1. YAZARLAR

  2. Zülfikar Furkan

  3. Roboski Diye Bir Yer
Zülfikar Furkan

Zülfikar Furkan

Yazarın Tüm Yazıları >

Roboski Diye Bir Yer

A+A-

Resmi kayıtlarda; 28 Aralık 2011 akşamı Türk Hava KuvvetlerininŞırnak'ın Uludere ilçesi yakınlarındaki Irak topraklarında F-16 savaş uçaklarıyla yaptığı bombardıman sonucunda 34 Kürt vatandaşın hayatını kaybetmesi olayı. Olaydan bir kişi yaralı olarak kurtuldu. Operasyonda hayatını kaybedenlerin, Irak'tan Türkiye'ye mazot ve sigara getirmek için PKK'nın kullandığı yol üzerinden geçen bir kaçakçı kafilesi olduğu anlaşıldı. Genelkurmay Başkanlığı olay sonrası açıklamasında; 28 Aralık 2011 tarihinde saat 18:39’da tespit edilen grubun PKK'nın kullandığı yolları kullanması sebebiyle vurulmasına karar verildiğini ve operasyonun TSİ 21:37 - 22:24 arasında gerçekleştiğini belirtti. 16 Mayıs 2012 tarihinde olayın, Amerika Birleşik Devletleri'nden paylaşılan istihbarat nedeniyle gerçekleştiği belirtilse de, daha sonra yapılan açıklamalarda bu bilgi yalanlandı. Şeklinde açıklanan bir katliam…

 

İnsanoğlunun ölüme yaklaştığı Çığlıklarını sadece Yüce Yaradanın işittiği anlarda acizliğini, çaresizliğini ve mazlumiyetini ancak o anı yaşayanlar anlayabilir.  Ölümle burun buruna gelmek, hayatın bir anda sona ereceğini düşünerek iç alemde geçirilen korku ve telaş insanoğlunun ne kadar çaresiz ve aciz olduğunun göstergesidir.

En üst mevkiden alınan emirle havalanan ışık hızını aşan hızları ve kulakları sağır eden gürültüleri ile karanlık vadilerde ekmek parası peşinde koşan çocukların üzerlerine konvansiyonel bombalarını yağdıran demir kuşların katliamı tarihe kara bir leke olarak geçti. Soğuk ve uzun kış gecelerinde kafile halinde yola çıkan mazlumların hikâyesi. Devam ettiği okul masrafları için harçlık biriktiren, ya da beğendiği saati koluna takmak için iki gün iki gece yol yürümeyi göze alan diğeri… Her birisinin farklı hayat hikâyeleri ve dramları kitap sayfalarını dolduramayacak kadar çok. İnsanlık tarihi boyunca yeryüzü coğrafyasında insan hayatının bu kadar ucuz ve değersiz olduğu başka bir yer görülmemiştir. 21. yüzyıl çağında teknolojinin en üst seviyede olduğu bir dönemde böyle büyük bir yanlışın(!) yapılması akla ziyandır. 

Roboski Katliamından sağ olarak kurtulanlardan Servet Encü, şunları söylüyor:

“… O geçiş yolu 100 yıldan beridir kullanılıyor. O yol PKK yolu değildi. Sadece ticaret yoluydu. Bize demesin yanlış anlaşılma sonucu bombaladık. Bu yanlışı niye daha önce yapmıyorlardı asker. Çünkü yıllardan beri gidip geliyoruz. Daha önce bazen asker yolu kapatıyordu. 100 katırdan fazla yakalayıp karakola götürüyorlardı. Köylülerin getirdiği eşyalara el konuluyordu. Bu sefer farklı yaptılar. Bu köylülerin sınırı geçip sigara ve mazot getirdiğini herkes biliyordu. Asker de biliyordu. Kimse mazeret üretmesin. Kaymakam da biliyor, komutan da biliyor, herkes biliyor. Genelkurmay heronları gelip tespit ediyor. O çekilen görüntüler katırın yükünde ne olduğunu biliyor. Onlar da biliyor. PKK hiçbir zaman 100 katırla gelmez. PKK, ancak 6-7 katırla gelir. Devlet yetkililerinden şu ana kadar hiç kimse ne beni aramış ne de beni yanına çağırmış. Bizimle ilgilenenler, bize yardım edenler sadece milletimizdir. Bazı devlet yetkileri köyde sadece bir aileyi ziyaret ettiler, geri kalan 34 aileye başsağlığında bulunmadılar…”

Yapılan katliamı görmezden gelme, inkar etme ve kulak tıkama anlamında üç maymunları oynayan müstekbirlerin klasik duruşunu görmekteyiz. Yapılanları teknik bir  operasyonel hata olarak geçiştirmek en büyük ihanetlerden biri olarak görmek lazım. O soğuk gecede o çocukların orada geçeceğini bilen onları toplu olarak bir araya toplayıp topyekün katleden zihniyet kime hizmet ediyorsa etsin lanetlenmesi gereken bir zihniyettir. İnsan kanı üzerinde siyasi çıkar elde etmeye çalışan bir zihniyetin insanlarımıza kazandıracağı hiçbir şey bulunmamaktadır. Katliam sonrasında verilen demeçler, dökülen timsah gözyaşları, dostlar alışverişte görsünler misalinden öteye geçmemiştir. Asıl acıyı yaşayanların ve çözüm için çırpınanların sesi ne yazık ki gereği gibi çıkamamıştır. Bu katliamla resmi ideolojinin Kürt halkına yönelik uyguladığı resmi politikaların, tüm açılım iddialarına rağmen özü itibariyle değişmediğini açığa vurmuştur. Roboski, doğduğu topraklarda, anasından öğrendiği dilde yalnızca ağıt yakabilen bir halkın öz yurdunda parya muamelesi görmesinin en trajik örneklerindendir. Yaşatılan bu katliamı acıyı iyi okumak ve tahlil etmek gerekiyor. Eğer gerçekten adaletin tesis edilmesi isteniyorsa bu katliamın emrini verenler ve sebep olanlar kim olursa olsun ortaya çıkarıp yargılamakla vicdanlar rahatlatılabilir.

Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı ve sabr’ı cemil niyaz ediyorum. Yüce Allah tüm mazlum halkımızı ve kardeşlerimizi bu tür ihanetlerden ve katliamlardan muhafaza eylesin…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.