1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Papazların çıkarmaktan usandığı günahlar
Papazların çıkarmaktan usandığı günahlar

Papazların çıkarmaktan usandığı günahlar

A+A-
Kiliselerdeki günah kulübelerinde papazlara yapılan itiraflardan yola çıkılarak kadın ve erkeklerin yaygın olarak işledikleri günahların istatistikî dökümü yayınlandı.
Merak etmemek mümkün mü? Kilisede günah nasıl çıkarılır, bir günah Allah’tan başkasına nasıl itiraf edilir?
İnançlarına saygı duymakla beraber, insanların günlük hayatta işledikleri günahların papazları niye ilgilendirdiğini doğrusu anlayamamışımdır. Kaldı ki, yayınlanan birçok kitaba, araştırmaya, bizzat Hıristiyan din adamlarının hatırat ve itiraflarına göre papazlar kendileri pirüpak değiller ki, başkalarını paklayacak kadar temizleyici olsunlar. İran’da Ayetullahların icraatlarında hata etmeyeceklerine inanılmasına ve günahsız oldukları düşünülmesine rağmen orada bile böyle bir inancın geliştiği görülmedi.
İslam’da böyle bir anlayış hiç olmadı. Peygamberlerden sonra insanların en faziletli ve en takvalısı Hulefa-i Raşidîn olduğu halde, onlar bile kendilerini böyle bir iddiaya nispet etmediler, kusurları bulunabileceği düşüncesiyle Allah’a yalvarıp her an gözyaşı döktüler.
Gelelim araştırmaya…
Katolikler arasında yapılan bir araştırmaya dayanan ve Vatikan’ın resmi gazetesi L’Osservatore Romano’da yayımlanan rapora göre, “7 ölümcül günah” arasında erkeklerin en çok işledikleri günahlar sırasıyla şehvet düşkünlüğü, açgözlülük, tembellik, öfke, kibir, kıskançlık ve hırs olarak sıralanırken, kadınlarda ise liste kibir, kıskançlık, öfke, şehvet düşkünlüğü, açgözlülük, hırs ve tembellik şeklinde oluştuğu görüldü.
95 yaşındaki Busa'nın, Katoliklik inancındaki geleneksel yedi büyük günahı esas alarak yaptığı istatistikî araştırma, insanların günah eğilimlerinin cinsiyet farkına göre değiştiğini ortaya koydu. Buna göre örneğin şehvet düşkünlüğü erkeklerde ilk, kadınlarda dördüncü sırada…
Araştırma ayrıca, günah çıkarma ritüelinin son yıllarda ciddi bir erozyona uğradığını ve Roma Katolik Kilisesi açısından, bugünün en önemli sorunlardan biri olduğunu da ortaya koydu.
Kiliseye güven azalıyor…
Katoliklik inancına göre, bir kişinin günahlarından arınması ya da tövbesi, sadece kilisedeki bir papaza itiraf sayesinde mümkün olabiliyor. Ancak İngiliz The Times gazetesinde yayımlanan bir araştırma, kilisenin mutlaka iman edilmesi gereken ilkeler arasında saydığı günah çıkarma ritüeline inanan ve bunu yerine getiren Katoliklerin sayısının yüzde 30'lara kadar düştüğünü gösterdi.
The Times'taki araştırmada, Katoliklerin yüzde 10'unun ise papaza itiraf suretiyle günah çıkarmaya karşı çıkmakla da kalmayarak, bunu insanın Tanrı ile iletişimine zarar verici bir eylem biçiminde algılamakta olduğu kaydedildi.
Günahların türü de zamanla değişiyor…
Geçtiğimiz yıl tam da bugünlerde benzer bir haber düşmüştü dünya gündemine.
Haberde, Vatikan’ın 7 büyük günahı ‘güncellediği’ ve işlendiği takdirde “cehennemde yanma” sonucunu doğuracak 7 günahın yeniden ‘tanımlandığı’ ifade ediliyordu.
Vatikan adına açıklamayı Vatikan’ın resmi gazetesi Osservatore Romano’ya Papa’ya yakın isimlerden Monsenyör Giafranco Girotti yapmış ve yeni 7 büyük günah genetik müdahalede bulunmak, insanlar üzerinde deney yapmak, çevreyi kirletmek, sosyal adaletsizliğe neden olmak, fakirliğe yol açmak, ahlaksız yollardan zengin olmak ve uyuşturucu kullanmak şeklinde sıralanmıştı.
Açıklamada, göreceli olarak bireysel sorumluluk yanı ağır basan eski 7 büyük günah yerine sosyal boyutu ve çevreci yönü olan yenilerini koymanın daha isabetli olacağına karar verildiği ve ‘yeni günahların’, inananları yaptıkları kötü işlerin başkalarını da etkileyeceği yolunda uyarıcı olacağı ifade edilmişti.
Katolik inanışa göre büyük günahlar Tanrı’nın kurallarına karşı gelme anlamına geliyor ve pişman olunduğu dile getirilmezse cehennemde sonsuza kadar yanmayı gerektiriyor.
Vatikan’a göre eski 7 büyük günah, Tembellik, Kıskançlık, Açgözlülük, Hırs, Şehvet düşkünlüğü, Öfke ve Kibir olarak sıralanıyordu.
Günah çıkarma ritüeline inanan ve bunu yerine getiren Katoliklerin sayısının yüzde 30'lara kadar düşmesinin bir kurum olarak Kilise’ye ve papazlara olan güvenin sarsılmasıyla mı ilgili olduğu, yoksa bu tür günahların işlenmesinin artık iyice alenileşmesinin Batı’daki yozlaşmanın da ayrı bir yansıması mı olduğu sanırım ayrı bir araştırma konusudur.
Konuyu Vatikan ekseninde ele aldığımıza bakmayın.
Sizce yukarıda sıralanan büyük günahlar bizim ülkemizde veya diğer İslam ülkelerinde daha az mı işleniyor?
Eğer işleniyorsa bağışlanması için hangi yolu izlediğimiz, işlenmiyorsa neden bu halde olduğumuz üzerinde durulması gereken bir nokta değil mi?
Herkes kendisine bir ağlama duvarı bulsun ve içini döksün demiyorum.
Bari ağlanacak halimize gülmeyelim.
Tüm insanlığın ortak sorunlarının aynı olduğu dikkatinizi çekmiyor mu?
O’na dönmekten başka çare kalmadığı ayan beyan ortada…
Daha da gecikmeden…
(Not: Yorum yazarken diğer din mensupları hakkında aşağılayıcı satırlar yazılmaması, kullandığımız her kelimenin bir ayna gibi bizi yansıttığı gerçeği itibariyle önem taşımaktadır. Herkes önce kendine baksın. Başkasını taşlamak çok kolay. İlk taşı önce kendi nefsimize atalım, ne dersiniz?)
 
Prof. Dr. Osman ÖZSOY – Haber7
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.