1. YAZARLAR

  2. M. Latif YILDIZ

  3. Paket ve Kürdler
M. Latif YILDIZ

M. Latif YILDIZ

sorgu / yuksekovahaber
Yazarın Tüm Yazıları >

Paket ve Kürdler

A+A-

     Değerli okuyucular  “Töre Vahşeti” makalemde yazmıştım. 26 Eylül’de sağ gözümden ameliyat olacağım diye. Oldum, çok şükür iyi geçtiği için Allah kısmet ederse 8 Ekim’de sol gözümden ameliyat olarak yaklaşık 4 yıldır çektiğim sıkıntıya son vereceğim. Yaşamın kendisi görme ile ilintili olduğunu takdir edersiniz. Gözlerinizi kapatırsanız bu organın önemini anlarsınız. Neyse hayat devam ediyor. Toplumu yakından ilgilendiren “Paket” için zorlanarak da olsa görüşlerimi yazmadan edemedim.

     AKP tabanını, seçmenini ve oyu gözeterek açıklanan paket Cumhuriyet hükümetleri içinde en azında cesur bir adım denilebilir. Başbakan Erdoğan’ın nihai bir paket değil, bu bir başlangıç demesi umut verici olsa da kamuoyunu beklentiye sokan, çözmekten çok çözmüş gibi yapmayı alışkanlık haline getirdiklerinden “yetmez ama evet” dedirten bir zihniyetin tedirginlik yarattığını yazmadan edemeyeceğim.

     MHP’nin duruşu; CHP’nin “Kürd” sorununa yaklaşımı belli. BDP’nin talepleri hiç karşılamadı ifadesi yerinde bir tespit. Zira Kürdlerin talepleri açısından oldukça yetersiz ve eksik bir paket. Sürece uygun olmasa da, atılmış bir ilk adım olarak eğer seçime kadar fiili uygulanırsa başlangıç için iyi bir adım olabilir.

     Paketi olumlu ya da olumsuz bulanlar olacak. Siyaset ve oy açısından bazıları hoşgörü, bazıları vatan hainliği yorumu getirecek. Görüşler üstü bir analizle bakıldığında seçim, oy ve iktidar kokarsa da atılacak adımları beklemek gerekir.

     Beklemek gerek çünkü vatandaş artık inandırıcı, kararlı, kesin, yasal, anayasal, tüzük, yönetmenlik ve kararnameler ile fiili uygulamalar bekliyor. Kürdler açısından pakette yasal ve anayasal hak talepleri göz ardı edildiği bir gerçek. Pakette yer alanların çoğu zaten yıllardır her türlü yasağa rağmen Kürdler tarafından fiili uygulandığının ilanıdır.

     Pakette asıl olması gerekenler yok. Yakıcı “Kürd” sorununda görüşme ve barış sürecini başlatan; şiddeti öteleterek silahları susturan Öcalan konusunda bir düzenleme yok. Anadil için para ödeyerek, bütçeden yararlanmadan öğrenmeleri için özel okullarda azınlık muamelesine tabii tutulma tuzağı var. Binlerce Kürd siyasetçi cezaevlerinde rehin tutulurken pakette yer almaması en belirgin eksiklikleri olarak göze çarpıyor.

ZULME SON VERMENİN ADI PAKET OLAMAZ

     Pakette öne çıkartılan maddelere gelecek olursam. Verilen ceza, sindirme, korkutma, hapsetme, zulme rağmen Kürdlerin fiilen uygulamalarını serbest kılmak ile “demokrasi” olmaz. Yaşadığım iki örnekten yola çıkarak bunu açmaya çalışacağım.

     Senede bir kez olsun sılayı rahim yaparım (doğduğum köyü ziyaret ederim.) Birkaç yıl önceydi. Mirxan, Bedirxan, Seyitxan, Ali Beglerin 500 yıllık tarihi mezarlarının bulunduğu bağımdayım. Üzüm toplama faslı bittiğinde ziyaretin (türbe- mezar) içinde o gün mevlit okutan köylülerin yanına gittim. 60’ı aşkın köylüm vardı.

     Yemek faslında sohbetin bir yerinde “hiç biriniz Cümeylin’li değilsiniz” dedim. Güldüler. Bende muhtardan kimlikleri toplamasını rica ettim. Kırmadı hepsini topladı. Doğum yerinde ne yazdığını okumasın istedim. En yaşlısından gencine kadar “Kozlu” adı yazıyordu. Kimliğimi uzatıp okumasını istedim. Nüfus cüzdanımda “Cümeylin” ibaresi yer alıyordu.

     O an köylülere hayatım ile yaşıt tarihi bir belge olan Kürdçe köy isminin Türkçeye dönüşmemesi için yaşadığım serüvenini anlatsam da anlamazlardı. Yüzlerce yıl “Cümeylin” adının 50 yıl önce keyfi gasp ederek “Kozlu” yapacaksın; sonra da ismini iade ettiğinde “demokratik paket” diyeceksin. Gaspa son vermek ne zamandan beri demokrasi olmuş?

     İkinci örnek alfabede yer almayan w,q,x harfleri için “klavyeye özgürlük” denilmesi.

     Söz konusu harf düzenlemesi Kürdler için yapılmadı. Üç harf on yıllardır TV, yer, firma, işletişim aygıtları ve dünya dilleriyle entegre olma zorunluluğu yüzünden zaten günlük hayatın bir parçasıydı. CHP lideri gibi tuvalet demesem de; Cumhurbaşkanı’ndan sıradaki vatandaşa, hatta ilk okul çocuklarına kadar e-mail ve internetten yararlanmak için “W” harfi toplumun olmazsa olmazımız olduğu için zorunlu bir geçişti.

     Bu gerçeğe rağmen yıllarca Kürdlerin ensesinde boza pişirdiler. 3 Harf yüzünden nice aydın, yazar, gazeteci, siyasetçi, öğretmen, sıradan Kürd mahkeme kapılarında süründü, hapis cezasına çarptırıldı, sürüldü, hakaret edildi. Kürdler çocuklarına isim veremedi. Her türlü zulüm, işkence, haksızlık yapıldı. 27 yıldır yazdığım Batman Çağdaş’ın sahibi Genel Yayın Yönetmeni Arif Arslan’ın bu yüzden çıktığı mahkeme sayısı altı (6). Zulüm ve zorbalığa son vermek ne zamandan beri “demokratik paket” oluyor?

     Bu zulmü yüzünden yeri geldiğinde x,q ve w harflerine yazılarıma 1991 yılından beri kullandım. 2008 de “Hasankeyf’in Çığlığı” ismiyle kitap yazdım. Zulme atıfta bulunmak için başına “Hawar” kelimesini getirerek “Hawar Hasankeyf’in Çığlığı” adıyla çıktı.

     Kardeşlerim, akrabalarım, beni tanıyan ve sevenler “W” harfinden tedirgin oldular. Ama zulme karşı çıkmak ve hak talebi için görevim direniş ve direnç göstermekti. Nitekim kitabımı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kütüphanesine gönderttim. Yetmedi kütüphanelere dağıtması için para ile kitabımı Kültür Bakanlığına sattım.      

     O yüzden Kürdçe isimlerin iadesi; x, q, w harfleri; siyasi partilere eş başkanlık gibi (BDP yıllardır zaten uyguluyordu) fiili uygulamaları “demokratik paket” iyileştirme, yenilik, hak verme gibi sunmak inandırıcı gelmesin. Ancak Hak gaspı ve zulümden dönüş için olsa olsa küçük, mütevazı, devam edecekse bir ilk adım, yavaşça iyiye doğru ilerleme denilebilir.

     Bu paket AKP’nin seçim arifesinde Kürd seçmenlerinin ağzına bir parmak bal sürme operasyonudur. Aynı zamanda günün, bölgenin, dünyanın değişen koşullarının zorlamasıdır. Hani bir zamanlar “ komünizm gerekiyorsa onu biz getiririz” diyenler gibi, AKP ve Başbakan “Demokrasi gerekiyorsa onu biz getiririz” zihniyetin 2013 versiyonudur.

     Değişim ve dönüşüm Başbakan Erdoğan, kurmayları, danışmanları ne kadar uygun görürse öyle gidiyor. Kürdlere statü, eşit haklar, kimlik, kültürel ve yerel özerklik ufukta şimdilik gözükmüyor. Hala sesini çıkarana “ düne kadar Kürt’e ‘kart, kurt’ diyorlardı daha ne istiyorsunuz” diyerek; bunlar size çok bile demeye getiriyorlar.

     Bu paket AKP iktidarını güçlendirmeye ve seçime yönelik bir paket olduğu aşikar. Bilinen bu gerçeğe rağmen TV ekranlarına ve gazete köşelerine üşüşen “Kürd” ve “paket” uzmanları “yarım imam dinden, yarım doktor candan eder” misali; Kürdler sadece müstehzi (alaycı) olarak güldürüyorlar. Temel hak ve taleplere cevap vermeyen “Paket” seçime kadar zamana oynamak olup olmadığını önümüzdeki altı ayda hep birlikte göreceğiz.

     Zira paketten önce zihniyet değişmeli. Alevi’nin mutsuz, Kürdlerin tepkili, toplumu endişeli yapan “paket”; umut değil, umutsuzluk verir. Öğrenci, avukat, gazeteci, sendikacı, siyasetçi, milletvekili, gösteri ve basın toplantısı yapan sivil toplum örgütü üyeleri, halk; yani on binler içerde iken onlarla ilgili umut vermeyen “paket” demokratik olamaz.

     PAKET ve DEMOKRASİ MUHATABA UMUT VERMEKTİR

     “Ne verilecek ise biz veririz” anlayışı kamuoyu ve Kürdler tatmin etmez. Paket tatmin edici değil. Çözüm süreci ve ateşkese ivme kazandıracak boyutlarda içi boş. Okullarda, bütçeden yıllardır İngilizce, Fransızca, Almanca öğrenen Kürd; ana dilini parayla öğrenmeye zorlanıyor. Ana dil konusu vahim. Ayrıca özel okul için anayasal engel var. 1982 Anayasasının 82. maddesinin 9. fıkrası orada durdukça Kürdçe eğitimi nasıl olacak? 20 milyon halkın dili olan “Kürd” kelimesini telaffuzdan korkan “farklı dil ve lehçe” demek ne çözüme ne de demokrasiye katkı sunar.

     Yıkılan, yakılan köyler ve sürgün edilen milyonlara yönelik iyileşme; Roboski’de katledilen 34 çocuk için pakette tek bir kelime yok. Pakette “Kardeşlik” yok. Sorunun etrafında dolaşan, oylayan, hak ve özgürlük olmayan bir paket. Hazine yardımı belirsiz. Siyasilerin hapislerde kalmasına onay veren bir paket. Yerel yönetimlerin güçlendirilmeleri ve partiler kanunu ilgili bir adım yok. Yüzde 5, dar bölge Kürd partilerinin bölge partisi olması ve az milletvekili çıkarması hedefliyor. Paket polisin keyfi uygulamalarının önüne geçmiyor. Eşitsizliği derinleştiren eski hamam, eski tas. Paket, Kürdlere egemenlik paylaşımı görmüyor.

     Özetle demem o ki; paket yararlı da değil, zararlı da. Paket yetersiz, simgesel olduğu için bundan demokrasi çıkmaz. Kürdler yokmuş gibi davranmanın dönemi kapandı. Başbakan Erdoğan sert dil kullanacağına “şimdilik bu kadarını yapabildim” dese daha iyi yapar.

     Örneğin “ anadilde Avrupa’ya örnek hale geldik” demesi pakete dinamitleyen bir dil. Avrupa göçmen ve işçi Türk vatandaşları ile Kürdlerin ana dil meselesi aynı değil. Paketteki bir çok konuyu Kürdler yıllardır de facto zaten uyguluyor. Öyle sadaka niyetinde gasp edilen haklar demokrasi adıyla iade edilemez. Bu zihniyet ile barış yakalanmaz, tıkanıklık aşılmaz. Olsa olsa AKP’nin Türkiye’nin gerçekleriyle yüzleşme paketi olabilir.    

     Bütün eleştirilere, eksikliklere, olumsuzluklara ve yetersizliklere rağmen paketin fiili olarak Başbakan Erdoğan tarafından açıklanan içeriğinin ne kadarının uygulayacağı; ya da seçim ve oya yönelik açıklanan bir paket olup olmadığını görmeden itibarsızlaştırmak doğru değil derim. Ancak Kürdlerin direnişi ve direncinin sonucu kazanımların tescili olduğu açık. Yıllarca süren gaspın ve zulmün son bulması için atılan küçük bir adımın beyanı olduğu da gerçek. Ancak yasal ve Anayasal haklar iade edilmeden adı demokrasi paketi olamaz.

     Paket çekingen, yetersiz ve gecikmiş. Henüz olmuş bir şey de yok. AKP Kürd sorununu öteleyerek yolun sonuna geldi. Başlayan gerilimi azaltamaya yöneliktir. Süreci silahlı zeminden siyasi zemine taşıyan bir paket olacak mı olmayacak mı bekleyip göreceğiz.

     NOT: Şimdiden Bayramınız kutlu olsun. Cejna ve Kurbane ji niha Piroz dikim.


Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.