1. YAZARLAR

  2. Reha RUHAVİOĞLU

  3. Roboskî Katliamı Örnekliğinde İslamî Gazeteler ... -2-
Reha RUHAVİOĞLU

Reha RUHAVİOĞLU

gazeteipekyol
Yazarın Tüm Yazıları >

Roboskî Katliamı Örnekliğinde İslamî Gazeteler ... -2-

A+A-

Roboskî Katliamı Örnekliğinde İslamî Gazetelerin Kürd Meselesine Yaklaşımı - 2


Dizinin bugünkü bölümünde üç gazeteden örneklerle Roboskî katliamının ele alınışını kritik etmeye çalışacağız… 


Yeni Akit Gazetesi 

Yeni Akit 14 Ocak 2012 günü '34 Köylüyü PKK bombalattı!' şeklinde çok iddialı bir manşetle çıktı. İlk sayfadan olayın 'ne kaza ne ihmal: PKK tuzağı' olduğunu belgeleriyle duyuran gazete, Selahattin Demirtaş adına açılmış resmi olmayan bir facebook hesabının yayınladığı mesajı belge olarak sunuyordu. İlgili hesaptan 'insanın ülkesi yoksa insan insanlığın serserisi olur (Türk uçakları Uludere’de Kürt köylüleri vurdu: 20’den fazla ölü var…)' iletisinin katliamın olduğu gün saat 17.05’de yazıldığını ileri süren gazete, bu durumu katliamın PKK tezgâhı olduğu şeklinde yorumluyordu. Çünkü Genelkurmay’ın açıklamasına göre F16’lar köylüleri saat 21.37-22.24 arasında bombalamıştı. Facebook’ta mesajın eklendiği saat ve tarih, kullanılan Mozilla Firefox, Google Chrome veya Internet Explorer gibi ağ tarayıcılarının güncellemelerine ve ülkelere göre değişiklik gösterebiliyor. Hal böyle iken Akit’in resmî olmayan, nerden yönetildiği ve hangi tarayıcıdan yazıldığı belli olmayan bir facebook hesabını belge olarak sunması bir gazetecilik başarısı değil faciası olabilirdi ancak… 

Yeni Şafak Gazetesi 

Katliamdan sonra sabahın ilk ışıkları ile temsilcisinin Roboskî’de olduğu Yeni Şafak, yeni yılın ilk gününde Çetiner Çetin imzalı manşetten 'kabineden üç bakanın Roboskî’de köylülerle kucaklaştığını, BDP’li Hasip Kaplan ve korucu başlarının kışkırtmalarına rağmen bakanların çok sıcak karşılandığını, acılı ailelerden Alihan Özhan’ın telefonda başbakan Erdoğan’a ‘Türk milletinin başı sağolsun’ dediğini' aktarıyordu. Gazete ertesi gün sürmanşette 'Acılı ailelerden Alihan Özhan'ın 'başbakan samimiydi' ifadelerine yer veriyordu. Oysa Alihan Özhan herhangi bir yakınını kaybetmemiş bir korucubaşı idi ve evi köyün epeyce dışında idi. Ölenlerin yakınları o görüşmeye katılmadığını söylüyordu. Aynı gün (2 ocak) gazetenin Ankara Temsilcisi Abdulkadir Selvi, 'Bakanların tehditlere rağmen ailelere gittiğini, bakanlar taziye çadırına girerken de acılı ailelerin ‘Türk milletinin başı sağolsun’ dediğini, bunu birkaç kaynaktan teyid ettirdiğini' yazıyor ve 'kaymakama linç girişiminde bulunanların Hasip Kaplan’ın adamları' olduğunu ekliyordu. Tehdit olup olmadığını bilemiyoruz, ama o gün taziye çadırına bir ziyaret yapılmadığı kesin. Kaymakamı darp ettiği iddiasıyla gözaltına alınanların hiçbiri Hasip Kaplan’ın adamları değildi… 
Yeni Şafak gazetesinin ilk sayfadan iki gün art arda işlediği bu organizasyonun hükümetin bir halkla ilişkiler organizasyonu olduğu anlaşılıyor. Lakin bu organizasyonun 'İslamî medya' eliyle yürütülmüş olması, iktidarla ilişkiler söz konusu olduğunda 'hakkı adil şahitler olarak ayakta tutma' ilkesinin İslamî medya tarafından es geçilebildiğini ve 'emrolundukları gibi dosdoğru' olunamadığını gösteriyor. 

Zaman Gazetesi 

Zaman Gazetesi 3 Ocak 2012 günü, TRT Haber’den alıntıladığı 'PKK’nın Uludere sevinci: 5 karakol bassak bu kadar etki etmezdi' başlıklı haberi servis ediyordu okurlarına. Haberde iki PKK militanının telsiz konuşmaları veriliyor (böylesi zamanlarda PKK militanlarının telsizleri hep Türk medyasının yardımına yetişiyor nedense) ve 34 köylünün öldürülmüş olmasının PKK içinde büyük bir sevinçle karşılandığı anlatılıyordu. Metin analizine tabi tutulduğunda masa başında üretilmiş olduğu anlaşılan bu haber, böylesi infial uyandıran bir olayı sorgulamak yerine 'sorgulanmasının PKK örgütünün işine yaradığı' mesajını vererek medya tarafından sorgulanmamasını salık veriyordu. Bu haberden bir sonraki gün Yeni Akit gazetesi yine zamanlaması düşündürücü bir PKK belgesi ele geçirmiş, 'HPG Botan Saha Komutanlığı' mühürlü bu belgede Roboskî’deki korucuların daha önceden PKK tarafından tehdit edildiğini duyuruyordu. Korucuların PKK tarafından tehdit edilmiş olabileceği muhtemel ve mümkündür, ancak tam da böyle bir katliamdan sonra böyle bir belgenin servis edilmesi yine haber analiz edildiğinde fazlasıyla mesaj içermektedir… 

Yukarıdaki haber örneklerinde devlet memurlarının fail, devlet yetkililerinin sorumlu olduğu bir katliamdan sonra; devlete karşı oluşması muhtemel duygusal kopuşun önünün alınması, bu olayın gündeme taşınmasının bir 'terör örgütü' olan PKK’nin sevincine sebep olacağından bundan geri durulması, köyün bir korucu köyü olması hasebiyle köylülere PKK ile aralarındaki mesafenin hatırlatılması gibi gerçeğin devlet lehine İslami medya tarafından manipülasyonu için çaba gösterildiği görülmektedir. Bu medya organlarınca görülmeyen bir şey varsa o da katliamın katliama uğrayanlar lehine sorgulanmasıdır… 


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.