşın eli. Toplandı, yüreği yana köylüler karakollara. Tepki verdi, vicdan sahibi azınlık. Bırakıldı, köylüler. Ama ibreti-alem için 5 kişi salıverilmedi ve hala iddianameleri bile hazırlanmamış. Rehin tutuluyorlar, belki de çocuklarını kaybetmiş aileler ‘sorun çıkarmasın’ diye.

Tepkiler susmadı, bu katliama. İç işleri bakanı ‘zaten yargılanacaklardı’ diyerek savundu, ulu devletinin ayıbını. Başbakan ‘özür ise özür, tazminatsa tazminat yeter artık uzatmayın’ diye azarladı, adalet isteyenleri. Ne özür dilendi ne tek bir yetkili görevinden uzaklaştırıldı ne de vicdan sahibi olacak bir yetkili istifa etti.

Bu katliamda yeniden öğrenilmiş oldu, doğudaki insanın değeri ile batıdakinin değerinin farkı. Ehli İslam(!) olan; Filistin, Bosna, Keşmir, Somali,…dünyanın bizden uzak her bölgesi için gözyaşı döken-yardıma koşan Türkiye Müslümanları, sessiz kalmayı-duymamayı-görmemeyi tercih ettiler. Kutsal devletin eliyle ölmüştü, genç fidanlar. Kime tepki vereceklerdi, ses vermeye kalkışsalar.

Bazı iyi niyetli Müslümanlar, kendilerini anlatmaları için mağdurları; anlamak istemeyen ‘beyaz Müslümanların’ ayaklarına kadar götürdüler. Ama olmadı. Anlaşılmıştır, her halde tepkisizliklerinin sebebi bilmemelerinden değil; tercihlerinden.(‘acılı olan’ ziyaret edilir, ziyaret etmesi gerekenlerin ayağına gidilmez.)

İnadına görmezden gelindi. Ve inadına duyarlı olanlar, unutturmamak için elinden geleni yapıyor. Doğudaki sesler çabuk duyulmaz olur,  üstü örtülür. Bunun için İstanbul’da eylemler yapıldı. Suçluların cezalandırılması için. Mazlumder, ‘Roboski’ye adalet’ standını açtı. İftar yemeği programları hazırladı.

Bazı kendini kutsal devletin inançlı bekçileri olarak gören dindarlar, buna da tahammül edemedi ve adalet için nöbet bekleyen vicdanlı insanlara tahtalar-satırlarla saldırdılar. 34 gencin katledilmesinin hesabının sorulmasının mücadelesini yıkabileceklerini sandılar. Bu saldırı olurken de her zaman eylemlerde vatandaştan önce nöbete duran güvenlik güçleri ortada yoktu. Resmi üniformaları ile yapamadıklarını kendini bilmezlerin eliyle yapmaya çalıştı, yetkililer.

Bu gün arife, anne-babalar çocukları için bayramlıklar hazırladı. Dedeler-nineler şeker, çikolata aldı, özellikle torunlar için. Kadınlar bayram temizliklerini bitirdi. Yarın küçükler büyüklerin bayramını yapmak için ziyaretler yapacaklar. Çocuklar ne kadar harçlık topladığını soracak arkadaşlarına.

Ya Roboski…

Orda, analar hangi bayramın hazırlığı yapacaklar. Bayramlıkları çocuklarının mezarına mı götürecekler. Ölen gençlerin içinde bayramlık için ağlayacak kadar küçük çocuklar vardı. Nişanlı kızlar kendine bayram hediyesi getirecek nişanlılarının yolunu gözleyecekler. Küçücük çocuklar babalarının elini bayramda öpmek için bekleyecekler. Ama hiç biri gelmeyecek.

VE Roboski’ye bayram gelmeyecek.

Çünkü kirli hesaplar uğruna katledildiler. Ne askerdiler, ne gerilla. Bu kirli savaşta sessiz kalarak, tarafsız kalarak yaşamaya çalıştılar. Bu da hayatta kalabilmelerine yetmedi. Katledilmelerine sebep olanlar –varsa- vicdanları sızlamadan bu bayramı kutlayacaklar. Çocuklarını sevindirecekler. Ama er-geç bu yapılan zulmün hesabını verecekler, insanların elleri ile İnşaallah olur, olmazsa bile Allah katında mutlak hesap olacaktır.

‘Önce seni görmezden gelirler. Daha sonra gülerler. Daha sonra seninle kavga ederler. En sonunda kazanırsın.’ (Gandhi) 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.