1. YAZARLAR

  2. M. Şakirê Koçer

  3. REFERANDUM KANDIRMACASI 
M. Şakirê Koçer

M. Şakirê Koçer

Yazarın Tüm Yazıları >

REFERANDUM KANDIRMACASI 

A+A-

Bir gün bir güvercin, aşırı derecede susamış. Sussuzluk beynine vurmuş. Habire o tarafa bu tarafa uçuşup su aramış. Gül bahçesini dolanırken, aniden gözlerini kamaştıran bir parıltıya rast gelir. Parıltıyı bir çiy damlası sanarak şiddetle gagalamaya başlar. Meğerse o parıltı sudan oluşan bir çiy damlası değilde, en sert bir elmas parçası imiş. Güvercin sussuzluk tan kurtulmadığı gibi, birde gagasını kırar. 
 
Eğer güvercin dikkat etseydi gül bahçesinde her gülün yapraklarında sayısız şebnem bulur, sussuzluğunu giderir ve gagasınıda elmas gibi sert bir cisimle kırmazdı. Doğrudur, ezilen halkların özgürlük sorunu var. Özgürlük onların varlık ve yokluk meselesi. Ama aynı derecede gerekli olan bunun nasıl sağlanacağını, hangi akıl ile, hangi yöntemle bu özgürlüğe varılacağını, bunun adresinin ne olduğunuda bilmek bir o kadar gerekli değilmidir? 
 
Denilebilirki, doğru akıl, doğru yöntem ve doğru adres de, en az özgürlük, bağımsızlık ve kurtuluş kadar ehemiyet arz eder. "Göle maya atalımda belki tutar." deyip işi şansa, talihe bırakmak ezilmenin ve tutsaklığın devamını sağlamaktan başka işe yaramaz. İki yüzyıllık tarihimiz bunun kanıtı niteliğindedir. Meliklikten, krallıktan, şahlıktan, sultanlıktan, hanedan zülmünden ve geleneğin yanlış çehresinden bunalan halklar, batının tuzağına düştüler. Yağmurdan kaçarken doluya tutuldular. Batının verimsiz, uğursuz ve çorak efkarını, siyasetini ve dünya görüşünü özgürlük, bağımsızlık ve kurtuluş için çare sandılar. Gözü kapalı bir şekilde dört elle batıya sarıldılar. Batı ile yatıp kalktılar. Ama sonuç ne oldu? Tam bir girdap. 
 
Askeri istilalar, kültür emperyalizmi, bölünmüşlük, parçalanmışlık, ihtilaf, kan, gözyaşı ve sonu gelmeyen savaşlar. Kendilerini yönetemeyen, özgüçleriyle ayakta kalamayan, daima dışarıya mecbur ve düşmanına borçlu, özgüvenden mahrum, kendi aralarında yardımlaşma ve birlikleri olmayan, ihtiyaç duyulduğunda da lejyon ve şövalye olan, gladyatörler gibi birbirleriyle savaştırılan, mahrum, mahkum, mazlum ve mağdur halklar, ve halkına düşman devletler. Sadece silah sektörünün palazlanmasına ve para kazanmasına yarayan devletler. Batının emir kulları ve paralı orduları. Kürtçede bir deyim var. "Aklé sıvık, baré gıran (hafif akıl, ağır yük) " 
 
Çok daha acı ve kahredici olan şudur ki, halen bu kahrolası tuzağın farkedilemeyişi. Halen bu tuzağı farkedemedik. Halen batının o karanlık ve canavarlaştırıcı aklından, politikasından ve demokrasisinden özgürlük, bağımsızlık ve kurtuluş ümit ediyoruz.  Boş hayallerle ömrümüzü heba ettiğimizi, seraba kapıldığımızı hiç bilmeden. "Eğer kelin ilacı olsaydı, önce başına sürerdi." Eğer ABD ve AB nin özgürlük, bağımsızlık, ve kurtuluş reçetesi olsaydı önce kendi toplumuna uygulardı. Söylermisiniz kendi toplumlarında, insanı insan eden ve yükselmesini sağlayan tek bir değerden ve maneviyattan söz etmek mümkün mü?. Akrep gibi başkalarını sokan ve etrafında canlı bulamayıncada dönüp kendisini sokan ve geberen bir ahval içerisne girmiştir. Batı insanı sadece kendisine ve çevresine zarar veren, yakıp yıkan ve bozan bir tipoloji. Yoksa bu modern yaşamın iflah olmaz bunalımını ve insanlık krizini nasıl açıklayabiliriz. Bütün bunlar ulu orta yerde iken hala aynı teraneler... Batı, avrupa standartları, ilerici dünya değerleri, uygar milletler, gelişmiş ülkeler, çağdaş yaşam, modern hayat, demokrasi ve medeni hukuk vs. Bari güldürmeyin.
 
Bunun için diyoruzki, bunca yıldır biz bu batı orjinli, referanslarını batının müşrik ve mülhit aklından alan bu gayri meşru anayasa metinlerinden hayır görmedik. Bu yüzeysel değişikliklerdende bir şey beklemiyoruz. Seçimleri, sandıkları, ve referandumları kendilerinin olsun. Gölge etmesinler başka ihsan istemez. Ne evet ne hayır ne de boykot, bizden vazgeçsinler.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.