1. YAZARLAR

  2. Davut Hoca

  3. ÖZEL İNSANLAR
Davut Hoca

Davut Hoca

Yazarın Tüm Yazıları >

ÖZEL İNSANLAR

A+A-

 


Rabbimiz, yüce kelamı Kur’an’ı Kerimde, yaradılışımızı şu şekilde ifade etmektedir; “Allah, yeryüzünü sizin için bir karar, gökyüzünü bir bina kıldı; sizi suretlendirdi, suretinizi de en güzel (bir biçim ve incelikte) kıldı ve size güzel-temiz şeylerden rızık verdi. İşte sizin Rabbiniz (Allah) budur.

Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir. (Mümin suresi, 64) Bizleri yaratıp bize şekil veren, suretlendiren Yaradan’ın var ettiği insanların içinde özel tasarımlı olanları da var. Bu da tamamıyla Yaradan’ın inisiyatifinde, onun tasarrufunda olan bir karardır. Bu, Yaradan’ın her şeye gücünün yettiğinin, O’nun tasarrufunun önüne hiçbir gücün geçemeyeceğinin, kendisi isterse istediği insanı istediği şekilde yaratabileceğinin nişanıdır. O’nun gücünün, kudretinin, yaratmasının hikmetinden sorgu sual olmaz. O, neyi nasıl ne şekilde tasarruf etmişse bunu bir hikmetle var etmiştir.

Özel insanların, hayatımızda özel yerleri vardır. Bu insanlar özel oldukları için bunların hayatlarının da özel olması son derece doğaldır. Bu insanların bakımı, eğitimi, yetiştirilmeleri ve onlara beslenen sevgi ve merhametin de özel olması gerekiyor. Yaradan’ın bu şekilde özel yaratılışla bahşettiği bu insanların anne babalarına verilen sabır, tahammül ve sevginin de özel olduğunu görüyoruz. Hiç istisnasız bu özel insanlara beslenen sevginin, diğer çocuklara beslenen sevgi ve merhametten daha ziyade olduğunu görmemiz zor değil. Aileler, bu özel insanların, onlara veriliş hikmetini çok iyi biliyorlar. Bunun onlara verilmiş özel bir vazife, özel bir sorumluluk, özel bir hayat olduğunun farkındalar. Bu farklılığa gösterecekleri sabır, metanet, gayret ve tahammüllerinin mükâfatının da çok anlamlı ve ziyade olacağını biliyorlar. Böyle olunca bu onların ruhunda bambaşka bir pencere açıyor, artık hayata bu özel insanlar vesilesiyle bambaşka bir açıdan bakıyorlar. Bu özel insanlar vesilesiyle hayata bakış açımızda topyekûn bir değişim oldu. Bize verilen vücut ve zihin nimetlerinin farkına varmamız, bizdeki bu sıradanmış gibi gördüğümüz yaradılışa ülfet peyda etmememiz gerektiğini çok iyi anladık. Bu özel insanların toplum nezdinde meydana getirdikleri devrim niteliğinde bakış açısındaki değişim ve dönüşüm, bize; hayata, yaradılışa bambaşka bir göz ve anlayışla bakmamız gerektiği inancını kazandırdı. Bizdeki bu kazanımların büyüklüğünü anlamamız, hayatın da sırlarını, tılsımlarını, şifrelerini çözmemiz anlamına geliyor.

Artık dünya bambaşka bir dünya, şartlar, imkânlar, fırsatlar daha elverişli. Özel insanların eğitimleri ve bakımları artık daha kolay hale geldi. Bu konuda dünyada ve ülkemizde epeyce bir yol kat edildi. Daha önceki zamanların çilesi, zahmeti bir nebze olsun hafifledi. Bu uğurda çok özel ve güzel kurumlar tesis edildi. Ancak yeryüzünde her konuda olduğu gibi bu konuda da bambaşka bir anlayış ile hizmet eden, gayret gösteren insanlar, kurumlar var. Konu özel insanlar olunca bu hususta olması gereken gayret ve fedakârlığın da özel olması gerekir. İşte bu özel hususta da çok özel çalışmaları olan, özel olarak gayret sarf eden, bu hizmeti hayatının odak noktası kılan, bu vazifeyi kendisine varoluş şiarı belleyen özel insanlar var.

Geçenlerde, bu yola baş koyan bir aile ile tanıştım. Bu aile, bu özel çocukların eğitimi için bir özel eğitim kurumu açmış. Bir anne, baba ve oğullarıyla birlikte varlarını yoklarını döküp bu kurumu tesis etmişler. Annenin bu husustaki çarpıcı cümlesi şu; “Allah bu özel çocukların eğitimi için bizi görevlendirdi. Bu, bende öyle bir tutkuya yol açtı ki şimdi istesem de onlardan ayrılamam. Onlar benim her şeyim.” Açtıkları özel eğitim kurumunda, özel eğitimli bireylerin ihtiyacı olabilecek imkânlar ziyadesiyle oluşturulmuştur. Çocukların bedensel gelişimi için çok harika bir havuz, hoş vakit geçirmeleri için bir mükemmel bahçenin içinde Midilli atı, ayrıca buna benzer kurumlarda daha önce hiç görmediğim birçok araç-gereç mevcut. Anne, bizimle yaşadığı birkaç anısını paylaşıyor;

“Zamanın birinde, çocuğu çok kötü bir durumdayken artık birçok şeyi yapabilecek bir seviyeye gelen bir anneyi, okulun bir köşesinde ağlayarak gördüm. Ona çocuğunun gözle görülür bir şekilde iyileştiğini, aslında sevinmesi gerekirken neden üzüldüğünü sordum. Aldığım cevap beni derinden yaraladı; “ben bu çocuğuma üzülmüyorum. Ben, evdeki büyük çocuğuma üzülüyorum. O çocuk da zamanında özel eğitim alması gerekirken böyle bir okul olmadığından tedavisiz, çaresiz kaldı ve şu an evde zincirlenmiş bir halde bulunuyor.”

Yine anne bize yaşadığı başka bir hadiseyi anlatıyor; “bir zamanlar biz bu işe gönül verince, dedik ki beş çocuk kaydettikten sonra altıncısını ücretsiz kaydedeceğiz. Daha sonra ücretsiz kaydedeceğimiz bir çocuk araştırdık. Derken bir tanıdığımız beni aradı, hocam şu yerde özel eğitime ihtiyaç duyan bir çocuk var dedi. Biz de ilgili çocuğu bularak okulumuza ücretsiz kaydettik. Çocuğun bedensel hiçbir duruşu yoktu, sadece ve sadece bir et yığınından oluşan çocuğa vermiş olduğumuz eğitimler sonucunda daha önce ücretli aldığımız beş çocuktan daha önce ayağa kalktı ve iyileşti.”

Hayatlarını özel eğitim isteyen çocuklara adayan bu aile beni derinden etkiledi. Üstün bir sabır ve özveri ile gayret edilmesi gereken bu alanda bu kadar hassas çalışmaları, onlara hayatlarını vakfetmeleri, bu yolda ailecek durmadan çırpınmalarının karşılığı, ancak Yaradan’ın verebileceği bir mükâfat olabilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.