1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. ÖZGÜR-DER: Keyfi Operasyonlara Son
ÖZGÜR-DER: Keyfi Operasyonlara Son

ÖZGÜR-DER: Keyfi Operasyonlara Son

A+A-

Basın açıklamasının metni:

 

KEYFİ OPERASYONLARA SON;

TUTUKLANANLAR SERBEST BIRAKILSIN!

 

Yargı ve yargının işleyişinden kaynaklanan sorunlar ülkenin sabit gündemini oluşturmaya devam ediyor. Keyfilik ve ideolojik tarafgirlik mantığının yansımalarının net biçimde görüldüğü uygulamalar ve kararlar neticesinde mağduriyetler artıyor, hak ihlalleri adeta kurumsallaşıyor. Yaklaşık bir aydır “iktidar” partisinin kapatılması girişiminden kaynaklanan nedenlerle yoğun bir “siyasallaşmış hukuk” tartışmalarına sahne olan Türkiye’de ardı ardına yaşanan gelişmeler asıl sorunun hukuk devleti olamamaktan kaynaklandığını bariz biçimde ortaya koymaktadır.

 

Geçtiğimiz hafta “el-Kaide operasyonu” adı altında Bağcılar merkezli olmak üzere İstanbul’un çeşitli ilçelerinde yapılan polis operasyonları ve bu çerçevede gerçekleştirilen gözaltılar ve ardından yaşanan tutuklamalar Türkiye’de hukuk adına keyfiliğin kurumsallaştırıldığının yeni bir göstergesi olmuştur.

 

Söz konusu operasyon neticesinde; soyut suçlamalar ve mesnetsiz irtibat isnatlarıyla onlarca kişi gece yarıları evlerinin kapıları kırılarak gözaltına alınmış; bu insanlar medyada “terörist” yaftasıyla teşhir edilmiş; hiçbir delil olmaksızın “gerçekleştirmeyi planladıkları muhtemel eylemler” adı altında bir dizi polisiye senaryo dillendirilmiş ve çizilen bu vahim tablo neticesinde 24 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir.

 

Tüm bu garip uygulamalar bu kişilerin “el-Kaide örgütü ile irtibatlı” oldukları iddiasıyla temellendirilmeye çalışılmıştır. Ne enteresandır ki, son yıllarda emniyet ve yargının “el-Kaide örgütü ile irtibatlı olmak” iddiasıyla mağdur ettiği, hukuksuz bir tarzda takibata uğrattığı, haklarını gasp ettiği insanların listesi giderek kabarmaktadır. Devletin hukuk tanımayan güvenlik odaklı refleksi neticesinde el-Kaide yaftası adeta her türlü hukuksuzluğa, mağduriyete müstahak olmanın bir kılıfı, mazereti haline getirilmiştir.

 

Polis operasyonu neticesinde “yakalanan” kişilerin kendi içlerinde İslami eğitim çalışmalarına yoğunlaşan bir mescid cemaati oldukları bilinmektedir. Birbirleriyle ilişkileri, sürdürdükleri çalışmalar ve gündemleştirdikleri konular itibariyle bu insanlara illegal örgütsel bir bağ atfedilmesi zorlama bir yorumdur. Ortada silah, bomba ve benzeri malzeme yoktur ve buna yönelik bir çaba da söz konusu değildir. Suçlanan şahısların “lideri” konumunda gösterilen kişinin herhangi bir illegal faaliyeti veya yönelimi tespit edilmemiştir. Burada dikkati çeken bir husus da söz konusu kişi hakkında sürekli olarak geçmişte babasının örgütsel konumunun hatırlatılmasıdır. Adeta “Terörist babanın oğlu da terörist olur!” şeklinde bir mantık işletilmekte ve kamuoyu yönlendirilmeye çalışılmaktadır. 

 

Kişi hak ve özgürlüklerinin ciddi anlamda ihlal edildiği bu operasyonda gözaltı, sorgulama, suç isnadı ve tutuklama aşamalarında yaşanan keyfiliklere ve kuralsızlıklara dikkat çekiyor; hiçbir yasal belge sunulmaksızın ve somut mesnet ileri sürülmeksizin yapılan polis baskınını kınıyoruz. Muhalif kimliğe sahip kesimler üzerinde sürdürülen baskıcı ve hukuksuz tutuma son vermek üzere hükümeti bir an önce harekete geçmeye çağırıyoruz.

 

Hülya Şekerci

Özgür-Der Genel Başkanı

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.