1. YAZARLAR

  2. Doğu ERGİL

  3. Reyhanlı'dan Suriye Senaryoları
Doğu ERGİL

Doğu ERGİL

Doğu ERGİL
Yazarın Tüm Yazıları >

Reyhanlı'dan Suriye Senaryoları

A+A-

     "Suriye bir matruşkadır; birden fazla Suriye vardır" diye yazmıştım. "Beşşar Esed yönetimi bugün yarın devrilecek" diyenlere de bunun aşırı iyimserlik olduğunu, Suriye hükümetinin, 'iç tehditle' baş edebilecek güçte, İran ve Rusya tarafından beslenen, Lübnan Hizbullah'ı tarafından fiilen, İslami radikalizmden çekinen ülkelerce diplomatik olarak, ülkenin Alevi, Hıristiyan ve üst düzey Sünni unsurlarınca siyaseten desteklendiğini belirtmiştim.

     Bir de Özgür Suriye Ordusu'nu içine alan muhalefetin bütünlüğü olmadığına, Esed sonrasında birbirlerine düşerek kanlı bir belirsizliğe yol açabileceklerine dikkat çekmiştim.

     Esed diktatörlüğünün devrilmesi için muhalefete, dolayısıyla iç savaşa destek veren dış güçlerin bunu insani amaçlarla yapanlardan, yeni bir Sünni devletin kurulmasıyla Ortadoğu'da İran'ı dengeleyecek güçlü bir Sünni eksenin oluşmasına; Rusya'nın bölgedeki varlığını sonlandırmaya kadar çeşitli niyetlerle hareket ettiklerine benim gibi başka yazarlar da değindi.

     İstikrarsızlık Suriye dışına taştı

     Bu yorumlar doğruluğunu kanıtladı. İç mücadelede dengelerin bozulmaması ve dış güçlerin tereddüt ve çelişkili çıkarları nedeniyle Suriye'yi kemiren istikrarsızlık bu ülkenin sınırlarının ötesine taştı.

     'Taşma'nın iki boyutu var. Suriye'de statükoyu korumak için çalışanlarla, değiştirmek isteyenlerin bu ülkeye açık veya kapalı (dışarıdan içeri) müdahaleleri. Suriye hükümeti ve destekçilerinin, fiili veya olası dış müdahalelere karşı (içeriden dışarı) misillemeleri.

     Türkiye her iki yönde komşusu Suriye ile etkileşimdedir. Türk hükümeti, Suriye'de bir rejim değişikliğini savunmaktadır. Muhalefeti örgütlemekte, liderliğini barındırmakta ve çeşitli yardımlara aracılık yapmaktadır.

     Bir de Ankara, eski Osmanlı coğrafyasında Pax Brittanica, ardından Pax Americana dönemlerinden sonra, bölgenin kendi şartlarından doğacak ve kendi önderliğini sağlayacak bir Pax neo-Ottomani(c)a dönemini başlatmayı umdu.

     Bu ancak bölge ülkelerinin rızasına ve Türkiye'nin ekonomik ve askeri gücüne bağlı olarak gerçekleşebilirdi. Ankara, başta bu şartlara sahip olduğunu sandı. Ama ilerleyen zamanda Batı, özellikle ABD desteği olmadan doğrudan bir müdahaleyle Suriye'de istediği değişikliği meydana getirmesinin zorluğunu idrak etti.

     Benimle uğraşma tehdidi

     Onu bu düşünceye getiren bir dizi gayriinsani olay oldu. Birkaç ay önce Paris'te üç PKK mensubu kadının katli; yakında Cilvegözü Sınır Kapısı'ndaki ölümlü patlama, şimdi de Reyhanlı ilçesindeki bombalı katliam.

     Bunu doğrudan Suriyeli ajanlar da yapmış olabilir, Şam'ın kullanmakta çok mahir ve tecrübeli olduğu bir dizi bölgesel veya uluslararası terör örgütü veya destekçi devletlerin gizli servisleri de yapmış olabilir. Ama mesaj açıktır: "Sen benim devrilmemi istiyorsan, başıma açtığın gaile, senin de başına dert olacaktır."

     Dış politika karmaşık bir olgudur. Sınırları dışında kalıcı etkiler meydana getirmek isteyen ülkelerin alet kutusu zengin, planı tutarlı ve şartların uygunluğu konusunda kararları isabetli olmalıdır.

     Sonunda bütünüyle Türkiye'nin güdümünde Sünni ağırlıklı bir Suriye beklenirken, bir Alevi Akdeniz sahil devleti, bir Kürt devleti ve Irak, Ürdün Sünnileri ile birleşme olasılığı olan bir Sünni Arap devletinin kurulmasına ebelik edilirse, bu coğrafya ne kadar Türkiye yanlısı olacaktır? Her olasılık düşünülmelidir. Ancak en büyük teselli, şu dönemde PKK ile boğuşulmamasıdır.

 
     BUGÜN
Önceki ve Sonraki Yazılar